Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ekim, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’daki gebe okulu 10 yılda 3 bin mezun verdi

Anne adaylarını doğuma hazırlayan ve normal doğum korkularını yenmelerini sağlayan Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gebe Okulu, 10 yılda 3 bin mezun verdi. Anne adayları aldıkları eğitimle normal doğuma hazır olduklarını ifade ettiler.

Anne adaylarının sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmesi ve doğumlarını sağlıklı bir şekilde tamamlaması amacıyla Sağlık Bakanlığı Samsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hizmete açılan Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gebe Okulu’nda bugüne kadar 3 bin kişiye eğitim verildi. Gebelik egzersizleri, pilates, yeni doğan bakımı, emzirme, yıkama gibi birçok eğitimlerden geçen anne adayları 4 haftalık eğitimlerini tamamlayarak sertifikalarını aldı.

“Normal doğum tercih edilmeli”

Anne adaylarına sertifikalarını veren Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, “Gebe okulundan şimdiye kadar yaklaşık 10 bin kişi hizmet aldı. Sertifikasyon programında ise 3 bininci mezunlarımızı verdik. Anne adaylarımız çok güzel bir yolcuğun içindeler. Bu yolculukta profesyonel bir ekip, anne adaylarının doğum öncesi ve doğum sonrası zihinlerinde oluşabilecek soru işaretlerine cevap veriyor. Annelerimizin normal doğumu tercih etmesini istiyoruz. Sezaryen direkt bir doğum yöntemi değildir. Sezaryen bebeğin bir sağlık problemi olacağı zaman tercih edeceği bir cerrahi girişimdir” dedi.

Normal doğum korkularını yendiler

Anne adayı Büşra Ajbek, “Hizmet anne karnından doğum sonraki sürece kadar devam ediyor. Anne karnında bebeğin gelişimi nasıl, normal doğum nasıl yapabiliriz, doğum sancısı ile nasıl baş edebiliriz, bebek doğduktan sonra nasıl emzirebiliriz, yıkayabiliriz bu konularda bilgi edindik. Nefes egzersizi ve pilates eğitimi aldık” diye konuştu.

Beyza Nur Kerim, “Gebe okulundan yeni doğan süreci hakkında, anne ve bebek sağlığı hakkında bilgiler edindik. Normal doğum hakkında daha gerçekçi bilgiler edinmiş olduk. Doğumhanenin o kadar da korkutucu bir yer olmadığını fark ettik. Bebek dostu hastanede güvenli doğum yapmayı düşünüyoruz. Biz de 3 bininci mezun olduk” şeklinde konuştu.

Mezun olan anneler için Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde pasta kesimi yapıldı. Sertifikalarını alan anne adaylarının toplu fotoğraf çekimi ile eğitim son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ugur korkmaz bu hizla gidersek gelecek nesillere yasanabilir bir cevre birakamayacagiz gHcAksWm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Uğur Korkmaz: “Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek “Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız” dedi.

Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Trabzon Sıfır Atık” çalıştayı gerçekleştirildi.

KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek “İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.

Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, “Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise “Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

“Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz”

Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek “Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin