Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Mayıs, 2015 08:54 tarihinde yayınlandı
0

Özel İdare, Asfalt Sathi Kaplama Sözleşmesini İmzaladı

KASTAMONU İl Özel İdaresi, muhtelif ilçelerin köy yolları asfalt sathi kaplama ve HDPE Koruge boru döşenmesi işine ait sözleşmeleri imzaladı.
İl Özel İdaresi Genel Sekreterlik makamında ve 2. Noter yetkilisi Özcan Sipahioğlu huzurunda gerçekleştirilen sözleşmede, muhtelif ilçelerin köy yollarının asfalt sathi kaplaması ve HDPE Koruge boru konulması işini kapsayan 3 adet sözleşme imzalandı.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahir Zafer Karahasan, Kastamonu’da merkez dahil Devrekani, Hanönü, Taşköprü ve Araç ilçelerinde bulunan muhtelif köy yollarının sathi kaplama ve HDPE Koruge boru döşeme işinin sözleşmelerini imzaladıklarını belirterek,
“Bu üç işimizdeki toplam asfalt sathi kaplama ve bu yollara ait HDPE Koruge boru döşenecek yol miktarı 102,91 kilometre olup, bu üç işin toplam maliyeti ise 3 milyon 171 bin 179 TL’dir” dedi.
İmzaladıkları sözleşme ile birlikte asfaltlama çalışmalarına başladıklarını belirten Karahasan, “Asfalt sezonunda kısa sürede ve kaliteli bir şekilde sözleşmelerini imzaladığımız işlerin bitirileceğiz ve yolları yapacağız.
Alt yapının daha iyi hale getirilerek yapılan yolların bozulmasının önüne geçilmesi için çalışmalarımızda tüm hızıyla sürecek. İl Özel İdaresi olarak her aşamasında bu yolların ve onarımların kontrolü ve takipçisi olacağız.
Kırsal kesimdeki vatandaşlarımızın ulaşım başta olmak üzere yaşam standartlarını yükseltmek en önemli görevlerimizden birisidir. Biz, İl Özel İdaresi olarak devletin, millete uzanan eli olduğumuzu biliyor ve ona göre çalışıyoruz” dedi.
İmza törenine, Genel Sekreter Karahasan’ın yanı sıra İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Nida Sinsi, Yol-Ulaşım Hizmetleri Müdürü Bekir Torun ve yüklenici firma yetkilileri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
11 Haziran, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0

BU TEZGAH CHP Yİ BİTİRİR Mİ, YOKSA BÜYÜTÜR MÜ?

CHP tarihin en büyük siyasi operasyonuyla dağılmanın eşiğine kadar geldi.
Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda; yargı müdahaleleriyle CHP’yi bölme ve ana muhalefeti zayıflatma odaklı bir siyasi operasyon yapıldığını varsayarsak, bu operasyon büyük oranda amacına ulaşmış olur.

Türkiye genelinde 81 il ve 900’den fazla ilçede örgütlenmek, binalar kiralamak, donatmak, bürokrasiyi yönetmek ve teşkilatları fonlamak çok büyük bir ekonomik kaynak ve lojistik güç gerektirir.

Muhalif seçmenin, CHP içindeki bu “çift başlılık” ve bölünme görüntüsünden dolayı sandığa küsme riskini de unutmayalım.
İmamoğlu ve Özel’in ortak hareket etmesi durumunda Türkiye genelindeki örgütlenme hızı belki katlanarak artabilir; ancak, İmamoğlu’nun CHP içinde kalmayı tercih etmesi halinde Özel’in yeni partisi dar kadrolu bir harekete dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Özgür Özel her ne kadar resmi açıklamalarında ⁠”Yeni bir parti kurma durumumuz yok, Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız” diyerek kurultay mücadelesini işaret etse de, Kılıçdaroğlu yönetiminin disiplin ve ihraç mekanizmalarını çalıştırması durumunda, bu yeni parti ve hızlı örgütlenme senaryosu kaçınılmaz bir B planı olarak şimdilik masada duruyor.

KASIM 2026 TARİHİNDE BASKIN SEÇİM RİSKİ

Kasım 2026’da olası bir baskın seçim ihtimali de var. Siyasi Partiler Kanunu uyarınca yeni bir partinin seçime katılabilmesi için illerin en az yarısında (41 ilde) seçim gününden 6 ay önce örgütlenmesini tamamlamış ve büyük kongresini yapmış olması gerekiyor. Sıfırdan bir parti kurup bu süreyi yakalamak çok büyük bir risk. Bu nedenle, Özgür Özel cephesinin sıfırdan parti kurmak yerine, mevcut ve seçime girme yeterliliği olan bir partiyi devralma stratejisine (yedek parti formülü) daha sıcak baktığını düşünüyorum.

Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda, Türkiye genelinde örgütlenme riski, teşkilat tabanının bölünmesi nedeniyle CHP için oldukça yüksektir. Ancak, yeni kurulacak parti için, yasal süre kısıtlamaları ve sıfırdan lojistik ağ kurma zorunluluğu nedeniyle operasyonel olarak da risklidir.

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a yönelik verilen “mutlak butlan” kararı ve ⁠Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla fiilen geri dönmesi, parti içindeki ⁠liderlik krizini en üst noktaya taşıdı. Siyasi kulislerde Özgür Özel ve ekibinin Ağustos ayında “İstiklal Partisi” adıyla yeni bir oluşuma gidebileceği ya da seçime girme yeterliliği olan hazır bir partiyi devralabileceği senaryoları da ⁠ciddi şekilde tartışılıyor.

Böyle bir senaryoda; ortaya çıkacak Türkiye geneli örgütlenme riskleri ve dinamiklerini şöyle sıralayabiliriz;

* Özgür Özel, başta ⁠Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere çok sayıda büyükşehir ve ilçe belediye başkanı ile yerel örgütün desteğine sahiptir. Yeni bir parti kurulması halinde, CHP’nin mevcut il ve ilçe örgütlerinin ⁠büyük bir kısmı istifa ederek Özel’in partisine geçme eğilimindedir. Bu durum, CHP’nin mevcut yerel ağını çökertebilir.

* TBMM Grubu içinde Özgür Özel’e sadık çok sayıda milletvekili var. Yeni partinin kurulmasıyla birlikte CHP meclis grubu bölünecek ve ana muhalefet partisi sıfatı ile meclisteki temsil gücü doğrudan zayıflayacaktır.

* Yeni Kurulacak Parti İçin, örgütlenme; baskın seçim olasılığını düşündüğümüzde zaman baskısı ile yetişmeyebilir. Finansal ve lojistik zorlukları da unutmayalım.

Özgür Özel, CHP’den tek başına ayrılıp geleneksel bir lider partisi kurarsa başarısı sınırlı kalabilir. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun siyasi vizyonu ve Mansur Yavaş’ın desteğiyle “CHP’nin meşru/seçilmiş ilerici kanadı” olarak kitlesel bir harekete dönüşürse, mevcut CHP’yi geride bırakarak Türkiye’nin birinci veya ikinci büyük partisi olma başarısını yakalayabilir.

Özgür Özel ve arkadaşlarının işi gerçekten çok zor.
Toplumsal meşruiyete ve büyükşehir belediyelerinin desteğine sahip olsalar da, önlerindeki hukuki ve kurumsal barajları aşamazlarsa, CHP içindeki güçlerini kaybedebilirler. Başarılı olup olamayacaklarını, bu yargı kuşatmasına karşı geliştirecekleri siyasi strateji ve olası bir erken seçim sürecinde halk desteğini arkalarına alıp alamayacakları belirleyecektir.

İlyas Erbay