Peruklu dolandırıcı polisten kaçamadı - Karabük Haber Postası
peruklu dolandirici polisten kacamadi WwFwUaMS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Peruklu dolandırıcı polisten kaçamadı

Bartın’da kendisini hakim, savcı ve polis olarak tanıtan kişiler tarafından dolandırılmak istenen yaşlı kadın, taksicinin uyanıklığı, polisin çabası ile dolandırılmaktan kurtuldu. Tanınmamak için peruk takan şüpheli ise adli makamlara da kafasındaki peruğu ile getirildi

Kendisini hakim, savcı ve polis olarak tanıtan kişiler tarafından dolandırılan mağdur sayısının son dönemlerde artmaya başladığı Bartın’da polis, bu tür olaylara karşı yoğun tedbirler almaya başladı. Taksicilere dolandırıcıların sık sık kullandığı yöntemler hakkında bilgi veren polis ekipleri, dün gece saat 02.30 sıralarında bir ticari taksi sürücüsünden gelen ihbar üzerine hareket etti. Dün gece saat 02.30 sıralarında ticari taksi ile Kozcağız beldesinden il merkezine gelen şahsın konuşmaları ve tavırlarından şüphelenen taksici, polisi arayarak durumu iletti. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü asayiş Şubesi Dolandırıcılık Şubesi ekipleri, taksiyi takibe alarak inceledi. Bir süre sonra taksiden inerek elinde bir çıkınla yürüyen şahsın, başka bir taksiye bindiği gören polis ekipleri hemen taksinin yanına gelerek şahıstan elindeki çıkını açmasını istedi. Adamın çıkını açmasının ardından içerisinde yüklü miktarda para ve ziynet eşyası görülmesi üzerine ise adının M.M. olduğu belirlenen şüpheli, şubeye getirildi.

Yoğun bir çalışma yürüten ekipler, para ve ziynet eşyalarının N.Ö.’ye ait olduğunu tespit etti. N.Ö. ile görüşen ekipler, 3 gün önce telefonunu arayan ve kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcıların tuzağına düştüğünü belirledi. N.Ö.’nün isminin karıştırıldığı terör örgütüne yönelik soruşturmadan aklanmak ve şüphelilerin yakalanması için elindeki para ve ziynet eşyalarını bir nevresimin içine sardığı ve kızı G.Ö.’ye, kapıya gelecek polise vermesini istediğini öğrenildi. Ekipler, N.Ö.’nün kızı G.Ö.’nün de gece saat 01.30 sıralarında kapıya gelen M.M.’ye para ve ziynet eşyası dolu olan çıkını verdiğini tespit etti.

Tanınmamak için peruk takmış

Bugüne kadar şüphelilerin tanınmamak ve takipten kurtulmak amacıyla gözlük, şapka gibi farklı yöntemler kullandığını gören polis ekipleri bu kez ise tanınmamak amacıyla peruk kullanan bir şüpheli ile karşılaştı. Gözaltına alınarak şubeye getirilen şahıs, ifade ve işlemlerinin ardından Bartın Adliyesi’ne sevk edildi. Kafasındaki peruğunu Asayiş Şubesi’ndeki işlemleri esnasında da çıkarmayan M.M., adliyeye de peruğu ile birlikte getirildi.

Elindeki nevresim içerisinden toplam 278 bin 100 TL, 10 adet bilezik, 8 adet yarım altın, 1 adet tam altın çıkan şüpheli şahıs, çıkarıldığı nöbetçi savcılığın ardından tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay