Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Safranbolu’da Z Kütüphanelerin 5.ncisi açıldı

Safranbolu Yayın: 27.09.2018 14:02
Safranbolu’da Z Kütüphanelerin 5.ncisi açıldı

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’in katkıları ile bir Z Kütüphane daha öğrencilerin hizmetinde.

Safranbolu’da daha önce 4 okulda açılışları gerçekleşen, içerisinde bilgisayardan, zeka oyunlarına, çok sayıda kitaptan, dinlenme alanlarına kadar pek çok argümanı bulunduran  Z Kütüphanelerin ( Zenginleştirilmiş ) 5. si Safranbolu Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesinde öğrencilerin hizmetine sunuldu.

Okul bahçesinde düzenlenen törene, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, İlçe Emniyet Müdürü Osman Gül, İlçe Jandarma Komutanı J. Yzb. Burak Ören, Kamu Kurumlarının İdarecileri, Okul Müdürü, Öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan törende konuşan  İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, “Hızla değişen ve dönüşen dünyada birçok kavramla karşı karşıyayız, küreselleşme, globalleşme, teknoloji diyoruz bu kavramların içerisini dolduracak nitelikli insan yetiştirmenin yolu da okumaktan geçiyor. Dünya ile rekabet edebilmek için kendi kültürel değerlerimizi yaşayıp bir sonraki kuşaklara aktarmanın yanı sıra, okuduğumuzu anlamlandırmak analiz etmek geri bildirimde bulunmak ve doğru davranışlarda bulunma gibi kavramları da içermekte. Bu kütüphanelerin kurulmasında Başta Milletvekillerimiz olmak üzere Sayın Valimize, Kaymakamımıza ve bu kütüphanelerin dolup taşmasına vesile olan öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer ise, “ Kaymakamlık ve Belediye olarak ekip halinde çalışıyoruz. Bu şekilde çalıştığımız sürece çok daha başarılı olacağımıza inanıyoruz. Hızla değişen dünyada önem verilmesi gereken konular arasında eğitim yer almakta. Ülkemizi daha müreffeh devletler seviyesine çıkarmak, daha üst seviyelere taşımak için daha çok çalışmak gerekiyor. Ancak bu çalışmaları bilgili ve bilinçli bir şekilde yaparsak hem içinde yaşadığımız toplum hem de ülkemiz bundan daha iyi faydalanacaktır” dedi.

Z Kütüphaneleri, sosyal faaliyetlerin ve geliştirilecek bütün eğitsel projelerin bir parçası olarak gördüğü kaydeden Ürkmezer; “ Safranbolu’da 1 yıl içinde 5’incisinin açılışını gerçekleştirdiğimiz Z Kütüphane projemize destek veren öncelikle Milli Eğitim Bakanlığımıza, Destek Hizmetlerimizin Genel Müdürü Sayın Salih Ayhan’a çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Önümüzdeki hafta bir Z Kütüphane açılışının daha gerçekleşeceğini ifade eden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, sözlerini şöyle noktaladı; “ İnşallah 2 kütüphanenin daha sözünü aldık. Bu yıl bitmeden Safranbolulu çocuklarımıza bu kütüphaneleri kazandıracağız.  Biz ne yaparsak yapalım kütüphanelerin içerisinde insan olmadan hiçbir işe yarmayacağını biliyoruz.  Safranbolu olarak eğitim alanında ülkemiz genelinde çok iyi konumdayız. Siz değerli öğrencilerimizden isteğimiz, kütüphanelere ilgi göstermeniz, dolayısı ile çok okumanız ve sosyal faaliyetlere katılım sağlamanızdır. Bizler Kaymakamlık ve Belediye olarak bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da eğitim faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz.  Bu duygu ve düşüncelerle, bu kütüphanelerin çocuklarımız tarafından sık sık kullanılacağına inanıyor, Z Kütüphanenin okulumuza ve ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından önce okul öğrencilerinin hazırladığı resim sergisi gezildi ardından kurdele kesildi.

Paylaş:

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

VURDUK EN DİBE, SÖYLE ŞİMDİ NEREYE?

Manşet Yayın: 26.05.2024 14:00
VURDUK EN DİBE, SÖYLE ŞİMDİ NEREYE?

Ekonomi bir bilim dalıdır. Ekonominin değişmez gerçekleri vardır.
Mesela;
▪︎ Faizlerin artırılması ile piyasada talep azalır. Bu sayede harcama eğilimi de azalmaya başlar.

▪︎ Faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Faiz düşerse enflasyon artar yani enflasyon artarsa düşürmek için faizi artırmak gerekir.

▪︎ 2002 yılından bu yana, TL’ nin değerlenmesinin arkasında “yüksek faiz düşük kur” sarmalı yatmaktadır. Türkiye’de, ülke riskinin yüksek olması, kaynaklarından daha fazlasını kullanması nedeniyle faizler dünya standartlarının çok üzerinde. Bu durumda da iş dünyası ve yatırımcılar kredi kullanamıyor. Kısır döngü de işte burada başlıyor.

Ekonomi; “bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme, üretileni bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümü” şeklinde tanımlanıyor.
Yaşayabilmek için üretme ve bölüşme ! Görüldüğü gibi ekonominin temelinde üretim var. Ayrıca, ülkenin varlığını sürdürebilmesi için üretilenin adaletle ve hakkaniyetle bölüşülmesi gerekiyor.
Peki, günümüz Türkiyesinde yeteri kadar üretiyor muyuz?
Ürettiğimizi hakça bölüşüyor muyuz? Başka bir deyişle, gelir dağılımında adaleti sağlayabilmiş miyiz?
Bu sorulara evet diyebilir misiniz?

Ekonomimizin en istikrarlı yılları 1923 den1950 ye kadar olan dönemdir. Türk Lirasının da dünya ekonomisinde en değerli olduğu 27 yıl bu döneme denk geliyor.
Bu döneme baktığımızda, devlet destekli, üretime dayalı müthiş bir kalkınma hamlesi görüyoruz.
Bu ivme Atatürk’ün vefatından sonraki 12 yıl daha devam etti.

1950 den 1990 a kadar olan dönemde;
▪︎50 li yıllarda ABD ile yapılan ve elimizi kolumuzu bağlayan anlaşmalar, tarımımıza, eğitim sistemimize müdahaleler. Antikominist hedefleri olan Marshall yardımları.
▪︎ 1974 Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle maruz kaldığımız ağır ambargolar.
▪︎ 1980 askeri müdahalesi ve cunta yönetimi dönemi.
Bu 40 yıl da böyle heba oldu.

Sonrasında, 1990 – 2002 yıllarında yaşanan ekonomik bunalımların temel sebebi ise, siyasi istikrarsızlık, dolayısıyla orta ve uzun vadeli ekonomi politikasına sahip olamama durumudur. Bu dönemde Türkiye’de 6 farklı başbakan tarafından 11 farklı hükûmet kuruldu ve bu hükûmetlerin ortalama ömürleri 1 yıl civarında gerçekleşti.

Ülkenin enerjisini ve kaynaklarını terörle mücadeleye harcamasını da unutmayalım.
1984 yılından buyana terörle mücadele ediyoruz.

2002 den sonra tek parti iktidarı ile bir siyasi istikrar sağlandı. Terörle mücadelede de başarı sağlandı diyebiliriz. Peki buna rağmen neden ekonomik istikrar sağlanamadı? Bu sorunun o kadar çok yanıtı var ki, hangi birini yazayım.

Uzun vadeli ve kalıcı çözümler üretmek yerine;
▪︎ Faizlerle oynayarak,
▪︎ Yüzyılın buluşu diye kur korumalı mevduat ismi altında ucube sistemlerden medet umarak,
▪︎ Vergileri artırarak, yeni vergiler icat ederek
▪︎ Karşılıksız para basarak bu sarmaldan çıkmamız mümkün değil.

Haberlere bakıyorum. Enflasyonda tek haneye düşecek mişiz. İhracatta tarihi rekorlar kırmışız!
Neye göre rekor? İhracatımız ithalatımızın önüne mi geçti? Cari fazla mı vermeye başladık?
İhracat rakamlarını verirken neden ithalat rakamlarını da vermiyorsunuz?
Ekonomide çuvallıyoruz ama algı yönetiminde maşallahımız var.

Gerçek şu ki, yeteri kadar üretmiyoruz ve üretmediğimiz için yoksullaşıyoruz. Bu gerçekleri görüp, topyekün bir üretim seferberliğini çoktan başlatmalıydık.

Athenanın o meşhur şarkısı geliyor aklıma;
Vurduk en dibe
Söyle şimdi nereye?
Yol almalısın
Ufak ufak yerine
Sıyrıl da gel buraya
Sıyrıl da gel buraya
Dön baba
Dön baba dönelim
Dön baba
Dön baba dönelim…