Safranbolu'da Demircilik Mesleğini Sürdürmeye Çalışıyorlar! - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Ekim, 2023 12:59 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu’da Demircilik Mesleğini Sürdürmeye Çalışıyorlar!

UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Safranbolu’da kaybolmaya yüz tutan demircilik zanaatı üç kuşak aile tarafından yaşatılmaya çalışılıyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan “En iyi korunan 20 kent” arasında bulunan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde, babadan kalma dükkanda üç kuşak bir arada demircilik yapan Ünal ailesi, unutulmaya yüz tutmuş mesleği yaşatmaya çalışıyor.
Osmanlı padişahlarından 3. Selim’in Sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından 1796’da yaptırılan 227 yıllık tarihi Demirciler Arastası’nda 4 demirci dükkanı kaldı. Yaklaşık 50 yıl önce ustasından öğrendiği demircilik mesleğini kendi açtığı dükkanında sürdüren Muhsin Ünal, kardeşi ve yeğeniyle birlikte mesleğin yok olmaması için mücadele veriyor.
İzzet Mehmet Paşa Camisi altından geçen Akçasu Deresi’nin iki yakasına kurulan Demirciler Arastası’nda sıcak ve soğuk demircilik ile bakırcı, kalaycı ve çilingir esnafları da yer alıyor.
Demirci ustası Muhsin Ünal, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, mesleğe 1972 yılında çırak olarak başladığını söyledi. Babasının kendisini “Eti senin, kemiği benim. Bunu adam et” diyerek ustasının yanına verdiğini anlatan Ünal, “O zaman ki şartlarda okuma imkanı da yoktu. O gün bugündür devam ediyoruz. Yaklaşık 40 senedir dükkanımız var, onu çalıştırıyoruz. Bu meslekte işin aslından geliyoruz. Biz çıraklığa başladığımızda ustamızın her işini gördük. O günkü döneme göre, sobası, kilidi, aksesuara kadar her şeyi yaptık. Benim yanımda yetişen kardeşim var, yeğenim var. Bundan sonra onlara kaldı, iş kalmadı artık bana” dedi.
Alıştığım için boş duramadığını, günde 2-3 saat çalışmaya geldiğini aktaran Ünal, “Müşterinin memnun gitmesi lazım. Benim yaptığım işe göre buruk giderse üzülürüm. İşini düzgün yapmak lazım, düzgün yapanlar ayakta durdu, yapmayanlar iş değiştirdi, yer değiştirdi” diye konuştu.
Eleman bulamadıklarını kaydeden Ünal, “Herkese masa başı iş lazım. Eli kirlenmeden iş lazım, el kirlenmeden bu iş olmaz. 40’a kadar işin tadını öğrenememişim, 40’tan sonra işin tadını öğrendim. Alın teri, parası helal, parası az ama bereketli, başka bir şeye benzemiyor. Yaptığın iş dayanıklı, sen ölsen bile 50-100 sene sonra adını anarlar. ‘Bunu şu kişi yapmıştı’ derler. ustamızın yaptığı işler tamir için bize geliyor, ‘bu ustamızın işi’ diyoruz” diye konuştu.

“Baba-oğul ilişkisinden çok usta-çırak ilişkisi var”
Cihan Ünal ise çocukluğundan beri babasının yanında olduğunu, işe ise üniversiteyi bitirdikten sonra başladığını belirtti. İşi yapmayı sevdiğini belirten Cihan Ünal, şunları kaydetti:
“Severek yaptığım için bu işe devam ediyorum. Günümüz şartlarında benim yaşıtımda bu işi yapan yok, bu işi devam ettiriyorum. Kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında olduğu için işimi daha çok severek yapıyorum”
Osmanlı kapı kilitleri, menteşe, kabara çivi, pencere korkulukları, kazma, balta gibi tarım aletleri ve özel işler de yaptıklarını anlatan Ünal, “Babamla çalışmak da her iş gibi o da zor. Baba-oğul ilişkisinden çok usta-çırak ilişkisi var. O da ağabeyiyle öyle yetişti” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye çapında da çok az insan yapıyor ve en gençleri yine benim”
Bir ürün üretmenin çok güzel bir duygu olduğunu vurgulayan Ünal, “Masa başı, temiz iş, geliri yüksek işi herkes ister. Ama bir şeyi üretmek, onu meydana çıkartmak ve eserlerini kullanan insanları görmek mutlu ediyor. Biz bundan yetiniyoruz. Sağlam malzeme yaptığımız için uzun yıllar gittiğini, daha nasıl geliştirebiliriz onu araştırıyoruz” dedi.
Safranbolu’da çok az usta kaldığını ifade eden Ünal, “En gençleri benim. Ama Türkiye çapında da çok az insan yapıyor ve en gençleri yine benim. Çırak yetişmiyor ve destek de gelmiyor. Teşvik veren yok, eleman yetiştir diyen yok” ifadelerine yer verdi.

