ŞAMPİYONUN ADINI TAŞIYAN KÖPRÜ TALAN MI EDİLİYOR? - Karabük Haber Postası
ccc 2
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
25 Mart, 2026 13:05 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞAMPİYONUN ADINI TAŞIYAN KÖPRÜ TALAN MI EDİLİYOR?

KÖPRÜ PARÇA PARÇA SOYULUYOR MU?

Karabük’te, milli boksör Elif Güneri’nin adını taşıyan yaya köprüsü bu kez bakımsızlık yanı sıra hırsızlık iddialarıyla gündeme geliyor.

Karabük’te Kartaltepe ile Yenişehir mahallelerini birbirine bağlayan ve 2019 yılında hizmete açılan köprü, zamanla kaderine terk edildiği yönündeki eleştirilerle sık sık gündeme gelmişti.

Son olarak vatandaşların iddialarına göre köprü üzerindeki metal, alüminyum ve aydınlatma sistemlerine ait çok sayıda parçanın sökülerek çalındığı öne sürülüyor. Özellikle kablo, aydınlatma aparatları ve bazı bağlantı ekipmanlarının yerinde olmadığı, mevcut yapı elemanlarında ise ciddi paslanmaya ve tahribata uğradığı görülüyor.

Daha önce de köprüde alüminyum korkulukların parça parça sökülerek çalındığı iddia edilmişti.

Vatandaşlar, hem güvenlik hem de estetik açıdan risk oluşturan bu durum karşısında yetkililere çağrıda bulunarak köprüde acil bakım ve denetim yapılmasını istiyor. Özellikle gece saatlerinde aydınlatma sistemlerinin zarar görmesinin, yayalar için ciddi tehlike oluşturduğu ifade ediliyor.

Karabük’ün gururu olan bir sporcunun adını taşıyan köprünün bu hale gelmesi ise kamuoyunda “değere sahip çıkılmıyor” yorumlarına neden oluyor.

Yetkililerden konuyla ilgili resmi bir açıklama bekleniyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin