Safranbolu Folkloru: Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması - Karabük Haber Postası
123 3
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
21 Mart, 2025 13:58 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu Folkloru: Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması

Safranbolu folklorik değerlerinin Türkiye’nin somut olmayan kültürel miras listesinde yer alması ve yaşatılması büyük önem taşıyor. Gerek kadın gerekse erkek halk oyunları birbirinden özel koreografileriyle göz doldurmaya devam ediyor.

Günümüzde özellikle Safranbolu’nun kına gecesi eğlencelerinde geleneksel kıyafetlerle canlandırılan halk kültürünün yaşatılması ve korunması bekleniyor. Safranbolu’da 1974-1980 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan Kızıltan Ulukavak’ın kitabında “Safranbolu Oyunları ve Türküleri” başlıklı yazısı yöre folklorunun tarihi önemini vurguluyor.

Ulukavak: “Safranbolu, uzun yıllar boyunca etnik ve kültürel yapısının değişmemesi sayesinde kendine özgü geleneklerini koruyabilmiştir. Giyim kuşamdan yemek çeşitlerine, masallardan türküler ve oyun havalarına kadar birçok alanda geleneksel değerler yaşatılmaktadır. Ancak, günümüzde bu değerlerin büyük bir bölümü, değişen yaşam koşulları ve çeşitli etkileşimler nedeniyle yaşatılamamaktadır. Zamanla unutulma riski taşıyan bu folklorik unsurlar, yazılı metinler haline getirilerek korunmaya çalışılmaktadır.

Bu bağlamda, Sadi Yaver ATAMAN’ın belgeleri ve yayınları önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Süleyman ŞENEL tarafından hazırlanan kitap, Safranbolu oyunları ve türküleri, folklorla ilgili kişiler ve gelenekler hakkında kapsamlı bilgiler içermektedir. Ayrıca, ATAMAN ailesinin eserleri, Safranbolu folkloruna ilgi duyanlar için önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Sadi Yaver Ataman, Safranbolu folkloru üzerine önemli derlemeler yapmıştır. 1936 yılında “Safranbolu Düğünleri” adlı eserini yayımlayarak bu alandaki çalışmalarına başlamıştır. Ataman, halk müziği ve folkloru üzerine birçok programa imza atmış ve kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunmuştur.

SAFRANBOLU OYUNLARI VE TÜRKÜLERİ

Safranbolu folklorunu oluşturan çok çeşitli oyun ve türküler bulunuyor. Bunların tamamı Sadi Yaver Ataman ile oğlu Adnan Ataman’ın (1926-2014) notlarından yararlanılarak Süleyman Şenel’in hazırladığı kitaplarda yer veriliyor. Bu kitaplarda kimi türkülerin notaları da bulunuyor.

Ulukavak’ın kitabında: “Safranbolu oyunları ve türküleri arasında hiç kuşkusuz en ünlü olanı “Aç kapı”dır. Bu oyunu, hanımlar ve erkekler farklı figürlerle oynarlar. Safranbolu oyunu denilince akla önce, “Aç kapı” gelir. Bir başka ünlü oyun, Sadi Yaver Ataman’ın “defile” olarak nitelediği kadın düğünlerinde oynanan “Mız mız” oyunudur;  “Dürriye’min Güğümleri” türküsü eşliğinde oynanır. Bir diğer ünlü oyun ise, “kına gecesi”ndeki “Kabem” oyunudur. “Sini çevirmesi” de denir. Kına yakılırken, üzerinde mumlar yanan bir sini (tepsi), gelinin başı üzerinde, oynayanlarla birlikte döndürülür, oyun bitince etrafa atılan mumlar kapışılır; mumu kapan kızın en kısa zamanda kısmetinin açılacağına inanılır.  Hacıların, hac dönüşü karşılanışları sırasında söylendiği bildirilen “ilahi” tarzındaki Kabem türküsünün sözlerinin, Yunus Emre Divanı olarak hazırlanan kitaplardaki şiirler arasında rastlanamasa da, Yunus Emre’ye ait olduğu söylenir.” ifadeleri yer aldı.

Safranbolu’nun üç ünlü oyunuyla ilgili iki türkü ile bir ilahinin sözleri:

AÇKAPI

Aç kapıyı ben geldim (ağanın), Safa geldin hoş geldin (ölüyon),

Safa geldin hoĢ geldin, El ediyor el ediyor, O yar beni deli ediyor,

Ela da gözler kül ediyor, Çuha da yelek ekli olur (ağanın),

Çirkin seven dertli olur (ölüyon).

Çirkin seven dertli olur, Sende yanuk, ben de yanuk.

Sular da akar boz bulanık, Eller de uyur,  ben uyanık.

Sever isen güzel sev (ağanın), Güzel merhametli olur (ölüyon),

Güzel merhametli olur, El ediyor el ediyor,

O yar beni deli ediyor, Ela da gözler kül ediyor.

Çuha da yelek eğmesi (ağanın), Sol yanında düğmesi (ölüyon),

Sol yanında düğmesi, Un ele kızım hamur yoğur,

Var git evde kocanı doyur, Horoz kestim bize de buyur.

“MIZ MIZ OYUNU”NUN TÜRKÜSÜ

Düriyemim güğümleri kalaylı Fistan giymiş etekleri alaylı Düriyemi aldatması kolay mı

Alırım dedin de aldattın beni On telli sazla oynattın beni

Kabem sana varsam konuk Sağ yanımda altın oluk Hep melakeler onda konuk

Canım Kabem varsam sana Güzel Kabem dolansana Kabenin dörttür kapısı Lale mercandır

yapısı Miski amberdir kokusu Canım Kabem varsam sana Güzel Kabem dolansana 

Giyme dedim giydin sen bu alları Başıma getirdin türlü halları

Düşman ettin bana bütün elleri Aman aman buna can mı dayanır

Seher vakti yar uykudan uyanır

KABEM

Kabeye varan hacı olur Başında altın tacı olur Hep melakeler duacı olur

Canım Kabem varsam sana Güzel Kabem dolansana Kabenin yolları bölük bölüktür

Benim yüreçüğüm delük delüktür Dünya dedikleri bir gölgelüktür

Canım Kabem varsam sana Güzel Kabem dolansana Bunların dışında,

“Ben yarime Galaaltı’nda gavuştum”, “İlik düştü yakamdan”, “Yeşil ipek bükene”, “Daş Harman’ın mazısı”, “Güveyi dama çıkamaz” başta olmak üzere, Safranbolu’nun kendine özgü, pek çok yöresel  türkü ve oyun havası  bulunmaktadır. Bu özdeyişi, ülkemizin türküleri için, ilk kez kim söylemişse, çok doğru ve güzel söylemiş; Safranbolu türküleri için de aynı sözler, hiç kuşkusuz, bir gerçeğin en özlü biçimde yinelenişidir.

Bizi sosyal medyadan takip edin
adalet bakani gurlek 12 yargi paketimizle ilgili meslektaslarla surekli istisare halindeyiz q7t3vQby
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Bakanı Gürlek: “12. Yargı Paketimizle ilgili meslektaşlarla sürekli istişare halindeyiz”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi için yargı camiası ile sürekli istişare içinde olduğunu belirterek, yeni pakette hakim ve savcıların çalışma şartlarının geliştirilmesi konusunda da çalışma yapacaklarını ifade etti.

Bakan Gürlek, Düzce ziyareti kapsamında Adalet Sarayı’nı ziyaret etti. Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre tarafından karşılanan Bakan Gürlek, şehir dışı bütün ziyaretlerinde adliye ziyaretini önemsediğinin altını çizdi. 12. Yargı Paketi konusunda meslektaşları ile sürekli istişare yaptığını belirten Bakan Gürlek, “Sizler de Düzce’de görev yapıyorsunuz. Sizlerin fikirleri bizim için çok önemli. Yani gördüğüm kadarıyla adliyeniz çok güzel bir adliye. Nezih bir çalışma ortamınız var. Lojman sorunu da büyük ölçüde çözülmüş. Elimizden geldiğince meslektaşlarımıza yardımcı olmak istiyoruz. Sizin sorunlarınızı iyi biliyoruz. Sizin özellikle uygulamada karşılaştığınız sorunlar, bunların yargılamanın gecikmesine sebebiyet vermemesi için biz de bu konuda çalışacağız” diye konuştu.

“Adliye ziyaretlerini önemsiyorum”

20 yıl boyunca kürsüde görev yaptığını belirten Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hakimlik yaptım, savcılık yaptım. Daha sonra da Adalet Bakan Yardımcılığı, İstanbul Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı nasip oldu. Öncelikli olarak sizin yaşadığınız problemleri, sizin yaşadığınız sorunları, sizin psikolojinizi çok iyi biliyorum. Adliye ziyaretlerini de önemsiyorum. Hem meslektaşlarımıza moral motivasyon hem de özellikle uygulamadaki sorunları bizzat sahada görüp elimizden ne geliyorsa bunların çözüm aşamasına fayda sağlamak istiyoruz.”

“Sorunları çözmek için geldik”

Bakan Gürlek, ziyaretinde vatandaşlardan gelen eleştirileri de meslektaşları ile paylaştı. İki temel eleştiriye vurgu yapan Bakan Gürlek, “Adaletle ilgili vatandaşta iki tane temel eleştiri var. Birinci eleştiri; yargılamalar çok uzuyor. Yani bunu ben de gördüm, siz de biliyorsunuz. Her bir davanın ne kadar sürede bakılacağı hedef süre var. Aslında belli. Bu konuda ben sizden özellikle dosyanıza ihtimam göstermenizi istiyorum. Her gittiğim yerde de söylüyorum. Eğer hakimden, savcıdan kaynaklanmayan, sistemden kaynaklanan bir sorun varsa da biz de Adalet Bakanlığı olarak teknik ekibimle birlikte, heyetle birlikte bu sorunları çözmek için geldik” dedi.

Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi’nde hakim ve savcı takviyesi, çalışma şartlarının geliştirilmesi konularında da çalışma yapacaklarını ifade etti.

“Hakim, savcı delillere bakar”

Vatandaştan gelen ikinci eleştirinin yargıda güven problemi olduğunu belirten Bakan Gürlek, “İkinci problem biliyorsunuz aslında öyle de değil ama maalesef böyle bir algı var. Yargı her zaman güçlüden yanadır algısı var. Bu yanlış. Bunu siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz. İstanbul’da görev yaptık, sizler de biliyorsunuz. Hakim, savcı dosyadaki delillere göre bakar. Dosyanın taraflarının statüleri, makamları, mevkileri önemli değildir. O şahsın güçlü olması ya da önemli bir pozisyonda olması, maddi durumu önemli değildir. Bu konuda da değerli meslektaşlarım elinizden geldiğince sizlerden de ihtimam göstermenizi istiyoruz” diye konuştu.

Bakan Gürlek, adliyenin konferans salonunda Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Duran ile birlikte savcılarla bir araya geldi. Bakan Gürlek, baroya da ziyarette bulunarak, baro yöneticileri ve avukatlarla fotoğraf çektirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin