Safranbolu ilçesinde, ikinci etap inşaatı devam eden Devlet hastanesinin tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Başhekim Dr. Selim Şahin amaçlarının daha kaliteli, tıbbi açıdan bilimsel ve otelcilik adına daha ileri getirmek olduğunu söylerken, AK Parti İl Başkanı Timurçin Saylar da Karabük’teki hastanelerin Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Sinop’tan daha iyi hizmet verdiğini ifade etti
Safranbolu ilçesinde, ikinci etap inşaatı devam eden Devlet hastanesinin tanıtım toplantısı yapıldı.
Safranbolu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Selim Şahin, toplantıda yaptığı konuşmada, amaçlarının daha kaliteli, tıbbi açıdan bilimsel ve otelcilik adına daha ileri getirmek olduğunu söyledi.
Şahin, Safranbolu Devlet Hastanesinin 1890 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında Zührevi hastalıklar hastanesi olarak kurulan 5 hastaneden biri olduğunu söyleyerek, “
“Hastanemiz 1972 yılında hizmete yetmediği için yeni bir binayla hizmet vermeye başladı. Günümüz şartlarında o binada hizmet veremez duruma gelince, derneğin başkanlığında yeni bina inşaatına başlandı. Birinci etap binamız faaliyete başladı ve 3 bin 500 metre kare alanda servislerle hizmet veriyor. 7 yataklı diyaliz, 5 yataklı yoğun bakım, acil serviste 6 yatak ile 44 yatan hasta yatağı bulunmakta. Bunların 3 tanesi tek kişilik odalar geri kalanlar ise çift kişilik ve nitelikli odalardır. 14 tane uzman mevcut olup, hizmetimiz gayet güzel bir şekilde sürmektedir. İkinci etap inşaatı bitiğinde 9 bin metre kare kapalı alana sahip olacaktır. Amacımız daha kaliteli, hem tıbbi açıdan bilimsel, hemde otelcilik adına daha ileri getirmek ilk hedefimiz. Hastalarımıza kaliteli hizmet vermek adın bir çok faaliyetimiz var” dedi.
Toplantıya katılan AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar ise Karabük’teki hastanelerin Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Sinop’tan daha iyi hizmet verdiğini belirtti.
İnsanların normalde ilaçlı tedaviden ziyade, güleryüz, bunun yanında moral ve tatlı dile çok ihtiyacının olduğunu da kaydeden Saylar, “Safranbolu hastanemizde çalışan doktor ve personel bunu başarmış. Bu tür kurumlarda çalışan personelin arasında ikili ilişkilerin sıcak olması ve o insanlar oraya gelirken daha şevkle geliyor. Personel burada kendi aralarında bile özel günlerde bir araya gelmesi de başarıyı getiriyor. Böyle bir samimi ortamın oluşmasında hastane yöneticilerine teşekkür ediyorum. Odalar bile 5 yıldızlı otel kompsetine getirmişler Siyasi olarak biz elimizden geldiği kadar taleplerinin önlerine düşeriz” dedi.
Karabük’te hizmete giren Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 54 bin metre kare ve bin 300 personel çalıştığını da aktaran Saylar, “ Bu hastaneye günlük 7 ila 10 bin arasında hasta geliyor. Böyle bir sayı karşısında sorunların olacağını mutlaka biliyoruz. Bu sorunlar zaman içersinde düzelecek. Hastane 54 bin metre kare ve çalışan bin 300 personel var. Bugün bir fabrikada da bin 300 çalışan var ve orada da problemler oluyor. Burası hastane olduğundan ve hassas olduğumuz için bu sorunları dinlendiriyoruz. Hastaneyi kesin kabulü daha olmadı ve kesin kabul öncesine kadar çıkacak sıkıntıları düzelterek elimizden geleni yapacağız. En kısa sürede Eğitim Araştırma Hastanesi’de Safranbolu’daki Hastane gibi olacak” diye kaydetti.
Hastanenin 2 milyon TL biriken elektrik borcunun ödenmesi için personelin döner sermayesinden para kesildiği yönde tepkilerin de olduğu hatırlatılan Saylar, “ Elektrik faturasında kaynaklanan bir problem olduğunu idareciler bize söyledi. Elektirk problemi daha önce inşaat döneminden biriktiğinden ve peşin ödenmesi yapılması istendiğinden böyle bir durum olduğunu söylediler. Döner Sermayelerin ise onikinci aydan itibaren eskisi gibi alacaklarını da belirttiler. Elektrik borcunun bir kısmını Bakanlıktan, bir kısımını da hastane bütçesinden ödendi” cevabını verdi.
Saylar, 10 yıl önce vatandaşların sabah erken saatte kuyruğa girdiğini ve muayene olamadığını da hatırlatarak, şunları söyledi:
“Zaman geçtikçe geçmişi unutuyoruz. 10 yıl önce SSK hastanesi olduğu yeri ve aşağıdaki devlet hastanesini bir düşünelim. Sabah 5’te kalkıp kuyruğa girip saat 3’e kadar bekliyorduk. 3’te doktor muayene edemezse muayenehane gel derdi. 100 lira muayene parası verirdik. Geçmişi unuttuk ve bunu unuttuğumuz için eleştirileri de dikkate almamız gerekir. Hataları görüp düzeltmemiz lazım. Bütün Türkiye’deki hastanelerin yapısını gördüğünüz zaman tedavi kalitesi ve tedavi şartlarında Avrupa’dan çok daha iyiyiz. Avrupa’dan insanlar Türkiye’ye tedavi olmak için geliyor. Türkiye’de hastaneler bir çok Avrupa ülkesinden daha modern ve önde olduğunu düşünüyorum. 2000 yılında Mr cihazımız yoktu Kastamonu’ya gidiyorduk. Tomografi için bile Ankara’ya gidiyorduk. Şimdi neredeyse tüm hastanelerde tomografi ve Mr cihazı var. Doğum da küvez bile yoktu, Ankara’ya gitmek zorunda kalıyordu insanlar. Şimdi hiçbir tane noksanımızı yok. Tek noksanımız tedavi kalitesi açısından insanlarımızın biraz daha özverili çalışması geriyor. Safranbolu’daki arkadaşlarımız birbiri ile iş barışı sağlamışlar özverili çalışıyorlar. Bunu Karabük’te yapmamız lazım. Bunu yakaladığımızda Eğitim Araştırma Hastanesi bölgeye çok güzel hizmetler edecektir. Bu hastanedeki tedavi kalitesi Zonguldak, Bartın , Sinop ve Kastamonu’dan daha iyi”


Saylar: “Hastanelerimiz Avrupa Kalitesinin Üstünden Tedavi Hizmeti Veriyor”
Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı
Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.
Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.
Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser
Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.
“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”
Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.
Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor
Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”
Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”
Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.


