Reklam
Reklam

Pişkinliğin Bu Kadarı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Nisan, 2017 14:26 tarihinde yayınlandı
0

Toz esrar ile ele geçirilen şahıs sosyal medya paylaşımda polisi göreve çağırdı

Karabük’te polis ekiplerin bir eve düzenlediği uyuşturucu operasyonunda satışa hazır sıkıştırılmış toz esrar ele geçirilirken bir kişi gözaltına alınırken, bir de kaçak göçmen yakalandı. Uyuşturucu sattığı iddia edilen E.Y isimli şahsın sosyal medya hesabı üzerinden uyuşturucuya yönelik emniyet müdürlüğünü göreve çağırdığı ortaya çıktı.
Edinilen bilgiye göre, uyuşturucu kullanan yaşı küçük iki kişinin ifadesinden yola çıkan Karabük Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şube ekipleri çalışma başlatarak, yaşı küçük kişilere uyuşturucu sattığı iddiasıyla Atatürk Mahallesi’nde ikamet eden E.Y’nin evine operasyon düzenledi.
Operasyonda E.Y gözaltına alınırken, evde bir miktar sıkıştırılmış toz esrar ele geçirildi. Şüphelinin evinde ayrıca 22 yaşında M.F.A isimli bir Suriye’li kaçak göçmen yakalandı.
“SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN EMNİYETİ GÖREVE ÇAĞIRMIŞ”
Küçük yaşta çocuklara uyuşturucu sattığı iddia edilen E.Y’nin sosyal medya hesabını inceleyen ekipler gördükleri bir paylaşımda ise şaşkınlıklarını gizleyemedi.
E.Y., bir süre önce sosyal medya hesabından, “Burada Bonzai’ye tapıyorlar. Buradan Karabük emniyetini, Karabük Valiliğini, Karabük’ü seven tüm erdemli insanları, medyayı ve tüm insanları göreve çağırıyorum. Burada Bonzai’yi bitirelim. Elimden gelen tüm yardımı vermeye hazırım. ‘Allah razı olsun’ deyin yeter. Bu Lanetle ömrümün, gücümün yettiği yere kadar savaşacağım. İnsan hayatı ucuz değil.” yazarak paylaştığı tespit edildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan E.Y ve Suriye uyruklu kaçak göçmen M.F.A, emniyetteki sorgularının ardından Karabük Adliyesi’ne getirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…