Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Ocak, 2018 14:12 tarihinde yayınlandı
0

“Sağlık Bilimlerinde Bilimsel Makale Yazımı Teknikleri” anlatıldı

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından “Sağlık Bilimlerinde Bilimsel Makale Yazımı Teknikleri” konulu seminer düzenlendi. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Şahin, Sağlık Bilimleri Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özdemir, KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Erkan Doğan ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

PROF. DR. BÜNYAMİN ŞAHİN: “DAHA FAZLA YAYIN YAPABİLMEK İÇİN BU KONUDA YETİŞMİŞ İNSANLARI GETİRDİK”

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde 120 akademik personelin bulunduğunu vurgulayan Dekan Prof. Dr. Bünyamin Şahin üniversitelerde en fazla akademik yayının yapıldığı fakültelerin başında Tıp Fakültelerinin geldiğini söyledi. Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinin henüz kuruluş aşamasında olduğundan dolayı bilgi ve donanım eksiği bulunduğunun altını çizen Dekan Şahin: “Biz daha fazla yayın yapabilmek için bu konuda yetişmiş insanları getirdik. Makale nasıl yazılır, kuralları nelerdir gibi konuları kısa bir program içerisinde öğretim üyelerine, akademisyenlerimize, öğrencilerimize, asistanlarımıza öğretmeyi amaçladık. Bu konuda başarılı bir program icra ettiğimizi düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

PROF. DR. KÜRŞAT MURAT ÖZCAN: “BİLİMSEL ARAŞTIRMA BİLİMSEL BİR MAKALE ŞEKLİNE DÖNÜŞMEZSE TAMAMLANMIŞ SAYILMAZ”

“Sağlık Bilimlerinde Bilimsel Makale Yazımı Teknikleri” konulu sunum gerçekleştiren Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Murat Özcan, makalenin yapılan bilimsel araştırmaların yazıla hale getirilmesi olduğunu söyleyerek araştırmanın bilimsel bir makale haline dönüşmediği sürece tamamlanmış sayılmayacağını belirtti. Konuşmasının devamında Prof. Özcan, sağlık biliminde tıbbi makalelerin uluslararası standartlara göre yazılması gerektiğini ifade ederek standartları şu şekilde açıkladı: ”Bilimsel makaleyi başlık, özet, materyal, metot, sonuçlar, tartışma ve kaynaklar şeklinde yazıyoruz. Bunların her bölümünde dikkat etmemiz gereken şeyler var. Örneğin başlık bölümü okuyucular tarafından en çok okunacak bölüm. Bu bölümü yaptığımız çalışmayı net olarak açıklayıcı ve araştırma türümüzü de belirtecek şekilde yazmamız gerekiyor. İkinci olarak en sık şekilde okunacak bölüm özetler bölümü. Özetler bölümünde çalışmamızı bir bütünlük içinde anlatmamız ve vardığımız sonucu belirtmemiz gerekiyor. Daha sonra ise makalenin giriş bölümünde yaptığımız çalışmanın arka plan bilgilerini veriyoruz. Daha sonra materyal-metot bölümüne geçiyoruz. Bu bölümde çalışmamızın planını ayrıntılı bir şekilde veriyoruz. Daha sonra ise sonuçlar bölümüne geçip yaptığımız çalışmadan elde ettiğimiz sonuçları istatistiksel çalışmalarla birlikte veriyoruz. Tartışma bölümünde ise bugüne kadar yapılmış çalışmaları referans göstererek onların sonuçları ile kendi bulduğumuz sonuçları karşılaştıracak şekilde tartışmayı tamamlıyoruz. Son olarak ise makale içinde kullandığımız tüm makaleleri referans listemize yazarak makalemizi sonuçlandırıyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
turk kizilayi 158 yasini kutluyor BTEhQuAt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Haziran, 2026 20:30 tarihinde yayınlandı
0 0

Türk Kızılay’ı 158. yaşını kutluyor

Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla 11 Haziran 1868 tarihinde kurulan Türk Kızılayı, 158. yılını kutluyor.

Kızılay’ın 158. yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek kutlama programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılayı Genel Merkez yöneticileri, Türkiye genelindeki 81 ilin şube başkanı, yöneticileri ve gönüllülerle buluşacak. Kızılay iyilik ödüllerinin de verileceği programa Türk Kızılayı Bartın Şube Başkanı Nihat Yalçın ve Bartın Şubesi Kadın Kolları Başkanı Semra Yazıcı da katılacak.

Bartın Valisi Nurtaç Arslan da, yayımladığı mesaj ile Türk Kızılay’ının 158. yaşını kutladı. Arslan mesajında, ’’İnsanlığın zor zamanlarında ortaya çıkan her dayanışma, aslında bir vicdan çağrısıdır. Toplumun ortak sorumluluk bilincini diri tutan bir yapı olarak 158 yıldır bu çağrıya cevap veren Türk Kızılay’ının kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Milletimiz tarih boyunca dara düşenin elinden tutmayı, yaraları birlikte sarmayı ve ekmeğini paylaşmayı en büyük erdemlerden biri kabul etmiştir. Türk Kızılay’ı da bu köklü medeniyet anlayışının kurumsallaşmış hâli olarak nesiller boyunca iyiliğin, şefkatin ve kardeşliğin sembolü olmuştur. Hangi yaşta, hangi düşüncede veya hangi coğrafyada olursa olsun ihtiyaç sahibi bir insana ulaşabilmek için gösterdiği gayret, Kızılay’ı milletimizin gönlünde müstesna bir yere taşımıştır. Bugün Türk Kızılay’ının gücünü oluşturan en önemli unsur, yardım etmeyi bir insanlık vazifesi olarak gören aziz milletimizin engin gönlüdür. Bir ünite kan bağışlayan vatandaşımızdan afet bölgesinde gece gündüz çalışan gönüllüsüne kadar herkes, bu büyük iyilik zincirinin kıymetli bir halkasını oluşturmaktadır. İnsanlığın en çok ihtiyaç duyduğu değerlerin merhamet, vicdan ve dayanışma olduğu bir dönemde Türk Kızılay’ının üstlendiği sorumluluk her zamankinden daha anlamlıdır. İnanıyorum ki bu köklü kurum, geçmişinden aldığı güç ve milletimizden aldığı destekle gelecekte de ihtiyaç sahiplerinin umudu olmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Türk Kızılay’ının 158. kuruluş yıl dönümünü kutluyor; bu anlamlı çatı altında görev yapan tüm çalışanlara, gönüllülere ve bağışçılara şükranlarımı sunuyorum. İyiliğin çoğalmasına vesile olan herkese teşekkür ediyor, Türk Kızılay’ının nice yıllar boyunca insanlığa umut olmaya devam etmesini temenni ediyorum’’ ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin