Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Kasım, 2019 09:55 tarihinde yayınlandı
0

Rektör Polat, Güney Afrika’daki ‘Uluslararası Yüksek Eğitim Zirvesi’ne katıldı

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde düzenlenen Uluslararası Yüksek Eğitim Zirvesi’ne katıldı. Zirvede Rektör Polat’a, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Oya Önalan eşlik etti.

Uluslararası iş birliği ağını tüm kıtalara yaymak isteyen Karabük Üniversitesi (KBÜ), dünya üzerindeki farklı ülkelerde düzenlenen uluslararası fuarlara katılmaya devam ediyor. Bu kapsamda KBÜ’nün yeni durağı Güney Afrika Cumhuriyeti oldu.

Başkent Cape Town’da düzenlenen “Uluslararası Yüksek Eğitim Zirvesi”ne katılan Rektör Polat ve heyeti, yeni iş birlikleri için görüşmeler yaparak, KBÜ’yü tanıttı. Zirve süresince gerçekleştirilen görüşmelerde ayrıca Türk yükseköğretim sistemini tanıtan KBÜ heyeti, uluslararası öğrenci alımı ve Mevlana Değişim Programı anlaşmaları için ön mutabakatlar yaptı.

Toplamda 38 farklı ülkeden 164 yükseköğretim ve kamu kurumu temsilcisinin yer aldığı zirvede, Türkiye’den KBÜ ile birlikte toplamda 7 üniversite hazır bulundu.

Zirveden önce Güney Afrika Cumhuriyeti’nin önde gelen üniversiteleri; University of the Witwatersrand, Nelson Mandela University, University of South Africa, University of Pretoria, University of Western Cape ve Stellenbosh University’e ziyaretler gerçekleştiren Rektör Polat, söz konusu üniversitelerle akademik iş birliği konularını görüşmüştü.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin