Sahte Anzer balı için hukuki süreç başlatıldı - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:25
Güneş 06:50
Öğle 13:03
İkindi 16:25
Akşam 19:06
Yatsı 20:25
İftara son --:--
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Sahte Anzer balı için hukuki süreç başlatıldı

Piyasada satışa sunulan sahte Anzer balı satıcıları hakkında hukuki işlem başlatıldı.

Rize’nin Anzer Yaylası’nda üretilen ve şifa olarak bilinen dünyaca ünlü Anzer balı, yurt içinde ve yurt dışında taklit edilerek satışı gerçekleştiriliyor. Vatandaşların sağlıkları ve sağlık umutlarıyla oynayan umut tacirlerine karşı Anzer Yaylası sakinleri mücadelesini sürdürüyor. Sahte Anzer balı satışlarını durdurmak isteyen yayla sakinleri, hukuki yollara başvurdu. Anzer Ballıköy köyünde toplanan Anzerliler, sahte bala karşı vatandaşları uyarmak adına basın açıklaması yaparak, sahte Anzer balı üreticileri hakkında yasal süreç başlatıldığını duyurdu.

Konu hakkında açıklama yapan Rize Barosu Başkanı Ümit Peçe, gerçeğinin az üretilebilmesine rağmen ülke genelinde Anzer balı adı altında tonlarca sahte bal satıldığını ifade ederek, “Anzer balı için, Anzer balının geleceği için, Anzer balını koruyup kollamak için buradayız ve sahip çıkmaya kararlıyız. Bunu ifade etmek için toplandık. Anzer balı ismini bu yöreden alan, Anzer yöresinden alan coğrafi işaretli bir baldır. Ama maalesef çok az üretilmesine karşın ülkemiz genelinde çok fazla yaygın bir şekilde satışı yapılmaktadır. Tonlarca birçok yerden, birçok noktadan satışı yapılmaktadır. Biz bu kaçak satışın, sahte balın, bu sahte pazarlamanın önüne geçmek için toplandık ve karar verdik. Artık bu saatten sonra kaçak bala, sahte bala, sahtekarlara müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Anzer balı sahtekarlarının peşini bırakmayacaklarına vurgu yapan Peçe, köy sakinleri adına belirlenen sahte bal satıcılarına tazminat davası da açılacağını kaydederek, “Bu işin bir adli soruşturmayla çözülebileceğini, bir nihai çözüme adli soruşturmayla ulaşılabileceğini düşündük. Bu bakımdan Türkiye’nin neresinde olursa olsun kaçak bal satışı yapanlarla ilgili tespit yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bununla ilgili Rize Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçemizi verdik ve bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma şu an titizlikle devam etmektedir. Biz de bu soruşturmanın akıbetini takip ediyoruz. Önümüzdeki günlerde hep birlikte suçlular tespit edilecek ve adaletin önüne çıkartılacaktır. Aynı zamanda tespit edilecek şüpheliler, sahtekarların peşini bırakmayacağız. Bunlarla ilgili Anzer halkı adına tazminat davası açacağız. Bunları Anzer Yaylası’ndan deklare etmek için toplandık. Anzer balı sadece Anzer’de yaşayan insanların değil, Rize’nin, Rize’mizin bir markasıdır. Biz de Rize Barosu olarak Anzer balına sahip çıkmak zorunda olduğumuzu hissettik. Bu konuda destek vermeyi, bundan sonraki süreci yürütmeye kararlıyız” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin çok noktalarında bal satılıyor ama öyle bir bal üretilmiyor”

Anzer Ballıköy Muhtarı Remzi Güzel ise sahte bal satıcılarının Anzer ismi ile bir rant kapısı oluşturulduğunu ve bu şekliyle Anzer balının ismine zarar verildiğini dile getirerek, “Yerelde ve Türkiye genelinde satılan sahte ballarla ilgili bir mücadele başlattık. Bu mücadelemizin ilk ayağı olan iki ay önce Baro Başkanımız ile görüştükten sonra kooperatif başkanlarımızla ve Sayın Valimizin de tam desteğini alarak mücadelemizi sürdürüyoruz. Burada özellikle tüketicilerimizle ilgili şunu söylemek istiyorum. Türkiye’nin çok noktalarında bal satılıyor ama öyle bir bal üretilmiyor. Yani satılan balların birçoğunun sahte olduğunu ben buradan deklare ediyorum ve söylüyorum. Artık mücadelemiz başlamıştır. Bu mücadelemizin sonuna kadar hukuk olarak biz devam edeceğiz. Ta ki balımızın aslına, özüne dönene kadar. Çünkü artık Türkiye’de bana göre sahtekarlar bir rant kapısı oluşturmuş. Balımızın markasını kendilerinin yok etmesine müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Tüketici burada kandırılıyor, aldatılıyor”

Azner balı alırken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurun coğrafi işaret bandrolü olduğunun altını çizen Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Muzaffer Deniz, “Anzer balı 2021 yılı itibarıyla coğrafi işaretli olarak, coğrafi logo olarak tescillenmiştir. Yani gerçek Anzer balında coğrafi işaret logosu olmak zorundadır. Gerçek Anzer balının dolumu Rize Tarım İl Müdürlüğü bünyesinde Rize Arızalar Birliği tesislerinde yapılıyor. Bu hususları barındırarak satılan ballar gerçek Anzer balıdır. Ama maalesef tabii ki bir kanuni boşluk var. Ülkemizde birçok ilimizde, hatta yurt dışında bile Anzer menşeili olmayan ballar maalesef Anzer balı diye satılıyor ve tüketici burada kandırılıyor, aldatılıyor. Tabii ki biz Anzer Ballı Köyü Kooperatifleri olarak buradan tüketiciye şunu ifade etmek istiyoruz. Lütfen hakiki ve gerçek Anzer balı alınmak isteniyor ise coğrafi patentli, coğrafi logolu gerçek Anzer ballarına yönelsinler. Bunların dışında piyasada satılan hatta kooperatif adı altında bile olsa farklı bireysel markalarda olsa bile, kurşun mühürlü olsa dahi bunlar gerçek Anzer balı değildir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
cay atigindan antibakteriyel urun gelistirdiler slkyPaGu
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Mart, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler

Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler.

Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi.

Yılda 83 bin ton çay atığı

Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi.

Gümüşün yeşil yolculuğu

“Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi” adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor.

Antibakteriyal kalkan

Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi.

“Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik”

Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, “Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik” şeklinde konuştu.

Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı

Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, “Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik” dedi.

Zorlu ama başarılı bir süreç

Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, “Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

“Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi”

Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, “Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık” dedi.

“Test sonuçları başarılı çıktı”

Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, “Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi

COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin