Samsun Mayıs ayı kaza bilançosu: 2 ölü, 512 yaralı - Karabük Haber Postası
samsun mayis ayi kaza bilancosu 2 olu 512 yarali NEiNn4hY jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun Mayıs ayı kaza bilançosu: 2 ölü, 512 yaralı

Samsun’da 2024 Mayıs ayında polis bölgesinde meydana gelen 791 trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti, 512 kişi yaralandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre trafikte kural tanımayan ve tedbirlere uymayan sürücü ve vatandaşlar 2024 yılının Mayıs ayında da birçok acının yaşanmasına sebep oldu. Mayıs ayında Samsun’da 382’si ölümlü-yaralamalı ve 409’u maddi hasarlı toplamda 791 kaza meydana geldi. Bu kazalarda 2 kişi olay yerinde hayatını kaybetti, 512 kişi yaralandı.

Türkiye genelinde 242 kişi öldü

Türkiye genelinde Mayıs ayında 50 bin 484 kaza meydana geldi. Bu kazaların 197’si ölümlü kaza olarak kayıtlara geçti. Kazalarda 242 kişi hayatını kaybetti, 31 bin 240 kişi yaralandı. Türkiye genelinde ölümlü-yaralanmalı trafik kazasına karışan araçların cinsine bakıldığında ise 925’ini bisiklet, 3’ünü at arabası, 2 bin 886’sını motorlu bisiklet, 8 bin 34’ünü motosiklet, 16 bin 371’ini otomobil, 813’ünü minibüs, 4 bin 703’ünü kamyonet, 610’ununu kamyon, 731’ini çekici, 634’ünü otobüs, 221’ini traktör, 11’ini arazi taşıtı, 69’unu özel amaçlı, 39’unu iş makinesi, 27’sini ambulans, 8’ini tanker, 8’ini tren, 18’ini tramvay ve 656’sını diğer araçlar oluşturdu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…