Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Temmuz, 2023 16:54 tarihinde yayınlandı
0

Psikolog, madde bağımlılığı konusunda aileleri uyardı

Uzman Psikolojik Danışman Muhammed Soner, madde bağımlılığı konusunda ailelere uyarılarda bulundu.
Ailelerde uyuşturucu madde, uyarıcı madde veya alkol bağımlısı kişiler varsa kendilerini çıkmazda hissedebildiklerini belirten Uzman Psikolojik Danışman Muhammed Soner, bazen huzursuzluk, korku, bazen yüksek kaygı, bazen çaresizlik ve çoğu zaman yorgunluk gibi negatif birçok duyguyu sık sık yaşadıklarını söyledi. Bağımlılığın bir hastalık olduğunu ifade eden Soner, “Bağımlı kişilerin iradesi zayıf olduğunu düşünüp, onları çoğu zaman yargılarız. Oysa onlar iradesiz değil, bağımlı bir beyne sahip hastalardır. Hastaların ihtiyaç duyduğu şey ise suçlanmak, aşağılanmak, dövülmek vb. şeyler değil, sadece hastalığını fark ederek tedavi olmaktır. Bağımlılık bir hastalıktır ve tedavisi gerekir. Bu da profesyonel bir destekle mümkündür. Ailenin ya da bağımlı kişinin kendi çabaları ile sağlıklı ve istenilen bir sonuca erişmesi zor olabilir. Bu nedenle hastaneler, Yeşilay ve BAY-DER gibi bağımlılık alanında önde gelen kuruluşlardan destek alınması gerekir” dedi.

“Madde ve alkol etkisindeyken konuşmayın”
“Bağımlı kişiler madde veya alkol etkisindeyken onlarla konuşmaya çalışmanız, sağlıklı bir iletişim kurmayacağınızdan öfkenizi veya merhametinizi kusmak dışında hiçbir işe yaramayacaktır” diyen Soner, “Hatta birçok zaman bağımlı kişi için daha riskli davranışları sergilemek için gerekçe olabilir. En sağlıklı iletişim kurabileceğiniz zaman dilimlerinde konuşmayı tercih edin ve iletişimi bozan konuşma tarzlarından uzak durmanız gerektiğini unutmayın. Kullandığınız iletişim dili çok önemlidir. Bizimle çalışan bağımlı yakınları bu konunun ne kadar üzerinde durduğumuzu bilirler” diye konuştu.

“Bağımlı kişiler de ödüllendirilmeli”
Bağımlı kişilerin aile içinde çok zorlayıcı süreçler yaşattığını aktaran Soner, “Ancak bağımlı insanlar sadece bağımlı değildir, aynı zamanda da insandır. O halde elbette bağımlılığını ödüllendirmeyin. Ancak insani olarak yaptığı güzel şeyleri de görmezden gelmeyin, aksine ödüllendirin. Ne demişler ‘Marifet iltifata tabidir’ şeklinde konuştu.
Bağımlı kişiye yaklaşımda yaşanan iletişim problemleri için birçok şey söylemenin mümkün olduğunu ancak eleştiride yargılayıcı ve aşağılayıcı bir dil kullanmanın sık karşılaşılan bir durum olduğunu kaydeden Soner, “Bağımlı kişilere elbette eleştiri yöneltilebilir ancak bunda sağlıklı bir ‘ben dili’ kullanılmalıdır. Çevreye yakınınızın bağımlı olduğunu fark ettirmemek için kendinizi yıpratmayın. Bu iki noktada çok önemlidir. Birincisi siz çevreden bu durumu saklamaya çalıştıkça bağımlılık aileyi daha çok yıpratan ve tüketen bir hastalık olarak büyüyebilir. İkinci olarak ise madde bulmak için maddi kaynaklar bulunamaması durumunda yakınınız ailenin adına borç alma ve başka insanları istismar etmeye daha kolay yönelebilir” ifadelerinde bulundu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
dfa840bc 3cb0 4df5 898b ad6da62035f3
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
21 Mayıs, 2026 10:13 tarihinde yayınlandı
0

Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.

Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.

Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.

Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.

Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.

Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.” 

Bizi sosyal medyadan takip edin