Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile yürütülmekte olan ve 252 proje arasından seçilen 3 projeden biri olan ‘Safranbolu Hatırası’ için bir şirketin yöneticileri Safranbolu ziyareti yaptı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile yürütülmekte olan ‘Gelecek Turizmde’ projesine 2014 yılında başvuran 252 projeden seçilen 3 projeden biri olan ‘Safranbolu Hatırası’ için bir şirketin yöneticileri Safranbolu’ya geldi. Şirket yöneticilerine Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Proje Yöneticisi Büşra Çelik, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İletişim Uzmanı Deniz Tapan, Safranbolu Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Muammer Dumaner, Proje Danışmanı Okan Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Sühendan Kumcu ve Proje Yürütücüsü Karabük Üniversitesi Safranbolu Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuray Türker de eşlik etti.
Proje ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Karabük Üniversitesi Safranbolu Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuray Türker, “Gelecek Turizmde tarafından desteklenen üniversitemiz Safranbolu Meslek Yüksekokulu, Safranbolu Esnaf ve Sanatkârlar Odası ortaklığında yürütülen ‘Safranbolu Hatırası’ projesinin amacı, geleneksel kültüre uygun yeni hediyelik eşyalar tasarlamaktır. Yeni ürünlerin tasarlanmasıyla hem geleneksel kültürün korunarak yok olmaya yüz tutmuş sanatların gün yüzüne çıkartılması hem turistlere otantik ve yeni hediyelik ürünler sunmak, hediyelik eşya çeşitliliğini artırmak, hem de hediyelik eşya satışı yapan esnafın gelirlerini artırmak amacıyla yola çıktık. Proje kapsamında Safranbolu’yu ziyaret eden turistlere uygulanan anket çalışması ve hediyelik eşya satıcıları ile yapılan röportajlarla turistlerin hediyelik eşya tercihleri ve satın alma davranışları belirlenmiştir. Ayrıca açılan hediyelik eşya tasarım yarışması ile yeni ürünlerin ortaya çıkması sağlanacaktır. Bu proje ile Safranbolu’nun yöresel kültürünü, geleneksel malzemeleri ve zanaatları kullanarak yeni hediyelik eşyalar tasarlanacak, esnaf tarafından üretilmesi ve satışı sağlanarak, yöresel zanaatlar ve ürünlerin bir araya getirildiği hediyelik eşyalar tasarlanıp üretilecektir” dedi.


“Safranbolu Hatırası” Projesi İçin Geldiler
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.


