Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2023 12:48 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’da jandarmadan suç ve suçlularla etkin mücadele: 1656 sürücüye 2,6 milyon TL ceza

Samsun’da İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı trafik ekipleri tarafından 1-30 Eylül tarihleri arasında yapılan denetim ve kontrollerde 274 araç trafikten men edildi, 1656 araç ve sürücüsüne çeşitli kural ihlallerinden 2 milyon 578 bin 574 TL cezai işlem uygulandı.

Samsun Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca, halkın huzuru ve güvenliği, kamu düzeninin sağlanması, suç ve suçlularla etkin mücadele kapsamında 1-30 Eylül tarihleri arasında uygulama ve denetimler yapıldı.

Samsun Valiliğinden yapılan açıklamada, “Aranan şahısların yakalanmasına yönelik sorgulamalarda 470 çeşitli suçlardan aranan şüpheli ile 14 kayıp şahıs bulunmuş, 12 adet tabanca, 1 adet makineli tabanca, 7 adet av tüfeği, 11 adet mühimmat ele geçirilmiştir. 81 uyuşturucu ve kaçakçılık olayı meydana gelmiş olup, olaylarda 93 şahıs yakalanmış, 41 bin 505 gram kubar esrar, 11 bin 120 adet makaron, 5 bin gram kaçak tütün, 2 bin 511 litre kaçak yumuşatıcı, 805 kök kenevir bitkisi, 376 elektronik sigara, 88 paket kaçak sigara, 62 adet sentetik uyuşturucu hap, 50 gram metamfetamin, 13 gram bonzai, 10 gram toz esrar, 5 litre etil alkol ele geçirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada ayrıca, “Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce, 1 Eylül-30 Eylül tarihleri arasında 7 FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 3 DEAŞ terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 1 DEAŞ terör örgütüne üye olmak suçundan, toplam 10 şahıs yakalanmış, 6 şahıs çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanmıştır. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, 21 olaya müdahale edilmiş, 21 müşteki-mağdur ve 15 şüpheli tespit edilmiş, ayrıca 6 faili meçhul olay şüphelisinin tespitine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Terör örgütü propagandası yapmak suçundan 6, uyuşturucu ve uyarıcı maddeye özendirmek suçundan 9, genel güvenliği tehlikeye sokmak suçundan 2, yasa dışı bahis oynamaya teşvik suçundan 1 açık kaynak araştırma raporu düzenlenmiştir” denildi.

Açıklamanın devamında ise şu bilgiler verildi:

“Samsun İl Jandarma Komutanlığı Trafik Jandarması ekiplerince yapılan denetim ve kontrollerde 20 araç sürücüsünün sürücü belgesine el konulmuş, 274 araç trafikten men edilmiş, 1656 araç ve sürücüsüne çeşitli kural ihlallerinden 2 milyon 578 bin 574 TL cezai işlem uygulanmıştır. 632 araç sürücüsüne hız sınırını aşmaktan (radar), 200 araç sürücüsü /yolcuya emniyet kemeri takmamaktan, 80 araç sürücüsüne sürücü belgesiz araç kullanmaktan, 56 araç sürücüsüne seyir halindeyken cep telefonu ile konuşmaktan, 20 araç sürücüsüne alkol veya uyuşturucu maddenin etkisindeyken araç kullanmaktan, 648 araç sürücüsüne diğer maddelerden cezai işlem uygulanmıştır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay