Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Haziran, 2014 08:00 tarihinde yayınlandı
0

Pınarbaşı’nda Macera Turizmi İçin İnceleme Yapıldı

KASTAMONU “Macera Turizmi Ağı Geliştirme Projesi” kapsamında, Romanya, Gürcistan, Bulgaristan ve Moldova’dan gelen temsilciler ,Kastamonu Pınarbaşı ilçesinde incelemelerde bulundu. Karadeniz havzası sınır ötesi iş birliği programı kapsamında Köstence Valiliği koordinatörlüğünde Kastamonu İl Özel İdaresi Türkiye Ana ortaklığı kapsamında Macera sporları turizm ağı geliştirme projesi kapsamında Pınarbaşı Horma Kanyonu ve Ilıca Şelalesine tanıtım gezisi düzenlendi. Proje kapsamında 20-23 Ağustos tarihleri arasında Pınarbaşı ve Azdavay ilçelerinde macera sporları turnuvası düzenleneceği bildirildi. Turnuvanın Pınarbaşı ayağında dağ bisikleti yarışması,Suğla yaylasında motokros ve Ilıca şelalesinde materyal çıkarma gibi aktivitelerin yer alacağı söylendi. Köstence Vali Yardımcısı Mustafa Levent Akkoyun, Pınarbaşı ilçesinin macera sporları için uygun şartlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘’ Coğrafi özellikler bakımından Köstence ve Pınarbaşı birbirine çok benziyor. Ama bu bölge biraz daha dağlık. Horma kanyonu ve Ilıca Şelalesi macera sporları için çok uygun. Yapacağımız bu proje bir başlangıç sayılır. Bu gezilerimizi diğer ülkelerde de yapacağız. Türkiye ile başladık, Gürcistan, Bulgaristan,Moldova ile devam edeceğiz. Ülkelerin macera sporları için ne tür imkanları olduğunu görmek ve yerinde incelemek için bu gezilerimizi yapıyoruz. Beş ülke arasındaki turizmi geliştirmek açısından bu projenin faydalı olacağını düşünüyorum”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin