Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversite öğrencisi Recep Enes Özcan’ın daveti üzerine 100. Yıl Mahallesi’ndeki evlerine konuk oldu.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, 100. Yıl Mahallesi’nde ikamet eden öğrencilerin evini ziyaret etti.
İlahiyat Fakültesi Öğrencileri Enes Şardağ, Mustafa Kaya ve Recep Enes Özcan, Mühendislik Fakültesi Öğrencileri Hicaz Hyperlooop Kurucu Takım Kaptanı Mehmet Atsız ve Takım Kaptanı Mehmet Ali Kuru, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ı evlerinde ağırladılar. Rektör Kırışık’a, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş ve Genel Sekreter Lütfü Köm eşlik etti.
Ziyarette KBÜ’lü öğrenciler Rektör Kırışık ile sohbet ederek taleplerini dile getirdiler.
Karabük Üniversitesi Rektörü’nün evlerine konuk olmasından duydukları memnuniyeti dile getiren öğrenciler, Rektör Kırışık’a teşekkürlerini sundular.
Öğrencilerin görüş ve taleplerini dinleyen Kırışık, Karabük Üniversitesinin öğrenci merkezli çalışmalarının devam edeceğini vurguladı.
Konuşmasında Karabük Üniversitesinin çalışma takımları hakkında bilgiler veren Kırışık, çalışma takımlarının öğrencilere sağlayacağı kazanımlardan söz ederek gençlere tavsiyelerde bulundu.
Ziyarette İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Recep Enes Özcan, “Renkler ve Sesler” adlı şiir kitabını Kırışık’a hediye etti. TEKNOFEST Hyperloop Geliştirme Yarışması Karadeniz Bölge Birincisi ve Türkiye Dördüncüsü ayrıca Jüri Özel Ödülü ve En İyi Animasyon Ödülü bulunan Hicaz Hyperlooop Takımının Kaptanı Mehmet Ali Kuru’da Hicaz projelerinin maketini takdim etti.
Günün anısına hep birlikte çekilen fotoğraf karesi ile ziyaret sona erdi.


Rektör Kırışık öğrencilerini evlerinde ziyaret etti
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

