Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ekim, 2023 16:48 tarihinde yayınlandı
0

’Sakin Şehir’ Şavşat’ta Sonbahar’ın renkleri kendini gösterdi

Artvin’in ’Sakin Şehir’ ünvanlı ilçesi Şavşat sonbahar renklerine bürününce eşsiz doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine masalsı görüntüler sunuyor.

Doğu Karadeniz’de sonbaharla birlikte yeşilin yerini sarı ve turuncu tonlar hakim olmaya almaya başladı. Artvin’in doğal güzellikleri ile beğeni toplayan Şavşat ilçesi de sonbaharla rengarenk oldu.

AW059082 05 scaled
Ahşap köy evleri, sessizliği, kültürü, müziği ve doğal yaşamıyla dikkati çeken Şavşat, yeşil doğası ve coğrafi güzellikleriyle yerli yabancı turistlere görsel şölen sunuyor. İlçenin tabiat parkları, ormanları, Karagölleri’nin yanı sıra köyleri de bir birinden farklı güzellikleri barındırıyor. Bunlardan biri olan İlçeye 40 kilometre uzaklıkta bulunan Maden köyü, sonbaharın farklı tonlarıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
AW059082 14 scaled
Trabzon’dan Şavşat’ın Maden, eski adıyla “Bazgiret” köyüne gelerek kamp yapan Ahmet Yörük (40), yaptığı açıklamada ”Mesafe biraz uzak ama geldiğimizde buna değdiğini görüyoruz. Trabzon’da yeşilin tek bir tonunu görüyoruz. Bu dönemde yeşilin, sarının, turuncunun ve kırmızıya yakın renklerin bir çoğunu burada görebiliyoruz” dedi.
AW059082 03 scaled
Rize’den Şavşat’ın son bahar renklerin görmeye gelen Turan Bayrak (45) ise “Hafta sonları mümkün oldukça gelmeye çalışıyorum. Son baharda buraya eş dost akraba varsa getiriyorum. Herkese de tavsiye ediyorum gelip görmeleri gereken bir yer” ifadelerini kullandı. (İHA)

VİDEO İZLEMEK İÇİN >>>TIKLAYINIZ<<<

AW059082 08 scaled

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin