Özel gereksinimli çocuklara özel muayene - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Eylül, 2024 04:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Özel gereksinimli çocuklara özel muayene

Rize’de özel gereksinimli çocukların ulaşmakta güçlük çektiği doktorlar, Engeliz Yaşam Merkezi’nde onlarla buluşuyor.

Rize merkez Camiönü Mahallesi’nde faaliyet gösteren Rize Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde düzenlenen program çerçevesinde ulaşılması zor doktorlar gençlerin ve çocukların tedavileri için Rize’ye geldi. Çocuk Ortopedisi, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Görgün ve fizyoterapistler tarafından çocuklar ve gençler muayene edilerek, sağlık kontrolleri gerçekleştirildi.

İl dışına çıkmakta güçlük çeken ve kendilerine ulaşamayan özel gereksinimli çocuklar için yaklaşık 4 yıldır belli periyodlarda Rize’ye geldiklerini dile getiren Doç. Dr. Barış Görgün, “Normalde İstanbul’da hizmet veriyoruz. Ancak 3-4 yıldır Rize’de Engelsiz Yaşam Merkezi’nde rehabilitasyona gelen çocukların ortopedik muayene ve tedavilerini yapmaya çalışıyoruz. Burada hastalarla çok güzel ve sıcak bir diyaloğumuz var. Bazılarıyla çok eski yıllardan beridir tanışıyoruz, bazılarının tedavilerini İstanbul’da bizzat yapmışız. Dolayısıyla kontrol hastalarımızı da burada görme ve karşılaşabilme imkanımız oluyor. Ailelerle de çok güzel bir samimiyetimiz var. Sık sık görüşüp, takiplerini aksatmamaya çalışıyoruz. Biz buradaki ailelerin yaklaşımlarından çok memnunuz, umarım onlar da memnundur” ifadelerini kullandı.

“Herhangi bir yere gidemeyen çocuklar için burası tam bir aktivite alanı oldu”

Ailelerin en büyük korkusu olan ‘Biz olmadığımızda çocuklarımız ne olacak’ çekincesini ortadan kaldırmak için mücadele verdiklerini ifade eden Rize Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Uzman Fizyoterapist Filiz Bayraktaroğlu ise, “Burada 18 yaş üzeri herhangi bir yerden destek almayan, öğrenim çağı dışına çıkmış, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine rapor süresi bittiği için gidemeyen gençlere ve çocuklara çeşitli atölye imkanları sunuyoruz. Onun haricinde 0-18 özel eğitim ve rehabilitasyona ihtiyacı olan çocukların hem bireysel, hem grup hem sosyal hayata uyum, günlük yaşam becerilerini artırma yönünde aktiviteler yapmalarını sağlıyoruz. Özellikle hani evde kalmış olan, herhangi bir yere gidemeyen çocuklar için burası tam bir aktivite alanı oldu. O yüzden aileler de çok mutlu. Çocuklarının gidebileceği, güzel vakit geçirebileceği ve geri dönüşünü de güzel, eve gittikleri zaman mesela anlatıyorlar, işte bugün böyle yaptık, şöyle ettik. Bazıları yaş gereği ve ailelerinden daha bağımsız olabilecek gençler. Onları bağımsızlaştırmaya çalışıyoruz. Aileler bunu fark edince daha rahatlıyorlar. Bizim ailelerin en büyük korkusu ‘Yarın öbür gün ben olmadığında çocuğum kendi başının çaresine bakabilecek mi?’ Biz öğrencilerimizin yüzde 60’lık kesimiyle aslında bunu çalışıyoruz. Belediyeye bağlı Meydan Sosyal Tesisleri’nde yapabilecekleri işleri ayarladık. Oradaki ekiplerle beraber staj gibi 3-4 aylık çalışma süresi yaptık onlara. Sonra herhangi bir yerden bakım ücreti dahi almayan gençlerden oraya yarı zamanlı işe yerleştirdiğimiz gençler oldu. Bazıları belediyeye ait seraya gidiyor. Orada hani işbaşı programı olabilir mi diye onu zorluyoruz. Rize Belediyesi bir çatı ve onun içindeki tüm imkanları sonuna kadar kullandırtıyorlar. Bu yüzden de öğrettiğimiz şeyleri çocukların bildiği, yapabildiği aktiviteleri dışa yayma şansınız oluyor ve bu şekilde özellikle 18 yaş üzeri engel durumu ne olursa olsun çocukların hepsi bizim dışarıda. Bizim aslında amacımız şu; yaşı ne olursa olsun çocukların fonksiyonelliğini arttırmak ve bağımsızlıklarını sağlamak. Artık ülkemizde belediyeler engelsiz yaşam merkezleri kuruyorlar ama kimisi işte sadece bir gruba özel açabiliyor. Biz burada tüm grupları, tüm özel gereksinimli grupları içeren çalışmalar yapıyoruz” şeklinde konuştu.

2 gün boyunca Rize Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’ne gelen tüm çocuk ve gençler, doktor ve fizyoterapistler eşliğinde muayene edilerek kontrolleri yapıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
x
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
29 Mart, 2026 12:49 tarihinde yayınlandı
0
0

YURT DIŞINA SERVET TRANSFERİNDE REKOR ARTIŞ

Türkiyede 43 dolar milyarderi var. Dolar milyarderlerimizin serveti 1 yılda %33 artarak 106 milyar dolar oldu.
Union Bank of Switzerland’ın (UBS) raporuna göre, Dolar milyonerleri en çok artan ülke Türkiye.

Türkiye’deki milyarderler ve varlıklı iş insanları servetlerinin önemli bir kısmını yurt dışındaki bankalarda ve varlıklarda tutuyor.

Gayrimenkul ve portföy yatırımları üzerinden milyarlarca dolarlık bir hacim yasal yollarla dışarı çıkarken, kayıt dışı yöntemlerle çıkan miktarın bunun çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Bunun haricinde, yurt dışındaki Türk vatandaşlarının yabancı bankalarda bulunan mevduat ve servet tutarı, farklı dönemlerdeki tahminlere göre 200 milyar doların üzerinde olarak değerlendiriliyor. Bu rakam, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan 7,5 milyonu aşkın Türk vatandaşının varlıklarını ve yatırımlarını kapsamakta. Bu devasa rakamın Türk bankalarına transfer edildiğini düşünün. Ülke bu sıkıntıları çeker miydi?
200 milyar doların üzerindeki bu para ülkeye gelmediği gibi, Türkiye’deki zenginlerin parası da dışarıya akıyor.

Türklerin yurt dışı gayrimenkul yatırımları, 2021’de 216 milyon dolar seviyesindeyken Kasım 2025 itibarıyla 2,6 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 5 yılda tam 12 kat artış!
Bu sadece gayrimenkul deki artış. Yabancı bankalardaki servet miktarı ile ilgili kesin bir veriye maalesef ulaşamadım.

Dünyada milyoner sayısının artış hızı ortalama yüzde 1,2 iken Türkiye’de yüzde 8.4 olması dikkat çekiyor.
2029’a kadar 5 milyondan fazla kişinin daha dolar milyoneri olması bekleniyor.

DOLAR ZENGİNLERİMİZ ARTARKEN, GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİK’TE ARTIYOR

Sadece gelir değil, servet dağılımında da Türkiye ciddi bir eşitsizlik yaşıyor.. En zengin %1’lik kesim, toplam servetin yaklaşık %40’ını elinde bulunduruyor.

En zengin %20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay yaklaşık %50 iken, en yoksul %20’lik kesimin payı %5,9 seviyesinde.

Ülkemizdeki gelir dağılımı adaletsizliği, hem Avrupa hem de dünya genelindeki sıralamalarda oldukça yüksek seviyelerde. Güncel verilere ve uluslararası raporlara göre
Türkiye, gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke olarak Avrupa’da 1. sırada yer alıyor.
38 üyeli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) içinde, gelir adaletsizliğinin en fazla olduğu 5. ülke konumundayız. Bazı raporlarda 3. sıradayız.

Ekonomik veriler, Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyüdüğünü gösterse de, bu büyümenin halkın alım gücüne yansıması ve sürdürülebilirliği konusunda ciddi tartışmalar var.

Milyarderlerimiz bu ülkede kazandıkları servetleri ile; istihdam yaratmak, katma değer üretecek yatırımlar yapmak yerine, yurt dışına servet transfer etme konusunda birbirleri ile yarışıyor.

Anlı şanlı büyük sanayicilerimizin emeğin ucuz olduğu Türkiye’de
kolay ve risksiz yatırımları tercih ettiklerini biliyoruz.
Maalesef, yaşadığımız bu tehlikeli coğrafyada ellerini taşın altına koyup savunma sanayi alanında yatırımlar yapmadılar.
Kalitesiz otomobiller, Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi üretmek gibi kolay işler varken kim uğraşacak roketle, füzeyle?

Belli ki, herşeylerini borçlu oldukları bu güzel ülkeye güvenleri yok.

İlyas Erbay