Samsun’da 2014 yılında başlatılan “Geleceğe Kulaç Atıyoruz Projesi” ile 95 bin öğrenci yüzme öğrendi. Yeni eğitim-öğretim döneminde de devam edecek olan projede bu yıl yüzme öğrenecek öğrencilerle birlikte bu sayı 100 binin üstüne çıkacak.
Samsun Valiliği tarafından başlatılan ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinatörlüğünde, Samsun Büyükşehir Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ortaklığında sürdürülen Geleceğe Kulaç Atıyoruz Projesi ile ilkokul 2 ve 3. sınıf öğrencilerine yüzme öğretiliyor. Proje çerçevesinde 2014 yılından bu zamana kadar 95 bin öğrenciye yüzme öğretildi.
Geleceğe Kulaç Atıyoruz ile Buzda Satranç Projelerinin açılış töreni Atakum Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen törenle yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan tören protokol konuşmaları ile devam etti. Törende konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Büyükşehir Belediye Başkanlığımız Samsun’da gençlerimiz spor yapması anlamında çok kıymetli tesisleri imza atmışlardır. Gençlerimizin, çocuklarımızın spor yapmaları için büyük imkanlar oluşturmuşlardır. Burada hep birlikte devamını sağlayacağımız projeler ile sevgili yavrularımızın, gençlerimizin spor yapmalarına yeni imkanlar sağlayacağız” dedi.
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, proje çerçevesinde 100 bine yakın öğrencinin yüzme öğrenmesinin sağlandığını belirterek, “Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz, İl Sağlık Müdürlüğümüz ile birlikte Valiliğimiz önderliğinde Türkiye’nin en kapsamlı projelerinden birini yapıyoruz. Sanıyorum ki bu sporu devam ettirerek dereceler alan öğrencilerimiz de vardır” diye konuştu.
Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, “2014 yılından bu yana sürdürülmekte olan ’Geleceğe Kulaç Atıyoruz Projemizde’, bugüne kadar 95 bin öğrencimizin yüzme sporuyla tanışmasını sağladık. Denize olan kıyılarının uzunluğu, baraj gölleri ve ırmaklarının sayısının fazla olması itibarıyla yüzme bilmenin büyük önem arz ettiği şehrimizde, bir tek yavrumuzun bile boğulma vakasıyla karşılaşmasına engel olabildiysek projemiz kelimelerle anlatılamayacak bir değere sahip demektir. 2022 yılında başlayan bir başka sportif projemiz Buzda Satranç oldu. Bugüne kadar bin 151 öğrencimiz, eğitimlere katılarak zeka ve bedensel aksiyonun dengeli bir birleşimi olan curling sporunda önemli mesafeler kat ettiler. Eğitsel kazanımların sosyal hayata teması noktasında, üç projemizde de büyük bir başarı elde ettiğimizi görüyoruz. Eğitimin çerçevesini dört duvarla sınırlandırmak elbette mümkün değil. Bu açıdan akademik başarının yanı sıra kültürel, sportif ve sanatsal faaliyetlerde gösterilen başarının önemine samimiyetle inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Projelerde yeni dönem açılış töreni toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.


Samsun’da Geleceğe Kulaç Atıyoruz Projesi: 95 bin öğrenci yüzme öğrendi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

