Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunları için yemin töreni düzenlendi - Karabük Haber Postası
saglik bilimleri fakultesi mezunlari icin yemin toreni duzenlendi dkP1eZ8H jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Haziran, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunları için yemin töreni düzenlendi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi 2023-2024 Akademik Yılı mezunları için Yemin Töreni gerçekleştirildi.

Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene, ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz, ZBEÜ Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Vildan Kalkan Akyüz, akademisyenler, öğrenciler ve öğrencilerin aileleri katıldı.

Mezun öğrencilerin tören alanına gelmesi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, 2023-2024 Akademik Yılı fakülte birincisi Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi Betül Bilgiç, mezunlar adına konuşma yaptı. Törenin açılışında konuşan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Koçak, mezunlardan mesleklerine ve insanlığa bağlılıklarını sürdürerek kendi bilgi ve becerilerini her daim geliştirmelerini ve kutsal bir meslek icra ettiklerinin bilincinde her zaman sabır ve şefkatle hareket etmeleri gerektiğini belirtti. Koçak, tüm mezunların ailelerine ve fakülte akademisyenlerine vermiş oldukları emeklerden dolayı teşekkürlerini sunarken mezunları da tebrik etti. Koçak, göreve geldiği günden beri başarı çıtasını sürekli daha yukarı taşımaya çalışan ve bu doğrultuda her türlü imkânı sunmaya gayret eden ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu.

Törende konuşan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bir asırlık tarihiyle köklerine sıkıca bağlanmakla birlikte çağdaş ve güncel tüm gelişmeleri yakından takip ederek kendini bu değişimlere uyarlama başarısı gösteren ZBEÜ’nün 100. yılında gerçekleşen bu yemin töreninin büyük bir anlama sahip olduğunu ifade etti. Mesleğinde topluma hizmette liderliği benimseyerek toplum sağlığının geliştirilmesine ve bireylerin en iyi sağlık bakımını almalarına katkıda bulunan sağlık neferlerini yetiştirmeyi hedefleyen Sağlık Bilimleri Fakültesinin mezun ettiği öğrencilerin, tüm yaşamları boyunca ZBEÜ’yü temsil edecek olmalarından ötürü büyük bir gurur duyduğunu belirtti. Rektör Özölçer bu kutsal meslekleri icra edecek olan sağlık uzmanlarına daima bilimi, ahlâkı ve merhameti kendilerine rehber edinerek çalışmalarını öğütleyerek hayatlarının bundan sonraki döneminde sağlık ve başarılar diledi. Rektör Özölçer sözlerini, mezunların ailelerine ve Sağlık Bilimleri Fakültesi akademisyenlerine öğrenciler için vermiş oldukları büyük emek ve özveriden ötürü teşekkürlerini sunarak sonlandırdı.

Konuşmaların ardından protokol tarafından fakülte ve bölüm birincilerine mezuniyet ve başarı belgesi takdim edildi. Fakülte birincisi Betül Bilgiç, adının yazılı olduğu plakayı törenle mezuniyet kütüğüne çaktı. Tören, mezunlara mezuniyet belgesi takdimiyle devam etti.

Mezunların yemin etmesi ve kep atmasının ardından tören sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay