Reklam
Reklam

Planlı Korumacılıkta 42. Yıl

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Haziran, 2017 14:08 tarihinde yayınlandı
0

 

2 Haziran 1975 Yılında Safranbolu Belediyesi tarafından Korumacılık ile ilgili alınan ilk kararın 42. Yıldönümü ile ilgili Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy bir mesaj yayınladı.

Aksoy, mesajında şunları söyledi;

“Günümüze kadar bozulmadan gelen, Türk Kültürünün belgesi niteliğindeki Safranbolu’nun konut mimarisi, yol dokusu ve doğal özellikleri ile bir bütün halinde korunmasının zorunlu bulunduğu 12 Haziran 1975 yılında Safranbolu Belediyesi Meclisinde, meclis kararı olarak kayıt altına alınmış, bu tarihten sonra Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu 8 Ekim 1976’da Safranbolu için ‘Koruma Kararı’ almıştır. Alınan bu önemli kararlardan itibaren Safranbolu tüm dünyanın dikkatini çekmiş, 1994 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne dahil olmuştur.

Planlı Korumada 42. yıl dönümü olan bu günde Safranbolu tarihi değerleri içinde yaşayarak koruyor ve bunu Dünya Mirası olarak herkes ile paylaşıyor. Bireysel korumacılıkla yola çıkarlarken sürdürülebilir restorasyonlar, tarihi dokunun cakalandırılabilmesi, güncellenmesi ve dünyaya sunulması Safranbolu’yu dünyada en iyi korunan 20 kentinden biri, Korumacılığında Başkenti haline getirmiştir.

Belediyemizin kentimizi koruma ve restorasyonlar ile gelecek kuşaklara aktarabilmek ile ilgili yaptığı yoğun çalışmalar her geçen gün ivme kazanmaktadır.

Yapılan Koruma İmar Planları ile kentimizin koruma altındaki alanları plan üzerinde revize edilmiş ve güvence altına alınmıştır. Bu kapsamda restorasyon çalışılmaları Belediyemiz, Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları ile vatandaşlarımız tarafından sürdürülmektedir.”

“75’TEN SONRA KURUMSAL KORUMACILIĞA GEÇİLDİ”

12 Haziran 1975’te Safranbolu Belediye meclisinin tarihi bir karara imza atarak Safranbolu’nun bugünlere gelmesine vesile olduğunu söyleyen Aksoy; “O dönemde belediye imar danışmanı Baran İdil’in önerisi oy birliğiyle karara dönüştü. Ondan önce herkes kendi ata mirasını korurken, 1975’ten sonra Safranbolu’da kurumsal korumacılığa geçilmiş oldu. Safranbolu, Osmanlı mimarisi eserlerinden oluşmakta. 1975’e kadar insanlar ‘Kendi atamızın mirasını koruyalım.’ diye bu binaları devletin herhangi bir önerisi olmaksızın korudular, muhafaza ettiler” diye konuştu.

1975’te alınan kararın 2010’da da muhafaza edildiğini aktaran Aksoy, “Koruma amaçlı imar planı güncellenerek, ‘etkileşim sahası’ dediğimiz alan ilave edildi. 1975’te alınan bu karar UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girişimizde de adeta merdivenlerin en önemli basamağıdır. Türkiye’de en önemli kültür odaklarından, kültür miraslarından Safranbolu, dünyanın en önemli korumacılık alanlarından birisi olarak 1994’te tescillendiğinde, korunacak eserler 1975’te alınan kararla o yıllara taşınan eserlerdir” dedi.

“SAFRANBOLU HALKININ KATKISI BÜYÜK”

Safranbolu’nun bin 580 adet tescilli kültürel varlığı bulunduğunu ve bunların çoğunun restorasyonunun yapıldığını aktaran Aksoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Restorasyon, ‘Bir kere yaptık, bitti.’ demekle mümkün olmayan bir süreç. Her 10 yılda bir bu tescilli binalar elden geçmek durumunda. Belediye olarak mülkiyetimizde bulunan çeşmelerimizin restorasyonlarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu sene 55 çeşmemizin ihalesini yaptık ve yaz içerisinde restorasyonları gerçekleşecek. Vakıflar Genel Müdürlüğü, kendi uhdesinde bulunan başta cami, han ve hamamlarımız olmak üzere restorasyon çalışmalarının büyük bir kısmını tamamladı. Şu anda Köprülü Mehmet Camisinin restorasyonu sürüyor.”

Belediye meclisinin almış olduğu kararın uygulanmasında Safranbolu halkının da büyük katkısı olduğunu anlatan Aksoy, “Onlar bu kararı almasalardı, bugün Safranbolu diye tarihi bir şehir bulunmayacak, hemşehrilerimiz başta turizm olmak üzere, kültür varlıklarının korunmasıyla elde edilmiş olan ekonomiye de sahip olamayacaklardı.” şeklinde konuştu.

