Reklam
Reklam
samsunspor hatayaspor maci biletleri ogrencilere ucretsiz BqPAS3QT
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2025 16:45 tarihinde yayınlandı
0

Samsunspor – Hatayaspor maçı biletleri öğrencilere ücretsiz

Samsunspor, Trendyol Üstün Lig’in 23. haftasında alanında oynayacağı Hatayspor maçında kale ardı tribünlerinin tüm öğrencilere fiyatsız olacağını duyurdu.

Trendyol Harika Lig’in 23. haftasında Samsunspor, 7 Şubat Cuma günü saat 20.00’de 19 Mayıs Stadyumu’nda Hatayspor ile karşı karşıya gelecek. Kırmızı-beyazlı topluluk, Samsunspor – Hatayspor maçının bilet fiyatları aşikâr oldu. Kırmızı-beyazlı kulüp, bu karşılaşmada kale gerisi tribünlerinin tüm öğrencilere fiyatsız olacağını duyurdu. Kulübün toplumsal medya hesabından yapılan açıklamada, “Evimizde oynayacağımız Atakaş Hatayspor maçında tüm öğrenci taraftarlarımıza, yalnızca Bulvar AVM Passolig gişesinde geçerli olacak halde kale gerisi tribün biletleri fiyatsız. Fiyatsız bilet kampanyası, gişelerde oluşan yoğunluk sebebiyle maç günü geçerli olmayacaktır” tabirlerine yer verildi.

Öte yandan AVM Passolig gişesinden yapılan alımlarda bayan, öğrenci ve engelli taraftarlara tüm tribünlerde geçerli yüzde 20 indirim uygulanacağı ve 20-31 Ocak tarihleri ortasında “Bu Kan Sizi Unutur Mu?” kampanyası kapsamında kan bağışında bulunan taraftarların da, kuzey kale gerisi tribün biletlerini fiyatsız olarak Passolig gişelerinden tanımlatabileceği belirtildi.

Biletler öncelikle Samsunspor logolu Passolig kart sahiplerine satışa açılacak olup, maça 24 saat kala öbür logolu kart sahipleri de bilet satın alabilecek.

Müsabaka için belirlenen bilet fiyatları ise şu halde:

VIP-A batı alt: Bin TL

Batı alt-üst-1: 700 TL

Batı alt-üst-2: 400 TL

Doğu alt-üst: 250 TL

Kale gerisi: 150 TL

Misafir tribünü: 195 TL

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin