RTEÜ tarafından yapılan açıklamada hakkında ‘Dini pahaları aşağılayıcı sözler kullandığı iddia edilen’ Eğitim Fakültesinde vazifeli akademisyenin vazifeden uzaklaştırılarak hakkında süreç başlatıldığı duyuruldu.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Kısmı, Eğitim İdaresi Anabilim Dalı’nda misyon yapan Doç. Dr. Hüseyin Tolu’ya ait olduğu sav edilen bir ses kaydı toplumsal medyada süratle yayıldı. Ses kaydında konuşan ve Tolu olduğu tez edilen şahıs İslamiyet’e ve müslümanlara ağır hakaretlerde bulunarak öğrencilere ‘Sizin rabbiniz Arap, Türk değil’ biçiminde tabirler kullanıyor. Durumu okul idaresine öğrencilerin bildirmesi üzerine Tolu’nun üniversitedeki misyonuna son verilerek açığa alındı. Birebir vakitte şahıs hakkında soruşturma başlatıldığının belirtildiği açıklamada, “Üniversitemiz bünyesinde misyon yapan bir öğretim üyemizin, misyonu başında dini bedelleri aşağılayıcı sözlerde bulunduğuna dair bilgi ve dokümanın, Rektörlüğümüze iletilmesine müteakip bahsi geçen öğretim üyesi hakkında gerekli idari soruşturma başlatılmış olup hem soruşturma sürecinin hem de ilgili fakültedeki eğitim-öğretim işlerinin sağlıklı yürütülebilmesi hedefiyle ilgili hakkında misyondan uzaklaştırma kararı verilmiştir. Üniversitemiz bünyesinde yürütülmekte olan disiplin soruşturmasının yanı sıra olayın isimli makamlara sirayet eden tarafı ile ilgili süreç de Hukuk Servisimiz tarafından titizlikle takip edilmektedir” tabirlerine yer verildi.


RTEÜ’den İslamiyet’i aşağılayıcı ifadeler kullandığı iddia edilen akademisyen görevden uzaklaştırıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

