Reklam
Reklam

Safranbolu’da Kütüphaneler Haftası Kutlandı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Mart, 2017 14:34 tarihinde yayınlandı
0

 

  1. Kütüphaneler Haftası Safranbolu Halk Kütüphanesi Toplantı Salonunda düzenlenen programla kutlandı. Programa; Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, 125 J. Er Eğtm. Alay Komutanı Mesut İnan Okul Müdürleri ve öğrenciler katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahini,  “Kütüphanelerimizde yeni teknolojik imkanlar kullanılmakta. Müdürlük olarak okullarımız ve kütüphanelerimiz bu yeniliklerden nasıl faydalanır gibi çalışmaları da yapmaktayız. Bu yıl bizleri mutlu eden olaylardan bir tanesi de sıra dışı okurlardan bir tanesinin de Safranbolu’dan olması. Yine Kütüphanelerimiz mevcut olduğu bölgenin kalkınmasında ve kültürünün yayılmasında da önemli görevler üstlenmekte. Ben bu vesile ile Kütüphaneler Haftasını kutluyor, tüm kütüphane çalışanlarımıza başarılar diliyorum” dedi.

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ise,  Kütüphanelerin, bilginin kaynağına direkt ulaşmak demek olduğunu söyledi.

İnternet ortamında arama motorlarına bir sual yazdığınızda sizlere binlerce bilgiyi sunuyor şeklinde konuşmasına devam eden Başkan Aksoy; “Bu bilgilerin her biri yönlendirilmiş bilgiler. Yani sizlerin hangi yönde düşünmeniz, hangi yönde hareket etmeniz gerektiğini size aktarıyor. Ve bunlar gerçekliği konusunda tartışılabilir bilgiler. Dolayısı ile bu tür bilgilere ulaşabileceğiniz noktalar. Yani kütüphaneler asla vazgeçemeyeceğimiz başvuru odaklarımızın başında geliyor. Kütüphaneler, karşılıklı etkileşim odaklarıdır. Yani buradaki bilgiyi işlemeniz ve sonra da bu bilgiyi geri bırakmanız gerekiyor. Şu anda içerisinde olduğumuz bina inşallah yakında yenilenecek ve hem üniversite öğrencilerimizin faydalanacağı bir yer olacak hem de ilçe halk kütüphanesi olarak hizmet verecek. Dolayısı ile kütüphanelerimiz gelişecek ve çocuklarımız daha nitelikli bilgilere ulaşacaklar. İşte bu bilgiyi hayatın daha çok içerisine sokmamız gerekir diye düşünüyorum. Bu duygularla Kütüphaneler Haftasını kutluyor, böyle güzel ve faydalı programları yapan arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından En fazla kitap okuyan okurlara belge ve ödüllerinin verilmesinden sonra yağlı boya tabloların sunulduğu sergi gezildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.