Bu vesile öncelikle Safranbolu’nun günümüze kadar kendini koruyabilmesinde büyük emeği ve imzası olan Safranbolu’da görev yapmış Belediye Başkanlarımıza, Kaymakamlarımıza, şehrin korunması aşamasında büyük özveri gösteren Safranbolu halkına sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, Safranbolu Belediyesi olarak şehrimizin tarihi yapısını koruyarak geleceğe taşıma adına çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğimizi halkımıza hatırlatıyoruz” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Eşi tabutuna son kez sarıldı, babası namazını kıldırdı: AFAD personeline hüzünlü veda

esi tabutuna son kez sarildi babasi namazini kildirdi afad personeline huzunlu veda vat3eczE
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Haziran, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
0 0

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde arama kurtarma faaliyeti sırasında botun devrilmesi sonucu akıntıya kapılarak hayatını kaybeden AFAD personeli Ömer Faruk Özkan, memleketi Bolu’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Eşi tabuta sarılarak gözyaşları dökerken, acılı baba oğlunun cenaze namazını kıldırdı.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki Fırtına Deresi’nde 2 gündür kayıp olarak aranan 23 yaşındaki Volkan Civelekoğlu’nun cansız bedenine ulaşıldı. Civelekoğlu’nun cenazesinin sudan çıkarıldığı esnada debisi aniden yükselen derede, AFAD ekibini taşıyan bot devrildi. Akıntıya kapılan 4 AFAD personelinden 3’ü mesai arkadaşları ve çevredeki vatandaşlar tarafından kurtarılırken, Ömer Faruk Özkan (28) sulara kapılarak hayatını kaybetti. Görevi başında vefat eden kahraman AFAD personelinin cenazesi, memleketi Bolu’ya sevk edildi.

Tayin bekliyordu, geride 10 aylık bebeği kaldı

Ömer Faruk Özkan’ın vefat haberi, memleketi Bolu’nun Hamzabey köyüne ateş düşürdü. Rize’den Bolu’ya tayin istediği öğrenilen Özkan’ın, bayram tatili sonrasında ailesini memleketi Bolu’da bırakarak görev yeri Rize’ye döndüğü ortaya çıktı. Genç personelin, bir hafta sonra Ankara’da katılacağı eğitimler öncesinde son görevine çıktığı öğrenilirken, geride eşi ve henüz 10 aylık olan bebeğini bıraktı.

“Seninle gurur duyuyorum”

Dün gece saatlerinde memleketi Bolu’ya getirilen genç AFAD çalışanının cenazesi, bugün helallik alınmasının ardından Hamzabey Köyü Camii’ne getirildi. Cenaze töreni öncesinde eşi Kübra Özkan gözyaşlarına hakim olamadı. Hayat arkadaşının Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılarak uzun süre ağlayan Kübra Özkan’ın, “Seninle gurur duyuyorum, inşallah biz de o mertebeye erişiriz” şeklindeki feryadı cenazeye katılanların yüreklerini dağladı.

Cenaze namazını acılı baba kıldırdı

İkindi namazına müteakip düzenlenen cenaze törenini acılı baba Şükrü Özkan kıldırdı. Törene; AFAD Başkan Yardımcısı Cengiz Gevrek, AFAD Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Ali Öncü, Bolu Valisi Abdülaziz Aydın, Bolu 2. Komando Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Emrullah Öztürk, Bolu İl Jandarma Komutanı Rıfkı Kulaksız, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Bolu Belediye Başkanvekili M.Tuna Özcan’ın yanı sıra çok sayıda AFAD, itfaiye ve jandarma personeli ile vatandaşlar katıldı.

“Allah’tan gelen her şeye razı olmayı kabul ediyoruz”

Oğlunun cenaze namazını kıldıran acılı baba Şükrü Özkan, “Değerli devlet büyüklerim, kıymetli cemaatim, Allah razı olsun sizlerden. Bu kederli günümüzde bizim yanımızda oldunuz. Dilin lal olduğu, kelimelerin bir şey ifade etmediği şu anda, ’Mallardan, ürünlerden, evlatlardan eksiltmek suretiyle sizi deneriz, sabredenlere müjdele’ buyuruyor Rabbimiz. Bana düşen sabır. Sabredenlerden olmayı, Allah’tan gelen her şeye razı olmayı kabul ediyoruz” dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından Ömer Faruk Özkan’ın naaşı, mesai arkadaşlarının ve sevenlerinin omuzlarında taşınarak köy mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin