Profesörden 40 yaşından itibaren her yıl meme muayenesi uyarısı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ekim, 2023 04:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Profesörden 40 yaşından itibaren her yıl meme muayenesi uyarısı

Genel Cerrahi Uzm. Prof. Dr. Necati Özen, meme kanserine karşı uyarılarda bulunarak, ” 20’li ve 30’lu yaşlarda üç yılda bir, 40 yaşından itibaren her yıl doktor muayenesi yaptırmalıdır” dedi.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na dikkat çekmek amacıyla Samsun’un girişimci kadınlarının katılımlarıyla gerçekleştirilen “Güçlü Kadınlar Pembe Panel’de” etkinliğinde, VM Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzm. Prof. Dr. Necati Özen, Medikal Onkoloji Uzm. Prof. Dr. Yasemin Kemal, Doç. Dr. Mustafa Karaağaç, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Prof. Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, Plastik ve Rekonstrüktif Estetik Cerrahi Uzm. Prof. Dr. Tekin Şimşek konuşmalar yaptı.

Özel bir kulüpte gerçekleştirilen etkinlikte hekimler meme kanserinin sebepleri, erken teşhis, korunma yolları, kendi kendine muayene ve tedavi yöntemleri konularında katılımcıları bilgilendirdi. Sunum ve soru-cevap bölümlerinden sonra katılımcılara el aynası ve kendi kendine meme muayenesi broşürü takdim edildi. Etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

“Kendine bir mola verme zamanı geldi”

Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Necati Özen, “Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıcıdır. 20’li ve 30’lu yaşlarda üç yılda bir, 40 yaşından itibaren her yıl doktor muayenesi yaptırmalıdır.20 yaşından itibaren ayda bir kez (Adet sonrası 5. ve 14. günler arasında herhangi bir gün) kendi kendine muayene etmelidir. 40 yaşında ilk mamografi çekilmeli ve 45 yaşına kadar çekilme sıklığı hekim tarafından belirlenmelidir.45 yaşından itibaren her yıl mamografi çektirilmelidir. Kendi kendine meme muayenesi için belinize kadar soyunarak kollarınız iki yanınızda olacak şekilde ayna karşısına geçiniz. Aynada her iki memenin simetri incelemesini yapın Ardından kollarınızı yukarı kaldırıp aynaya bakın. Memelerde asimetri, önceden olmayan bir şişlik, deri çekintisi, deri çöküntüsü, meme başı çökmesi, meme başının yer değiştirmesi gibi anormallikler varsa doktorunuza başvurun. Ardından oturur veya yatar pozisyonda her iki memenizi (sağ memeyi sol elle, sol memeyi sağ elle) elin orta 3 parmağını kullanarak muayene ediniz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w 3
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
30 Nisan, 2026 13:06 tarihinde yayınlandı
0
0

500 TL, 1000 TL VE 5000 TL LİK PARALARIN BASILMAMASININ ARDINDAKİ NEDENLER.

Türk Lirasının alım gücü daha ne kadar düşecek?
En büyük banknotumuzun alım gücüne bakın, neye yetiyor? İlkokul çocuğuna harçlık olarak veriyorsunuz, beğenmiyor.
Bazı nedenlerle ve inatla daha büyük banknotlar basılmıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 TL, 1000 TL, 5000 TL gibi daha büyük banknotları basmamasının nedeni;
* Yeni ve daha büyük bir banknotun piyasaya sürülmesi, halk nezdinde enflasyonun kalıcı olduğu ve paranın değer kaybının resmileştiği şeklinde algılanacağı endişesidir. Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele kararlılığını göstermek ve bu olumsuz psikolojik algıyı tetiklememek için mevcut 200 TL’lik sınırı korumayı tercih etmektedir.
* Büyük banknotların eksikliği, fiziksel olarak büyük miktarda nakit taşımanın zorluğu nedeniyle vatandaşları ve işletmeleri kredi kartı, FAST ve diğer dijital ödeme yöntemlerini kullanmaya yönlendirmektedir.
* Büyük kupürlü banknotlar, yüksek miktardaki paraların fiziksel olarak transferini ve saklanmasını kolaylaştırdığı için kara para aklama ve kayıt dışı faaliyetlerde kullanılma riski taşır. Mevcut yapının korunması, finansal işlemlerin şeffaflığını artırmayı hedefler.
* Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, banknot kupür değerlerinin teknik analizler ve ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiğini, bir ihtiyaç oluşması halinde gerekli kararların alınabileceğini ifade ediyor.

* Şu anki tabloya göre, tedavüldeki banknotların adet olarak yaklaşık %60’ını, değer olarak ise %87’sini en büyük kupür olan 200 TL oluşturmaktadır.

Bana göre, vatandaşdaki asıl algı ve eziklik şu; “En büyük paramız 200 TL. Onunla 1 kilo domates, 250 gram kıyma bile alamıyoruz.”
* Vatandaşı enflasyonun kalıcı olduğu algısına düşürmeyelim derken, dünyanın en değersiz parasını kullanma ezikliğini yaşatıyoruz.
* Kayıp kaçağı, kredi kartı kullanımını artırarak belli bir oranda kontrol altına alıyoruz. Fakat gözden kaçırdığımız önemli bir konu var. Kredi kartları alış verişlerinden kesilen yüzde 2.5 komisyon.
Ülkemizdeki bankaların yüzde 90’ının yabancı olduğunu düşündüğümüzde milyarlarca lira yurt dışına, ırmak misali akıyor.

Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yüksek enflasyon ve aşırı arz nedeniyle paranın değeri düşmüş ve Almanlar, bir somun ekmeğin 201 milyon Mark’a çıktığı 1923 yılında ekmek almak için fırına el arabası ile para götürür hale gelmişlerdi.

Adamlara ders olmuş ki, şimdi dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri oldular.

Bu gidişat hiç iç açıcı değil. Aman! Allah korusun! Almanların 2. Dünya savaşındaki durumuna düşmeyelim.

Paramız hiç bu kadar değersiz olmamıştı.
200 TL, piyasaya ilk olarak 1 Ocak 2009’da sürülmüştü. Piyasaya çıktığında dolar kuru 1.52 idi. Yani 200 TL 131 dolara karşılık geliyordu. Şimdi ise 200 TL 4.4 dolara tekabül ediyor.
TL deki erime maalesef her geçen gün hızla artıyor.

10 yıl önce D segment lüks bir otomobil 60-70 bin TL ye alınabiliyordu. Şimdi 6-7 milyon TL

bir ülke ekonomisi ne kadar verimli, güvenli ve ihracat odaklı olursa, para birimi de döviz karşısında o kadar değerlenir.

Daha büyük paralar basmayacaksanız, söyleyin, el arabalarını hazır edelim.

İlyas Erbay