Samsun’un içme suyu ihtiyacını karşılayan barajda su seviyesi yüzde 38’e düştü - Karabük Haber Postası
samsunun icme suyu ihtiyacini karsilayan barajda su seviyesi yuzde 38e dustu ggP2Njl9 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’un içme suyu ihtiyacını karşılayan barajda su seviyesi yüzde 38’e düştü

Samsun’un içme suyu ihtiyacını karşılayan Çakmak Barajı’nda 12 Haziran 2023’te yüzde 82,9 olarak ölçülen doluluk oranı, 11 Haziran 2024’te yüzde 38,3’e düştü.

Kızılırmak ve Yeşilırmak Nehirlerinin bereketlendirdiği Samsun, kuraklık riski altında. Haziran ayında bunaltıcı sıcakların etkili olduğu Samsun’da bazı barajların su seviyelerinde büyük düşüş yaşandı. En belirgin düşüş, Samsun’un içme suyunu sağlayan Çakmak Barajı’nda ve turizm için önemli bir konuma sahip olan Ladik Gölü’nde gerçekleşti.

Doluluk oranı düşen barajlar

Çakmak Barajı’nda 12 Haziran 2023’te yüzde 82,9 olarak ölçülen doluluk oranı, 11 Haziran 2024’te yüzde 38,3 olarak kayıtlara geçti. Yeşilırmak Nehri üzerinde bulunan Hasan Uğurlu Barajı’nda 2023’te yüzde 91,1 olan doluluk oranı, 2024’te yüzde 66,6’ya geriledi. 2023’te yüzde 72,8 doluluk oranına sahip olan Kızılırmak Nehri üzerindeki Altınkaya Barajı, 2024’te yüzde 70,5’e düştü. 2023’te yüzde 99,8 olan Vezirköprü Barajı 2024’te yüzde 63,1’e, 2023’te yüzde 100 doluluk oranına sahip Duruçay Barajı ise 2024 yılının Haziran ayında yüzde 91,7’ye indi. Geçen yıl yüzde 100 dolu olan Ladik Gölü de bu yıl yüzde 32,2’ye düştü.

Doluluk oranı artan barajlar

2023 yılının Haziran ayında yüzde 32,2 olan Suat Uğurlu Barajı’nın doluluk oranı, 2024 Haziran’da yüzde 52,5’e çıktı. 2023 yılında yüzde 64,9 olan Derbent Barajı’nın doluluk oranı, 2024’te 71,5’e yükseldi. Barajların genel doluluk oranı ise 76,4’ten 68,6’ya geriledi.

SASKİ uyarmıştı

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü, geçen günlerde yaptığı uyarıda, “Samsun genelinde 2024 yılında ciddi manada kuraklık yaşanmaktadır. Kış ve ilkbahar mevsiminde çok az yağmur yağması ve özellikle yeraltı sularını besleyen kar yağışının mevsim normallerinin çok altında gerçekleşmesi neticesinde hem yüzeysel hem de yeraltı su kaynakları verimi önemli ölçüde azalmıştır. Bu sebeple Genel Müdürlüğümüz, yaşanan kuraklığın içme suyu teminindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla ilave su kaynaklarını devreye almak için çalışmalarına uzun zamandır yoğun bir şekilde devam etmektedir. Kuraklığın yaşandığı bu dönemde, suyun tasarruflu kullanılması büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda, özellikle kırsal mahallelerimize sağlanan içme suyunun, sayaçlardan geçse dahi sulamada kullanılması kesinlikle yasaktır. Aksi durumda gerekli yaptırımlar uygulanacaktır. Benzer şekilde, kuraklık döneminde içme suyunun yeşil alanların sulanması, cadde ve sokakların temizlenmesi ve araçların yıkanmasında kullanılmaması gerekmektedir. Tüm hemşehrilerimizi suyu tasarruflu kullanmaya davet ediyoruz” ifadelerine yer vermişti.

Çeşmeler kurudu

Öte yandan, Samsun-Ankara karayolu üzerinde bulunan kaynak sularının bazıları kurudu. Yol üzerindeki birçok çeşmeden de sular çekildi. Yoldan geçenlerin durup piknik yaptığı, içme suyu ihtiyacını karşıladığı, tır sürücülerinin bidonlarını doldurarak araçlarına aldıkları kaynak sularının kuruması, görenleri üzdü.

“Elimizdeki suyumuzu doğru planlamalı ve doğru kullanmalıyız”

Samsun’un kuraklık riskini değerlendiren Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, “Önümüzdeki süreçte hem sıcaklık hem de kuraklık etkisinin, gerek insan yaşamını gerekse de tarım üretimini doğrudan etkilemesi ihtimali oldukça yüksek. Haziran ve temmuz aylarında yeterli yağışları alırız diye ümit ediyoruz. Önümüzdeki aylarda çıkabilecek su kıtlığı problemlerini minimuma indirmek için bugünden tedbir almalıyız. Elimizdeki suyumuzu doğru planlamalı ve doğru kullanmalıyız” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr hatice kumcagizdan sosyal medya uyarisi sosyal medya bicak gibidir wk7lVYQt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Nisan, 2026 04:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Hatice Kumcağız’dan sosyal medya uyarısı: “Sosyal medya bıçak gibidir”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Kumcağız, sosyal medyanın evliliğe etkisi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Hatice Kumcağız, sosyal medyanın çiftler arasında kıskançlık oluşturduğunu, bu nedenle evliliklerin zedelendiğini vurguladı. Kumcağız, boşanmalarda sosyal medyanın da bir nebze etkisi olduğunu ancak sosyal medyanın çiftler arasında iletişim sağladığını da söyledi.

“Evliliklerin yıpranmasına neden oluyor”

Sosyal medyadaki pırıltılı yaşamın çiftlerin evliliklerinin yıpranmasına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Hatice Kumcağız, “Araştırmalar, Türkiye’de bireylerin 3 ila 5 saatini sosyal medyada geçirdiklerini göstermektedir. Bu durumda çiftler aynı evde, aynı odada, aynı koltukta oturdukları halde uzun süre birlikte olmalarına rağmen fiziksel olarak birlikte, ancak ruhsal olarak birlikte değillerdir. Bu da ilişkilerin zamanla kopmasına vesile olmaktadır. Evlilik birliğinin zedelenmesine, evlilikteki eşlerin birbirlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Sosyal medyadaki o pırıltılı yaşamı zamanla kendi evlilikleriyle kıyaslamaktalar ve gerçekte kendi evliliklerinde böyle bir durum olmadığını gördüklerinde bu, zamanla ilişkilerin yıpranmasına neden olmaktadır” diye konuştu.

“Sosyal medya kıskançlık duygusu oluşturuyor”

Sosyal medyanın eşlerin birbirini kıyaslamasına neden olduğunu vurgulayan Kumcağız, “Eşler arasında sosyal medyada paylaşılan içerikler zamanla kıskançlık duygularının yaşanmasına neden oluyor. Burada başkalarından gelen beğeniler, hikayelerde bırakılan notlar, başkalarının yorumları vesaire, eşlerin birbirine karşı olumsuz düşünceler içerisinde olmalarına yol açıyor. Çünkü eşlerin birbirleriyle kıyaslama yapmaları, ister istemez zamanla evlilik birliğinin çatırdamasına ve sonlanmasına doğru giden bir sürece çiftleri götürebilir” ifadelerini kullandı.

“Sosyal medyanın evlilikleri bitirme noktasında etkileri var”

Prof. Dr. Hatice Kumcağız, “TÜİK verilerine göre 2025 yılında boşanma oranı binde 2,26 oranında artış gösterdi. Bu, son 25 yıl değerlendirildiğinde yüksek bir oran olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu boşanmalarda tabii ki sosyal medyanın doğrudan etkisi yoktur ancak dolaylı olarak sosyal medyanın evlilikleri bitirme noktasında etkileri vardır” dedi.

“Sosyal medyanın iyi yanları da var”

Sosyal medyanın olumlu yanlarına da vurgu yapan Hatice Kumcağız, “Sosyal medya hep kötü ve olumsuz bir şey olarak ifade edilmemelidir, böyle bir algı oluşmasını istemem. Örneğin uzun süre birbirinden ayrı kalan ya da farklı şehirlerde çalışan çiftler, birbirlerine gönderdikleri mesajlar ve videolarla ‘seni düşünüyorum, seni önemsiyorum, seni seviyorum’ mesajını iletmektedirler. Bu da çiftler arasındaki iletişime önemli katkı sunmaktadır.” diye ifade etti.

“Sosyal medya bir bıçak gibidir”

Sosyal medyanın dikkatli kullanılması gerektiğini söyleyen Kumcağız, “Burada en temel kural, dijital dünya ile gerçek dünya arasında bir sınır çizmektir. Bunun için belirli zamanlarda sosyal medya detoksu yapılabilir. Aile üyelerinin bir arada olduğu zamanlarda, özellikle akşam yemeklerinde ve yatak odalarında sosyal medya kullanılmamalıdır. Kısacası şunu söylemek isterim: Sosyal medya bir bıçak gibidir; onunla bir ekmek de kesebilirsiniz, elinizi de kesebilirsiniz.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin