Reklam
Reklam

“Sadece emeğimizin karşılığını istiyoruz”

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Kasım, 2014 16:29 tarihinde yayınlandı
0

Öz İplik-İş Sendikası, Gürmen İşçileri ile Dayanışma Toplantısı Yaptı

Karabük’te Gürmen Tekstil fabrikasında örgütlenme çalışması mücadelesi veren Öz İplik-İş Sendikası, sendikalarına üye olan işçilerle dayanışma toplantısı yaptı.
Tüccarlar Kooperatifi Düğün Salonunda tekstil işçileri ile bir araya gelen Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, bir güce karşı mücadele ettiklerini ve bu mücadeleden dönmeyeceklerini söyledi.
İnanç, 5 aydır örgütlenme çalışması yaptıklarını belirterek, “Biz Ramsey’de, Gürmen’de sadece ve sadece emeğimizin karşılığını istiyoruz. Sadece ve sadece çocuklarımızı mutlu etmek için hakkımızı istiyoruz. Bizim Remzi Gür ile bir davamız yok, Hüseyin Doğan ile bir davamız yok biz asgari ücretle geçinemiyoruz , çocuklarımız komşunun çocuklarına bakıyor, çocuklarımız okula giderken cebine harçlık koyamıyoruz, patron bunu duy. Bizim işyerine karşı bir düşmanlığımız yok, sadece hakkımızı istiyoruz, 10-12 saatimiz işyerinde geçiyor, çocuklarımıza bile zaman ayıramıyoruz, nedir bu bize karşı yapmış olduğunuz, kanunsuzluk, hukuk tanımazlık. Dün ben çok iyiydim, dün ben çalışkandım sadece sendikaya üye olduğum için her gün yeni bir kumpas kuruyorsunuz, her gün rivayetler üretiyorsunuz, bizleri de huzursuz ediyorsun, kendin de huzursuz oluyorsun. Bugün geldiğin noktada bizim emeğimiz var, bizim alın terimiz var, bunu nasıl inkar edersin. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum, Devleti yönetenlere sesleniyorum. Gürmen’de Anayasal hakkını kullanmak isteyen insanlara baskı var, Gürmen’de Anayasal hakkını kullanmak isteyen işçi işten atılıyor, görün bizleri, duyun bizleri. Biz korkmuyoruz, siz de korkmayın, sizleri tuzağa düşürmek isteyen insanlara pirim vermeyin, korkmayın. Sendikal hareket başladıktan sonra bugün sırtımızı sıvazlayan yarın bizi yine işten atacaklar, bu davayı ya kazanacağız, ya kazanacağız başka şansımız yok. Türkiye’de asgari ücretle çalışan konfeksiyon işçisi artık kalmadı, sendikasız işletmelerde asgari ücret altında maaş alanlar var, Gürmen işçisi de, Ramsey işçisi de bu gidişe dur diyerek sendikalaşmak istedi ve Öziplik-İş Sendikasına geldi, Öziplik-İş Sendikası işçiler tarafından kurulan bir işçi hareketidir. Bugün Makine başından gelen işçiler tarafından idare edilen bir sendikadır, Üyesinin sorunlarını gerekli yerlere ileten bir işçi hareketidir. Bunu Remzi Gür veya Hüseyin Doğan anlamaya başlayacaklar, biz diğer sendikalar gibi patrona farklı, işçi farklı konuşmuyoruz, ikiyüzlü davranmıyoruz , bizim sizinle olan mücadelemizde bize olan baskıları bir bilseniz, hepsini elimizin tersi ile ittik, işçi bizim yanımızda ise dedik bu kavga sürecek geri dönüş yok diyoruz. Öziplik-İş Sendikası üzerine düşen görevi yaptı, Öziplik-İş Sendikası bütün kadrosu ile burada, bundan sonra görevi yapma sırası Gürmen çalışanlarında. Biz birbirimize sahip çıkacağız, ben bugüne kadar hayatımda işveren vekillerinin işletme ömür boyu kaldığına şahit olmadım, onlar da bir gün işinden olacak ama işvereninden aferin almak için, daha fazla para almak için size baskı yapıyorlar, onlara söyleyin yarın onlar da işinden olacaklar ama bilin ki hakkımız ortak hareket etmekte eğer ortak hareket etmezsek asgari ücretin dışında hiçbir şey bulamayacağız. Biz başarmak zorundayız, bizden ne isterseniz biz buradayız, ne zaman isterseniz yine buradayız, biz üretime zarar vermeyeceğiz, çalışacağız, çok çalışacağız ama 900 TL ile geçinemiyoruz, bütün kavgamız o. Ben buradan hodri meydan diyorum, madem sendikalara karşısın ver bu işçilere 4 ikramiye yada 3 ikramiye ben çekip gideceğim. Arkadaşlar Pazartesi’den (bugün) itibaren lütfen biraz daha bu işe sarılalım, gayret edelim. Lütfen haklarımıza, davamıza sahip çıkalım, sendika için çalışan arkadaşlara sahip çıkalım, sendikamıza sahip çıkalım, çocuğumuzun yarınına sahip çıkalım yoksa daha çok çocuğumuz okula harçlıksız gider” dedi.
Düzenlenen dayanışma toplantısına Sendikanın genel merkez yöneticilerinin yanı sıra Türkiye genelindeki Şube Başkanları ile İl Temsilcilerid e katıldı. Toplantı sonrası sendika yetkilileri tarafından toplantıya katılan işçilere çay bardağı hediye edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Oyuncu Necmi Yapıcı: “Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor, dram komediden daha kolay”

oyuncu necmi yapici herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamiyor dram komediden daha kolay tium3mhG
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0 0

SAMSUN (İHA) – Samsun’da oyunculuk dersleri veren ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, herkesin oyuncu olabildiğini ancak herkesin komedyen olamadığına dikkat çekerek, dram oynamanın komediden daha kolay olduğunu söyledi.

Seksenler, Ayrılsak da Beraberiz, Kahpe Bizans gibi birçok kült yapımda yer alan ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, hafta sonları Samsun’a gelerek çocuklara ve yetişkinlere oyunculuk dersleri veriyor. Samsun Gençlik Platformu’nun organizasyonunda konuşan Necmi Yapıcı, hem komedi üzerine hem de sektör hakkında kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi.

“Herkes oyuncu oluyor ama herkes komedyen olamıyor”

Komedinin dram ya da diğer türlerden daha zor olduğunun altını çizen Necmi Yapıcı, “Kendi oynadığım oyunları da yazıyorum. Ayrılsak da Beraberiz dizisinin 25 bölümünü ben yazdım. Senaristlik de yapıyorum. Genelde komedi yazıyorum. Komedi yazmak için halkı iyi tanımak gerekiyor. Yazılan şeye hâkim değilsen komedi de iyi yazılmıyor. İnsan bilmediği bir şeyi yazamaz. Ben, herkesin ortalama aynı tepkiyi verdiği komediler yapmak istiyorum. Komedi biraz da zekâ işidir. Zekâ seviyesine göre herkese her espri komik gelmez. O yüzden bunun ortalamasını bulabilmek ve tüm salonu aynı anda aynı espriye güldürmek bir maharet işi. Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor. Bu da çalışarak, üstüne kafa yorarak başarılabiliyor. Komedi oynamaktan çok zevk alıyorum, kendimi rahat hissediyorum. Ayrıca ülkemizde komedi ile başlayınca devamında da komedi geliyor. Onu kırmak istesen de sistem biraz onu engelliyor. Komedide herkes aynı şeye ağlıyor ama aynı şeye gülmüyor. O yüzden de herkesin güleceği bir espri yapmak gerçekten zor. Algılama ve zekâ seviyesi farklı olduğundan zor. Dram o nedenle daha kolay. Herkes aynı duyguya ağlayabiliyor ama gülemiyor” dedi.

“Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar”

Sosyal medyanın oyuncular üzerindeki etkisi hakkında konuşan Yapıcı, “Sosyal medyada da samimi ilişkilerime devam ediyorum. Mesajlara geri dönmeye çalışıyorum. İnsanlarla iletişimde kalmayı seviyorum. İstanbul’da Marmaray’a binerim, metroya binerim, halkın içinde yaşamayı da seviyorum. Onların ilgisinden hiçbir zaman rahatsız olmuyorum. Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar. Halk, bizim velinimetimizdir. O yüzden saygılı olmak lazım. Yaklaşmayı bilmeyen insanlar da var, rahatsız edici derecede. Onlara da gereken tepkiyi nazik bir şekilde gösteriyorum. Çünkü iletişim biraz beceri işi. Onlar beni tanıyor ama ben onları hayatımda ilk defa görüyorum. Birden samimiyet ile laubaliliği karıştıran izleyiciler olabiliyor. Onlara da nazik cevap vermeye çalışıyorum. Bu da işimizin gereği. Bundan rahatsız olmamak gerekiyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin