Türk Polis Teşkilatı’nın 170. Kuruluş Yıldönümü ve Polis Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü (POMEM) Hüseyin Zengin, Müdür Yardımcıları, Polis Memurları ve POMEM Öğrencileri Vali Orhan Alimoğlu’nu makamında ziyaret etti. Günün anısına İl Emniyet Müdürlüğü ile POMEM personeli tarafından Vali Orhan Alimoğlu’na çiçek takdim edildi.
İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever tarafından Vali Orhan Alimoğlu’na Polis Haftasında gerçekleştirilecek etkinlikler hakkında bilgilendirme yapıldı.
Emniyet Teşkilatının Ülkemizin en köklü teşkilatlardan biri olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Vali Alimoğlu “İnsanların toplu olarak yaşadığı yerlerde mutlaka bir emniyet teşkilatı da bulunur. Adı üstünde emniyet teşkilatı, insanları emin ve endişesiz yaşatma teşkilatıdır, arkadaşlarımız bunun için görev yapıyor. İlimizde herhangi bir yerde yaşayan bir vatandaşımız huzursuz olursa bizlerde huzursuz oluruz. Görevimiz vatandaşlarımızı huzur ve güven içinde yaşatmaktır. Emniyet Teşkilatımız samimiyetle, canla, başla, özveri ile çalışmaya gayret ediyorlar. Karabük’te yaşayan insanlarımız emniyet ve huzur içinde yaşayacaklar. Türk Polis Teşkilatımızın Kuruluşunun 170. Yılını kutluyorum.”dedi.


Polis Teşkilatından Vali’ye Ziyaret
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


