ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, 3. Uluslararası GreenMetric Çalıştayı’nın düzenlenmesine katkıda bulunanlara teşekkür etti. 9-10 Nisan 2017 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve uluslararası düzeyde yoğun ilgi gören 3. Uluslararası GreenMetric Çalıştayı, dünyanın 20 ülkesinden 100’e yakın Rektör, Rektör yardımcısı, alan uzmanı ve akademisyeni bir araya getirdi. BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, oldukça verimli geçen çalıştayın organizasyonunda görev alan ve katkı sunan personeli makamında kabul etti. Çalıştayın hem çevre bilinci hem Türkiye açısından önemini vurgulayan Özer emeği geçen personele teşekkür belgesi takdim etti. Rektör Özer “Çevreci üniversite kimliği ön plana çıkan Üniversitemiz, oldukça önemli ve geniş kapsamlı bir organizasyon olan 3. Uluslararası GreenMetric çalıştayını İstanbul Üniversitesi ortak organizasyonu ile başarıyla gerçekleştirmenin gururunu yaşamaktadır. Bu çalıştay, çevre bilincinin dünya üniversitelerine yaygınlaşması ve çevre sorunlarına çözüm önerileri üretmenin yanı sıra Türkiye’nin tanıtımı hususunda önemli bir misyon üstlenmiştir. Türkiye ile ilgili algı operasyonları yapılmaya çalışıldığı şu günlerde dünyanın farklı ülkelerinden üst düzey yüksek öğretim temsilcilerinin Türkiye’den olumlu izlenimlerle ayrılmaları ülkemizin tanıtımı açısından önemlidir. Bunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Organizasyonda emeği geçen tüm personelimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.


Rektör Özer, GreenMetric Çalıştayında katkıda bulunanlara teşekkür etti
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


