Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Eylül, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0

Prof. Dr. Erbaş: “Bizim ilmimiz insanlığı yaşatmak içindir, Batı’nın ise öldürmek içindir”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İslam medeniyetinde bilimin ve ilmin insanlığı yaşatmaya yönelik olduğunu, bilginin amacının insanlığı huzura kavuşturmak olduğunu söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı Kastamonu Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Prof. Dr. Erbaş, İslam medeniyetinde bilimin ve ilmin önemine dikkat çekerek, bilginin amacının insanlığı huzura kavuşturmaya yönelik olduğunu söyledi.

Millet olarak ihsan peşinde, ilim peşinde, bilim peşinde olduklarını söyleyen Erbaş, Türk milletinin en büyük hazinesinin öğrenciler olduğuna dikkat çekerek, “Üniversitelerde okuyan 9 milyon öğrencimiz var. Hocalar olarak, idareciler olarak öğrencilerimizi en iyi yetiştirmenin gayreti içerisinde olmalıyız. Ne büyük servet. 9 milyon üniversite öğrencimizin yanı sıra 20 milyona yakında üniversite öncesinde okuyan öğrencimiz var. Vatanımız, devletimiz için en büyük hazine budur. Yani 30 milyona yakın bizim öğrencimiz var. Dünyada bizim öğrencimizin sayısından nüfusu daha az olan 100’ün üzerinde ülke var. O zaman biz gençlerimizi, öğrencilerimizi çok iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Nicelik önemli ama nitelik de önemli. Gençlerini, öğrencilerini; Rablerini bilen, kitabını tanıyan, onun ilkelerine göre yaşayan, milletine aşık, ezanına, bayrağına aşık gençler olarak yetiştirmemiz lazım. 180 bin civarında üniversite hocamız var. Hocalarımız branşları ne olursa olsun önceliğimiz ahlaklı gençler yetiştirmek olmalı. 1 milyona yakın öğrenci, kredi yurtlar kurumunda kalıyor. Bizim Diyanet Vakfı Yurtları olarak 52 yurdumuzda öğrencimiz var. Biz diyoruz ki ikinci bir üniversite olarak da yurtlarımızı değerlendirelim” diye konuştu.

Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Erbaş, “Hikmet kime verilir? İsteyene verilir. O halde bizim hikmeti aramamız lazım. Üniversite öğrencilerimizin hikmeti aramaları lazım. Bizim geçmiş ulemamız hikmetin peşinde koşmuş. 7’nci yüzyıldan 17’nci yüzyıla kadar 10 asır boyunca dünyayı aydınlatan ilmi çalışmalar yapmış. Batı’nın karanlık çağı İslam medeniyetinin ilmi ile aydınlanmış. Bunu her yerde iftiharla söyleyelim. Bizim getirdiğimiz, bıraktığımız yerden Batılılar almışlar götürmüşler. Tıpta öyle, kimyada öyle, matematikte öyle. Bugün algoritma olmasa internet çöker. Matematiğin en büyük kurucuları Müslüman alimlerdir. El Harezmî algoritmanın temellerini atmıştır. Ama Batılılar, El-Harezmî dememek için onu bozmuşlardır. Bizim medeniyetimiz ilim medeniyetidir, bilim medeniyetidir. Bugün biz istiyoruz ki üniversitelerimizin fen bilimleri fakültelerinde öğrencilerimiz laboratuvarlardan çıkmasın, ilmi konularda keşifler yapsın, buluşlar yapsınlar. İlaçlar yapsınlar, patentler alsınlar. Binlerce ilaçtan birini bizim öğrencilerimiz yapsın. 100 yıldır neden yok? 1000 yıl önce İbn-i Sina’nın yaptığı çalışmaları onların torunları olarak bizler neden yapmayalım? Biz niye ulaşmayalım. Yolu belli. İsteyene Allah verir. Çalışanın inancına da bakmaz Allah. Kim çalışmak isterse Allah ona verir” dedi.

İslam medeniyetinin ürettiği bilgilerin insanlığı yaşatmak için olduğunu vurgulayan Erbaş, “Ama aklımızdan şunu çıkarmayalım. Bizim ilmimiz, bizim ürettiğimiz şeyler insanlığı yaşatmak içindir. İnsanlığı öldürmek için değil. Batı ile doğunun farkı budur. İslam’ın farkı budur. İslam medeniyetindeki bilginin amacı insanlığı huzura kavuşturmak, daha iyi yaşatmaktır. Yukarıdan bombalarla masum insanları, bebekleri, kadınları katledenler de bilgi ile bunu yapıyorlar. Bu bilgi zararlı bilgidir. İnsanları öldürmek için kullanılan bilgi zararlı bilgidir. Batı’nın içinde bu kötülük var. İkinci Dünya Savaşı’nda 60 milyon insan ki en az 60 milyon, bazı kaynaklar 80 milyona çıkarıyor. Bu kadar masum insanı kim öldürdü? Birinci Dünya Savaşı’nda 20 milyon insanı kim öldürdü? 1992-1995 yılları arasında Avrupa’nın ortasında Bosna’da 250 bin Müslümanı kim öldürdü? Bugün Gazze’de, bir sene olmadan 40 binin üzerindeki Gazzeli masumları kim öldürüyor? Zalimler, işgalciler. Batılıların desteği ile. Ama Müslümanlarda birlik ve beraberlik olmayınca zalimlerin cesareti artıyor. Ey Müslümanlar artık bir araya gelin. Güçlerinizi birleştirin. Bizler dağınık olduğumuz sürece zalimlerin cesareti artacak. Öldürmeye devam edecekler. Bugün belki rahat olabilirsiniz. Bu acı unutmayın sizi de bulur. Bizi de bulur. İşte biz zulme karşı, zalimlere karşı olan, mazlumların yanında olan bir nesil yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz. Bunu cihana ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, Türkiye Diyanet Vakfı Kız Öğrenci Yurdu’nun Kastamonu’ya kazandırılmasının çok önemli olduğunu belirterek, “Burada yetişen kızlarımız vatana, millete, insanlığa faydalı bireyler olarak kalmayıp ileride anneler olarak güzel çocuklar yetiştireceklerdir” dedi.

Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de, “22 yıllık iktidarımızda kız çocuklarının okullaşması, her alanda mevcudiyetlerini artırması için emek verdik. Bugün de çok açık görülüyor ki, Milli Eğitim Bakanlığından Diyanet İşleri Başkanlığına kadar bu ulvi sorumluluğu tüm gücüyle sürdürüyor. Bugün kurdelesini keseceğimiz yurt, Kastamonu’muza emanettir. Göz bebeğimiz gibi emanete sahip çıkacağımızdan ve başta şehitlerimiz olmak üzere coğrafyamızı ebedi Türk İslam yurdu yapanlara daima dua edeceğimizden şüpheniz olmasın” diye konuştu.

Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan ise, “Türkiye’de 29 şehirde 52 yurdumuz var. Bunların 36’sı kız 16’sı erkek yurdu. Kızlarımıza pozitif ayrımcılığı yapan bir kuruluş olarak onları çok ehemmiyetli görerek başkanımızın talimatıyla çok önem gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan dua ile 504 öğrenci kapasiteli kız yurdunun açılışı gerçekleştirildi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, beraberindeki heyet ile birlikte yurt binasını gezerek yetkililerden bina hakkında bilgiler aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr kucuk yapay zeka uygulamalariyla ormancilik faaliyetlerinde yeni bir donem basladi gbEe7s4i
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.

Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.

“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”

Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.

Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.

Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.

Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin