Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Nisan, 2019 13:14 tarihinde yayınlandı
0

Polis Haftası Safranbolu’da kutlandı

Polis Teşkilatının 174. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Safranbolu’da tören düzenlendi.

Törene;  Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Belediye Başkanı Elif Köse, İlçe Jandarma Komutanı J. Yzb. Burak Ören, İlçe Emniyet Müdürü Cavit Yılmaz Tamtürk, Kurum Müdür ve Amirleri, Polisler, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen törende İlçe Emniyet Müdürü Cavit Yılmaz Tamtürk Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.  Saygı Duruşunda ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından konuşan Yılmaz; “ Bayraklaşan Vatan topraklarının her karışında asayişin sağlanması görevini, büyük bir heyecan ve üstün bir vazife anlayışı içinde yerine getiren Türk Polis Teşkilatının mensubu olmanın onurunu yaşıyoruz. Asli görevi; halkın can, mal, ırz ve namusunu, vatanın bölünmez bütünlüğünü ve laik Cumhuriyeti korumak ve kollamak olan teşkilatımız, kanunlar çerçevesinde, insan haklarına saygılı ve büyük önde Atamızın ilkeleri doğrultusunda, mesai mefhumu gözetmeksizin üstün bir hizmet anlayışı ile ülkemizin her köşesinde görevini fedakârca sürdürmektedir.

Kurulduğu 1845 yılından bugüne kadar etkin bir asayiş hizmeti sunmayı amaç edinmiş olan Türk Polis Teşkilatı, bu amaç doğrultusunda terörle mücadele başta olma üzere tüm suç ve suç unsurları ile mücadelede elde ettiği başarılarla huzur ve güvenin simgesi olmuştur. Değerli meslektaşlarım, bizler Türk Polisi olarak daima vatandaşımızın yanında ve onun hizmetinde olduğumuzu unutmamalıyız. Güç şartlar altında sürdürdüğümüz, şerefli görevimizi anayasa, kanunlar, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda yılmasan yerine getirdik, getirmeye devam edeceğiz.

Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Polis bir asker kadar disiplinli, bir hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır.’ Teşkilatımızın 174. Kuruluş Yıldönümü münasebeti ile görevde bulunana fedakâr meslektaşlarımı takdirle selamlıyor, Vatan ve görev uğruna canlarını veren aziz Şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, Kahraman Gazilerimiz ile görev malulü ve emeklilerimize esenlik ve sağlık diliyorum” dedi.

Konuşmanın ardından tebriklerin kabulü için Sunal Tülbentçi öğretmenevine geçildi.

Burada Safranbolu İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışmaların anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından kokteyle geçildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin