RTEÜ tarafından yapılan açıklamada hakkında ‘Dini pahaları aşağılayıcı sözler kullandığı iddia edilen’ Eğitim Fakültesinde vazifeli akademisyenin vazifeden uzaklaştırılarak hakkında süreç başlatıldığı duyuruldu.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Kısmı, Eğitim İdaresi Anabilim Dalı’nda misyon yapan Doç. Dr. Hüseyin Tolu’ya ait olduğu sav edilen bir ses kaydı toplumsal medyada süratle yayıldı. Ses kaydında konuşan ve Tolu olduğu tez edilen şahıs İslamiyet’e ve müslümanlara ağır hakaretlerde bulunarak öğrencilere ‘Sizin rabbiniz Arap, Türk değil’ biçiminde tabirler kullanıyor. Durumu okul idaresine öğrencilerin bildirmesi üzerine Tolu’nun üniversitedeki misyonuna son verilerek açığa alındı. Birebir vakitte şahıs hakkında soruşturma başlatıldığının belirtildiği açıklamada, “Üniversitemiz bünyesinde misyon yapan bir öğretim üyemizin, misyonu başında dini bedelleri aşağılayıcı sözlerde bulunduğuna dair bilgi ve dokümanın, Rektörlüğümüze iletilmesine müteakip bahsi geçen öğretim üyesi hakkında gerekli idari soruşturma başlatılmış olup hem soruşturma sürecinin hem de ilgili fakültedeki eğitim-öğretim işlerinin sağlıklı yürütülebilmesi hedefiyle ilgili hakkında misyondan uzaklaştırma kararı verilmiştir. Üniversitemiz bünyesinde yürütülmekte olan disiplin soruşturmasının yanı sıra olayın isimli makamlara sirayet eden tarafı ile ilgili süreç de Hukuk Servisimiz tarafından titizlikle takip edilmektedir” tabirlerine yer verildi.


RTEÜ’den İslamiyet’i aşağılayıcı ifadeler kullandığı iddia edilen akademisyen görevden uzaklaştırıldı
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

