Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ağustos, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Profesörden olimpiyatlardaki cinsiyet tartışmaları ile ilgili açıklama:

Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda yaşanan cinsiyet krizi ile ilgili Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Cezayirli boksör Imane Khelif; genetik, metabolik ve fizyolojik olarak erkektir. Ancak, morfolojik olarak kadın. Olimpiyat komitesi ise genetik testlere bakmıyor ve dış görünüşe göre kadın-erkek ayırımı yapıyor, hata burada" dedi.
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları, spor ve cinsiyet tartışmalarının odağına yerleşti. Kadınlar boks branşında yarışan Cezayirli boksör Imane Khelif ise cinsiyet durumu kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Samsun’da görev yapan Prof. Dr. Şevket Özkaya, Cezayirli boksör Imane Khelif; genetik, metabolik ve fizyolojik olarak erkek olduğuna dikkat çekerek, " Olimpiyat komitesi Cezayirli boksör Imane Khelif için ’intersex’ açıklaması yaptı. Bu ne demek? Cezayirli boksör Imane Khelif kadın mı? erkek mi? Hermofrodit mi? Neden olimpiyat oyunlarında bu tartışma açıldı. Bu sorunun yanıtını sonsuza kadar kapatacak bilimsel açıklamayı yapmak istedim. Cezayirli boksör Imane Khelif’in durumu aslında genetik bir bozukluk, yani genetik bir hastalık. Hastalığın ismi ise’ Testiküler Feminizasyon.’ Bu hastalık ne ve neden olimpiyat oyunlarında bu kadar tartışılıyor ve kimse bilimsel gerçeği bilmiyor? Anne karnında oluşan embriyo eğer kendi haline bırakılırsa kadın cinsiyet olur ama XY kromozomu varsa Y kromozomundaki androjen reseptörleri ile androjen etkisiyle erkek genital organlar ortaya çıkar. Ancak, Cezayirli boksör Imane Khelif aslında anne karnında erkek olması gereken XY kromozomlarına sahip iken, iç ve dış genital organların bir hormon olan androjene yanıtsızlık nedeni ile erkek genital organları tam oluşmaz ve dış genital yapı kadın ama iç genital yapı erkek yapısında olur. Bu hastalığa sahip olan kişi morfolojik olarak yani dıştan bakarsanız, dış görünüş olarak kadın görünümündedir. Dış genital organ dediğimiz, vajina ve meme dokusu vardır. Ama kadınlarda olması gereken, rahim, tüpler ve överler(kadın yumurtalıkları) olan iç genital organları yoktur. Onun yerine erkek iç genital organları olan testis(erkek yumurtalıkları) vardır ve erkeklik hormonu olan testosteron salgılayan bir yapısı var. Bu şu demek; Cezayirli boksör Imane Khelif; genetik, metabolik ve fizyolojik olarak erkektir. Ancak, morfolojik olarak kadın. Olimpiyat komitesi ise genetik testlere göre hareket etmiyor ve dış görünüşünde(meme var, vajina var) ve kadın pasaportu olduğu için kadın sporcu kategorisinde yarışmasını kabul ediyor" dedi.

"Olimpiyatlarda yarışamaz"
Prof. Dr. Şevket Özkaya şunları söyledi: " Dış görünüş kadın ama testisleri olduğu için kanında erkeklik hormonu olan testosteron var ve bu da vücutta kas kemik kitlesini erkek olarak geliştiriyor. Erkeklerin üst vücut yarımındaki kas kütlesi yüzdesi kadınlara göre daha fazla olduğundan, üst vücut kuvvetinin ön planda olduğu sporlarda kadın sporcular ile erkek sporcular arasında yüzde 15’lik fark var. Yani aynı kilodaki kadın ve erkek sporcular arasında, erkek kas yoğunluğu daha fazla. Ayrıca erkek kemikleri hem boyut hem de yoğunluk olarak daha büyük ve güçlüdür. Maksimum erkek kemik kütlesi kadınlarınkinden yaklaşık yüzde 50’ye kadar daha fazla olabilmektedir. Kadınların ağırlıklarının yüzde35’i kas iken aynı kilodaki bir erkeğin ağırlığının yüzde 50’si kastır. Bunu yapan ise erkeklik hormonudur. Bu da daha fazla kuvvet demek. Aynı kilodaki kadın ve erkek sporcuların, gövdenin üstü ile yapılan boks vb sporlarda kuvvet farkı var demektir. Şöyle düşünün. 1 kilo demir kütlesi ile 1 kilo pamuk kütlesi ayağınıza düştüğünde aynı hasarı mı verir? Yani Cezayirli boksör Imane Khelif her ne kadar dış görünüş kadın olsa da, iç cinsiyet organları erkektir ve erkeklik hormonu testosteron etkisinde olduğu için, adil olmayan bir güç savaşı oluşturmaktadır. Önceki yarışmalarda testosteron seviyesi yüksek olduğu için diskalifiye edilmiş ve genetik testte XY kromozomları olduğu, yani erkek olduğu tespit edilmiş. Ama olimpiyat komitesi genetik testlere bakmıyor ve sadece dış görünüşe göre kadın-erkek ayırımı yapıyor. Hata burada. Cezayirli boksör Imane Khelif cinsiyet değiştirmemiş ve çift cinsiyet gibi davranarak bunun verdiği avantajı olimpiyatlarda kullanmak istiyorlar ama bu haksız bir rekabet doğuruyor. Cezayirli boksör Imane Khelif gibi Testiküler feminizasyon hastalığı olan spor yapabilir mi? Yapabilir ama olimpiyatlarda yarışamaz. Bu hastalığa sahip çok sayıda manken ve ünlü insanlar var. İlk kez olimpiyatlarda yarıştırıldığı ve bu hastalık olimpiyat prosedüründe yer olmadığı için kaos oluşturdu. Cezayirli boksör Imane Khelif cinsiyet değiştirmemiş aksine doğal testosteron etkisinde ’haksız rekabet üstünlüğünü’ kullanmaktadır. Olimpiyat komitesi bu tanıyı yani ’Testiküler Feminizasyon’ tanısını almış bireylerin 12 yaşından önce iç genital organları olan testislerini aldırırsa kadın cinsiyet kategorisinde yarışabilir, maddesi koyması lazım."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
21 Şubat, 2026 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” Söyleşisi Düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt katıldı.

Çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği programda, İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri farklı başlıklar altında ele alındı.

Açılış konuşmasında bu tür programların dini meseleleri anlama ve sorgulama açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını vurgulayan Yeşilyurt, bunun aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.

Mağara hadisesine de değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü hatırlattı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından “El-Emin” olarak nitelendirildiğini dile getirdi. Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaşan Yeşilyurt, peygamberlik anlayışının ahlaki temellerine vurgu yaptı.

Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin