Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2023 20:00 tarihinde yayınlandı
0

Rakamlarla Samsun ve çevre illerin ilk 8 ayı

SAMSUN (İHA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), rakamlarla yılın ilk 8 ayının verilerini kamuoyu ile paylaştı.

TÜİK verilerine göre 2023 yılının Ocak-Ağustos aylarında Samsun’un ihracatı 851,5 milyon dolar, Tokat’ın ihracatı 22,1 milyon dolar, Çorum’un ihracatı 1 milyar 161,7 milyon dolar ve Amasya’nın ihracatı da 108,2 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın aynı dönemindeki ithalat rakamları ise Samsun’da 817,3 milyon dolar, Tokat’ta 20,7 milyon dolar, Çorum’da 2 milyar, 726 milyon dolar ve Amasya’da ise 38,1 milyon dolar olarak açıklandı.

Konut satış istatistiklerinde Samsun Bölge Müdürlüğü yetki alanında yer alan illerden Samsun’da Ocak-Ağustos döneminde 14 bin 547 konut, Tokat’ta 3 bin 566 konut, Çorum’da 4 bin 790 konut ve Amasya’da 3 bin 355 konut satışı gerçekleştirildi.

Motorlu kara taşıtları sayısında da Samsun’da geçen yıl 418 bin olan motorlu kara taşıtlarının sayısı; 2023 Ocak-Ağustos ayının sonunda 441 bine yükseldi. Tokat’taki motorlu kara taşıtı sayısı 213 bin olarak açıklanırken, Çorum’da bu sayı 193 bin ve Amasya’da ise 139 bin olarak kamuoyu ile paylaşıldı.

Kurum, ülke genelinde bir önceki aya göre fiyatı en çok artan ve azalan maddeleri de duyurdu. Verilere göre bir önceki ayla kıyasla fiyatı en çok artan madde; yüzde 172,72 artış ile üniversite eğitim oldu. Bir önceki aya göre fiyatı en çok azalan maddeler ise yüzde 4,31 düşüşle patates ve bazı yumru bitkiler oldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin