Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Temmuz, 2015 10:09 tarihinde yayınlandı
0

Piknikçilere “Ateş Yakmayın” Uyarısı

ZONGULDAK Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, piknikçilere ormanda ateş yakmamaları konusunda uyarıda bulundu.
Yaz mevsimiyle birlikte Batı Karadeniz Bölgesi’nde hava sıcaklıkları hissedilir derecede artmaya başladı. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte piknik sezonu da açılırken, yangın kulelerinde 7 gün 24 saat çalışan ekipler ormanlarda çıkabilecek olası yangınlara karşı tedbirlerini aldı. Zonguldak Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel ise piknikçileri uyardı. Piknik ateşi yakılmaması konusunda çağrıda bulunan Beşel, tarlada anız tabir edilen kuru otların yakılmasına da değindi. Yağışlar sebebiyle ormandaki otların büyüdüğünü, yaz ile birlikte kuruyacağını hatırlatan Beşel şunları söyledi:
“Bu kış yağmur açısından oldukça verimli geçti. Hala zaman zaman yağmur yağıyor. Otlar oldukça büyüdü. Yağışlar kesildikten sonra sıcak havanın etkisiyle otlar kurumaya başladı. Bu otlar tehlike arz ediyor. Vatandaşlarımızın, özellikle köylülerimizin tarla kenarlarında ateş yakmamalarını, buğday biçildikten sonra anızlarını yakmamalarını rica ediyoruz. Piknik yapan vatandaşlarımızın piknik ateşini çok dikkatli yakmalarını, hatta yakmamalarını, yakacakları takdirde ise mesire alanlarının içinde yakmalarını rica ediyoruz. Vatandaşlarımız ayrıca herhangi bir duman gördüklerinde ALO 177 Orman yangın hattımız var, buraya ihbarda bulunmalarını özellikle rica ediyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin