Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, Özbekistan Urgenç Devlet Pedagoji Enstitüsü tarafından “Bilime ve insanlığa katkısı” dolayısıyla ‘Fahri Profesör’ ünvanı verildi.
Dünyanın saygın üniversiteleri ile iş birliği ağını genişleten Bartın Üniversitesi (BARÜ) eğitim ve bilim ağını güçlendirirken uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Özbekistan’da bulunan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ile Erasmus Kurum Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş, Urgenç Devlet Pedagoji Enstitüsünde “Küreselleşme Çerçevesinde Eğitim Bilimleri Alanında Araştırma: Sorunlar ve Çözümler” konulu konferansa katıldı.
Konferansta konuşmacı olarak bulunan Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun, farklı coğrafyalardaki öğrencilerin birbirlerinin kültürlerini tanımalarının ve akademik alanda deneyim kazanmalarının önemine değindi. Erasmus Kurum Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş ise BARÜ’nün küresel ölçekte yürüttüğü eğitim-öğretim çalışmalarını aktaran bir konuşma gerçekleştirdi.
Ardından geçilen törende Özbekistan Urgenç Devlet Pedagoji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Madraximova Feruza Ruzimbayevna tarafından Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun’a, belirli bir akademik alanda büyük katkı sunan ve kişinin alanındaki bilgi birikimine, araştırmalarına veya toplumda oluşturduğu etkiye değer verildiğini göstermek amacıyla ‘Fahri Profesörlük’ belgesi verildi.
Gerçekleştirilen ziyaretlerde sadece bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda kültürler arası köprüler kurulduğunu belirten Rektör Uzun, “Üniversitemizin öncelikli hale getirdiğimiz uluslararasılaşma stratejisi çerçevesinde, önde gelen yükseköğretim kurumlarıyla iş birliği protokollerimizin de bulunduğu Özbekistan’a akademik bir ziyaret gerçekleştirdik. Eğitimde küreselleşme noktasında katıldığımız konferansta deneyimlerimizi paylaşırken karşılıklı kültürel ve akademik anlayışı güçlendirecek, eğitim kalitesine katkı sağlayacak görüşmelerde de bulunduk. Bu ziyarette, Urgenç Devlet Pedagoji Enstitüsü Rektörümüz Prof. Dr. Madraximova Feruza Ruzimbayevna tarafından enstitünün kararı doğrultusunda şahsıma ‘Fahri Profesör’ belgesi verilmesinin onurunu yaşıyor, yakın ilgileri için kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. Bu düşüncelerle gelişimimize değer katan gayretleri dolayısıyla Erasmus Kurum Koordinatörümüz Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş’e ve katkı sunan tüm bileşenlerimize teşekkür ediyorum. Küresel etkileşim çerçevesinde uluslararasılaşma hamlemize olan destekleri için ise YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’ın şahsında YÖK üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.


Rektör Uzun’a Özbekistan’da ‘Fahri Profesör’ ünvanı verildi
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

