karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

‘Prostat kanseri tedavisindeki gecikme, idrar kanalına baskı oluşturabilir’

Prostat kanserinde tedaviye erken başlamanın önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Prostat kanseri zamanında tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" dedi.
Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğunu, kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer aldığını işaret eden Liv Hospital Samsun Üroloji Kliniği’nden Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, Dünya Prostat Kanseri Günü dolayısıyla dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.

“Erken dönemde belirti vermeyebilir”
Prostatın erkeklerde bulunan, yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir salgı organı olduğunu belirten Opr. Dr. Cavıldak, "Genellikle 65 yaş üstünde görülen prostat kanseri, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebilir. Fakat tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" diye konuştu.

“Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar”
Prostat kanserinde en önemli risk faktörlerinin yaş ve aile öyküsü olduğunun altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, “Yaş ilerledikçe prostat kanseri görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50’sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmamaktadır. Bu yüzden erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması önerilmektedir. Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15’lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır” dedi.

“Gece sık idrara çıkma ve idrarda zorlanmaya dikkat”
Lokalize (prostata sınırlı) prostat kanserinin sıklıkla hiçbir belirti vermeden geliştiğini ifade eden Opr. Dr. Cavıldak, prostat kanserinin izlenebilir belirtilerini şöyle sıraladı:
"Özellikle geceleri sık idrar çıkma ihtiyacı, idrar yapmaya başlarken ya da durdururken zorlanma, damla damla, kesintili idrar yapmak, cinsel ilişki sırasında ve boşalma anında ağrı, yanma, acı hissetmek, cinsel ilişki sonrası boşalma miktarında azalma, idrarda ya da menide kan görülmesi, ereksiyon sırasında zorlanma."

“Tedavi gecikirse hastalık ilerliyor”
Tarama testi yaptırmayan ya da tanı almış olmasına rağmen rutin kontrollerini aksatan kişilerde prostat kanseri tedavisinin geciktiğinin altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, bu durumlarda hastalığın ilerlemeye başladığını sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
22 Şubat, 2026 15:27 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Ramazan’ın Sembolüydü: İftar Topu Geleneği Unutuluyor

Ramazan ayının en heyecanlı anlarından biri olan iftar topu geleneği, teknolojinin gelişmesi ve şehir hayatının değişmesiyle birlikte giderek unutulmaya yüz tuttu.

Eskiden iftar saatinin geldiğini haber veren top sesinin mahalleleri çınlattığı anlar, Ramazan akşamlarının vazgeçilmez bir parçasıydı.

Özellikle küçük şehirlerde ve mahalle kültürünün güçlü olduğu dönemlerde, iftar hazırlıkları sürerken herkes kulağını top sesine verirdi. Sofralar kurulmuş, dualar edilmiş olur; topun patlamasıyla birlikte oruçlar açılırdı. O an, yalnızca bir ses değil, aynı zamanda sabrın sona erdiğini ve paylaşmanın başladığını müjdeleyen bir işaretti.

Günümüzde ise birçok yerde iftar vakti, televizyon yayınları, cep telefonu uygulamaları ve dijital ezan saatleri aracılığıyla takip ediliyor. Bu durum, iftar topu geleneğinin eski canlılığını kaybetmesine neden oldu. Özellikle büyük şehirlerde güvenlik ve teknik gerekçelerle top atışı uygulaması ya tamamen kaldırıldı ya da sembolik hale getirildi.

Tarihsel olarak Osmanlı dönemine uzanan iftar topu geleneği, ilk olarak 19. yüzyılda uygulanmaya başlandı. Rivayetlere göre Ramazan ayında iftar saatini halka duyurmak amacıyla top atışı yapılması kısa sürede yaygınlaştı ve imparatorluğun pek çok şehrinde gelenek haline geldi. Cumhuriyet döneminde de birçok il ve ilçede bu uygulama devam etti.

Uzmanlara göre iftar topu yalnızca bir zaman bildirme aracı değil, aynı zamanda toplumsal birlikteliği pekiştiren kültürel bir semboldü. Aynı anda yükselen top sesi, mahalledeki herkesi ortak bir anda buluşturur, Ramazan’ın manevi atmosferini güçlendirirdi.

Bugün bazı belediyeler ve yerel yönetimler bu geleneği yaşatmak için sembolik top atışları gerçekleştirse de eski heyecanı yaşayanların sayısı her geçen yıl azalıyor. Büyüklerin hafızasında yer eden o güçlü patlama sesi, Ramazan akşamlarının nostaljik hatıraları arasında yerini almış durumda.

Ramazan’ın ruhunu yansıtan bu gelenek, Karabük'te de kültürel mirasın bir parçası olarak hatırlanmayı ve yaşatılmayı bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin