karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Ekim, 2023 20:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Prof. Dr. Yakup Aslan: “Bebekler için anne sütü hayat iksiridir”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Yenidoğan (Neonatoloji) Bilim Başkanı Prof. Dr. Yakup Aslan, anne sütünün bebeğin ilk 6 ay ihtiyacı olan her türlü besin ve vitaminleri tek başına karşılayabilen eşsiz bir besin kaynağı olduğunu belirterek “Anne sütü dışında, 6 ay süre ile herhangi başka bir besin veya sıvı almadan bir insanı veya canlıyı besleyecek besin yoktur. Bu nedenle bebekler için anne sütüne ‘hayat iksiri’ diyoruz” dedi.
KTÜ Farabi Hastanesi’nde 1-7 Ekim Emzirme Haftası nedeniyle etkinlikler düzenlendi. Yenidoğan Kliniğinden Prof. Dr. Yakup Aslan ise Anne sütü ve emzirme hakkında şu açıklamalarda bulundu. Sağlıklı doğan her bebeğin doğumdan sonraki ilk yarım-bir saat içinde emzirilmesi ve ilk 6 ay sadece anne sütü alması gerektiğine vurgu yapan Aslan “Altıncı aydan sonra ise anne sütüne ek olarak tamamlayıcı ek gıdalara başlamak gerekir. Çocuklara 2 yaşına gelinceye kadar Anne Sütü verilmesi hem Modern Tıbbın hem de Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in önerisidir” ifadelerini kullandı.

Anne sütünün bebeklere, emzirmenin annelere faydaları
Anne sütünün bebeklere faydaları ile ilgili de bilgi veren Aslan “Anne ve bebek arasındaki bağ güçlü olur ve bebek sağlıklı bir kişilik kazanır. Bebeğin zeka gelişimine ciddi yarar sağlar. Alerjik hastalıklar daha az görülür. Pişik gelişimini önler. Reflü hastalığı daha nadir görülür. Bebeğin her türlü enfeksiyonlardan korunmasını sağlar. Kabızlık ve infantil kolik (gaz sancısı) görülme sıkılığı azalır. Bebeklerin huzurlu olmasına ve rahat uykuya geçmelerine imkan verir. Emzirmenin ise anneye faydaları vardır. Bunlar, doğum sonrası rahim toparlanması hızlanır ve kanama riskini azaltır. Kemik erimesi riskinin azaltır. Yumurtalık ve meme kanseri riskini azaltır. Emzirirken salgılanan oksitosin hormonu mutluluk hormonudur ve annenin ruhsal sıkıntılarını gidermede yardımcı olur. Gebelikte alınan kiloların verilmesini kolaylaştırır. Bebek beslenme sonrası huzurlu ise ve sürekli meme aramıyorsa, bebek günde 6-8 kez, bol miktarda ve açık renkli idrar yapıyorsa, bebek haftada en az 150 gram ve ayda en az 500-600 gram kilo alıyorsa yeterli anne sütü alıyor demektir” bilgilerini paylaştı.

Anne sütünün erken kesilmesinin nedenleri
“Anne sütünün erken kesilmesinin en sık nedeni annenin ‘Bebeğim benim sütümle doymuyor veya sütüm bebeğime yetmiyor’ düşüncesidir” diyen Aslan “Yani negatif düşünce en olumsuz faktördür. Çünkü sütün salgılanmasını ve sağlayan prolaktin ve meme ucuna gelmesini sağlayan oksitosin hormonları beyinden salgılanmaktadır ki olumsuz düşünce beyinden bu hormonların salınımını durdurur ve çok kısa sürede süt kesilir. Süt yeterli değil diyerek mama başlanması bebeğin memeyi emme isteğini yok eder. Bu nedenle emzirmede ısrarcı olunmalı ve mama gerekip gerekmediğine Doktor tarafından karar verilmeli. Ek besinlere erken başlanması sütün erken kesilmesine neden olmaktadır. Beslenmede biberon kullanılması bir diğer nedendir. Çünkü biberonlardan mama akışı kolaydır ve bebek bunu kolay emdiği için gerçek memeyi almak istemez. ‘Küçüktür anlamaz’ zannedilen bebekler aslında gözü kapalı iken dahi hangi sütü emdiğini ve nereden (yani memeden mi biberondan mı) emdiğini gayet iyi anlar ve emmesi kolay olanı yani biberonu tercih eder” şeklinde konuştu.

Anne sütünü artırmak ve uzun süreli verebilmek için neler yapılabilir?
Prof. Dr. Yakup Aslan, anne sütünü arttırmak için ise şu önerilerde bulundu:
“Doğumdan sonraki ilk yarım-bir saat içinde, hatta normal doğumlarda mümkün ise doğum anında bebeğin anne memesine konulması ve emzirmeye başlanması gerekmektedir. Bebeğin hastalığı veya erken doğumu nedeni ile anne memesini emmesi zayıf ise süt sağılarak verilebilir veya annenin sütü ilk günlerde yetersiz ise süt yeterli miktarda gelene kadar geçici olarak Mama vermek gerekebilir. Bu gibi durumlarda bebeğin biberona alışıp memeyi bırakmaması için biberon emziği yerine kaşıklı biberon, kaşık, kap veya enjektör ile beslenmeli. Anne sütü yeterli olduğu sürece zamanında doğan bebeklere ilk 4-6 aylık dönemde D vitamini dışında hiçbir besin veya vitamin verilmemelidir. Erken doğan veya özel beslenme veya vitamin desteği gerektiren bebeklere ise Doktor tavsiyesi ile destek sağlanmalı. Bebek ile annesi ile aynı odada kalmalı. Anne huzurlu ve stresten uzak olmalı, uykusunu alması ve dinlenmesi için diğer aile bireyleri tarafından desteklenmeli. Meme başı çökmesini önleme için gebeliğin beşinci ayından sonra belli aralıklarla memeye elle masaj yapılarak meme ucu belirgin hale getirilmeye çalışılmalı. Meme ağrısı veya şişliğini önlemek için bebek sık sık emzirilmeli, süt fazla ise sağılmalı. Meme başında çatlak olmaması için, emziren anne her emzirmeden sonra meme ucuna bir iki damla kendi sütünden sürmeli. Anne emzirme döneminde kilo vermek için zayıflama diyeti yapmamalı ve yeterli miktarda beslenmeli. Çünkü yeterli ve başarılı emzirme ile annelerin büyük bir kısmı 6 ayda normal kiloya inilebilmekte. Ancak sütü artırır düşüncesi ile fazla tatlı (karbonhidrat) tüketilmesi sütü artırmaz tam tersine bebekte gaz artışına neden olur. Annenin her gün en az 10-12 bardak su tüketmesi süt üretimini artırır. Bebek doğmadan önce Kadın Doğum Uzmanlarından, bebek doğduktan sonra ise Çocuk Uzmanları ve her dönemde Aile Hekimlerinden Emzirme ve Anne Sütünün artırılması konusunda eğitim ve yardım almalı. Başarılı emzirmenin anahtarı; annenin bebeğini emzirmesi gerektiğini düşünmesi ve bunu başaracağına inanmasıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN’da sağlıklı yaşam kültürü yaygınlaşıyor

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Kampüsü, Alaplı Meslek Yüksekokulu Kampüsü, Çaycuma Kampüsü ve Devrek Kampüsü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" ünvanına layık görüldü.
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri (BDFAD) Programı; sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite başta olmak üzere sağlıkla ilgili alanlarda çalışanlarda davranış değişikliği oluşturmayı, sağlığın korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor. Program ile aynı zamanda sağlıklı, güvenli ve üretken bir iş yeri ortamının oluşturulması amaçlanıyor.
Bu kapsamda BEUN’un Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Devrek kampüsleri; Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda söz konusu ünvanı almaya hak kazandı. Yapılan incelemeler, kampüslerde sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaların başarıyla hayata geçirildiğini ortaya koydu.
BEUN’un ilgili kampüslerinin söz konusu ünvanı almaları dolayısıyla değerlendirmede bulunan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, programın temel amacının çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek ve iş yerlerinde sağlığı teşvik eden uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti.
Uzm. Dr. Gün, açıklamasının sonunda bu programa hassasiyetle yaklaşarak kampüslerde yürütülen çalışmaların titizlikle uygulanmasına destek veren başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm yönetici ve personele teşekkür etti. Ünvan almaya hak kazanan kampüsleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Rektör Özölçer: "Sağlıklı Yaşam Kültürünü Üniversitemizin Her Alanına Taşıyoruz"
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin yalnızca akademik başarıya değil, sağlıklı yaşam kültürünün kurumsal bir değer haline getirilmesine de büyük önem verdiğini belirterek şu sözleri ifade etti:
"Üniversiteler yalnızca akademik bilgi sunarak öğrencileri meslek hayatlarına hazırlayan yükseköğretim kurumları değildir. Aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve örnek yaşam alanları inşa etmekle de sorumludur. Kampüslerimizin ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri’ ünvanına layık görülmesi, benimsediğimiz bu anlayışın somut ve kıymetli bir göstergesidir. Çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını önceleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. Sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamalarımız, fiziksel aktiviteyi destekleyen imkânlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla kampüslerimizi daha nitelikli ve daha bilinçli yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; sağlıklı bireyler güçlü kurumları, güçlü kurumlar ise güçlü bir toplumu inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle programa verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sürecin titizlikle yürütülmesinde büyük destek sunan Zonguldak İl Sağlık Müdürümüz Sayın Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün’e, değerli Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ve değerlendirme ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürece büyük bir hassasiyetle katkı sağlayan kampüslerimizin kıymetli yöneticilerine, akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıklı kampüs uygulamalarımızı daha da geliştirerek yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı artan bir kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin