Samsun’da tırın biçerek 3 kişinin öldüğü, 4’ü ağır 6 kişinin de yaralandığı kazada ölü ve yaralıların isimleri belli oldu.
Kaza, Samsun’un Kavak ilçesi Samsun Ankara karayolu 32. kilometresi Tekke mevkisinde saat 09.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İhsan A. idaresindeki PT 006 RA çekici plakalı ve BB 942 U dorse plakalı tır, Kavak istikametinden Samsun istikametine seyrederken sağanak yağış dolayısıyla kaygan zeminde maddi hasarlı kaza geçiren ve o sırada araç dışında bulunan yolculara, ayrıca park halindeki 01 AHM 024 ve 19 ACT 522 plakalı otomobillere çarptı. Çarpmanın etkisiyle yoldan çıkan tır 01 AHM 024 plakalı otomobili dorsesinin altına alıp yol kenarına savurdu. Kazada Recep Yalçın, Makbule Yalçın ve Beyhan Arslan yol kenarına savrularak olay yerinde hayatını kaybetti, Esme Arslan (18), Metehan Arslan (8), Berinay Altıncı (36), Mehmet Aldemir (44), Sevil Aldemir (45) ve Yasemin Altıncı (36) ise yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gazi Devlet Hastanesi ve Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan Esme Arslan, Metehan Arslan, Berinay Altıncı ve Mehmet Aldemir’in hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Tır sürücüsü jandarma tarafından gözaltına alındı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.


Samsun’da tırın biçmesiyle ölen 3 kişinin ve 6 yaralının isimleri belli oldu
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