AW047637 01 scaled

“Kapıdan sökülenin birebir aynısını yapmaya çalışıyoruz”
Bir diğer demirci ustası Akif Ünal da 40 yıldır bu mesleği yaptığını belirtti. Ağabeyi ve babasının yanında mesleğe başladığını ifade eden Ünal, mesleğin her aman lazım olduğunu aktardı.
Restorasyonlar ve tarım işlerinin devam ettiği sürece mesleğin var olacağını anlatan Ünal, “Fabrikasyon kapıya uymuyor. Eskisi neyse kapıdan sökülen veya işte üzerindeki neyse biz birebir aynısını yapmaya çalışıyoruz. Zaten ustamızdan böyle öğrenerek geldik. Bizim buradaki konaklarımızda ve dışarıdan da yerine göre isteyen oluyor. Diyarbakır, Mardin, İstanbul’da konaklarındaki neyse bire bir biz aynısını yapıyoruz” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
HIKAYE1
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
03 Nisan, 2026 14:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu’da kent belleğini canlandıracak “Benim Hikayem” projesi başlatıldı

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün tarihi Safranbolu ilçesinde, kentin kültürel hafızasını ve yaşanmışlıklarını geleceğe aktarmak amacıyla Safranbolu Belediyesi tarafından “Benim Hikayem” projesi başlatıldı.

Belediye Başkanı Mimar Elif Köse’nin öncülüğünde hayata geçirilen proje, ilçenin sadece mimari dokusunu değil, bu yapılara ruh veren insanların anılarını da gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Proje kapsamında, Safranboluluların kentte geçen çocukluk anıları, ustalardan öğrenilen köklü gelenekler, tarihi yapıların onarım süreçleri ve afetler sonrası kentin yeniden ayağa kalkış hikayeleri gibi somut olmayan kültürel miras unsurları arşivlenecek.

Safranbolu’nun yaşayan kültürel mirasını görünür kılmak ve insan-mekan bağını belgelemek amacıyla “Safranbolu’nun hikayesi yazılıyor ve bu hikaye seninle tamamlanacak” sloganıyla yürütülen projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Safranbolu Belediyesi Kültürel Miras Koruma Müdür Vekili Başak Dökmeci, ilçenin içinde barındırdığı yaşanmışlıklarla eşsiz bir değere sahip olduğunu belirtti.

Kentin hafızasını canlı tutmanın önemine değinen Dökmeci, “Safranbolu’nun tarihi evleri ve sokakları kadar, bu kente ruhunu veren insanlarımızın hikayeleri de çok kıymetli. ‘Benim Hikayem’ projesiyle sadece belgeleri değil, somut olmayan kültürel mirasımızı ve toplumsal hafızamızı da kayıt altına almayı hedefliyoruz. Tüm hemşehrilerimizi sandıklardaki hatıraları, albümlerdeki fotoğrafları ve zihinlerindeki anıları paylaşarak kent belleğimize katkı sunmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Halktan toplanan anılar, fotoğraflar ve kısa anlatılar arasından seçilen eserler, kentin yaşayan hafızasını görünür kılmak amacıyla 18 Nisan 2026 Cumartesi günü kutlanacak “Dünya Miras Günü”nde açık hava sergisi olarak ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Dijital arşive de aktarılacak olan bu hikayeler, gelecek kuşaklara miras bırakılacak.

“Sen bu hikayenin neresindesin?” çağrısıyla ve sosyal medyada “#SafranboluBenimHikayem”, “#SafranboluMirasıylaYaşıyor” etiketleriyle duyurulan projede yer almak isteyen vatandaşların, en geç 10 Nisan 2026 Cuma gününe kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor.

Vatandaşlar, projeye şu kanallar aracılığıyla katılım sağlayabilecek:

Dijital Başvuru: Anı, fotoğraf veya videolar, QR kod üzerinden veya dijital ortamda “[email protected]” ile “[email protected]” e-posta adreslerine iletilebilecek.

Fiziksel Teslim Noktaları: Belgelerini elden teslim etmek isteyen katılımcılar, başvurularını Safranbolu Belediyesi Halk Masaları, Tarihi Çarşı Belediye Binası veya Kültür Müdürlüğüne yapabilecek.

Röportaj Günleri: Hatıralarını sözlü olarak aktarmak isteyen vatandaşlar için Tarihi Çarşı Belediye Binasında röportaj günleri düzenlenecek ve anlatılar görevliler tarafından bizzat kayıt altına alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin