Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2023 04:36 tarihinde yayınlandı
0

Özel çocuklar, sabah sporu ile iş başı yaptı

Düzce(İHA) – Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü antrenörleri tarafından çalışanların güne sporla başlaması için hayata geçirilen proje, özel çocukların çalıştığı Kusursuz Kafede başladı. Özel çocuklar, sabah sporunun akabinde iş başı yaptı.

Düzce’de Belediye Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü’nce güne sporla başla projesi hayata geçti. Projenin birinci gününde özel bireylerin çalıştığı Kusursuz Kafe çalışanına Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü antrenörlerince aerobik yaptırıldı. Spora katılan özel bireyler ise spor yaparken hem de eğlenceli vakit geçirdi. Düzce geneline yayılması planlanan proje her cuma günü sabah saat 10.00’da Kültür Mahallesi’nde bulunan Kusursuz kafede yapılacak.

Proje ile ilgili olarak bilgiler veren Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü Spor Antrenörü Nilüfer Güler, “Düzcelilerin daha çok sabah sporuna dahil olsunlar istiyoruz. Sporun Düzce’de revaçta olmadığını gördük. Herkesi spora davet etmek gayesiyle bir projedir. Kusursuz kafede birinci günümüz bugün. Bu projeye özel çocuklarımızla başladık. Sonrasında bütün çocuklarımızla birlikte yapmak istiyoruz. Bu projemiz bugün birinci sefer kusursuz kafede başladı. Kusursuz kafede devamını da getireceğiz. Daha sonra da spor etkinliklerimiz yeniden olacak. Bu etkinliklerimize herkes katılabilecek. Her Cuma 10.30’da Kusursuz Kafede başlayacağız. Etkinliğime katılanlara ise aerobik ve step üzere daha çok müzikli olan sporları yaptıracağız. Yani bütün Düzceliler hiçbir külfet yaşamadan gelebilirler” dedi.

“7’den 70’e bütün Düzce’yi davet ediyoruz”

Kusursuz Kafe Sorumlusu Şeyda Aydemir ise proje ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü ile işbirliği yaparak her Cuma günü Kusursuz Kafe’de özel çocuklarımız ile birlikte güne enerjik başlıyoruz. Bütün halkımızı da bu hoş aktifliğe davet ediyoruz. 7’den 70’e bütün Düzce’yi buraya eğlenceli ve sağlıklı aktifliğe davet ediyoruz.”

Özel çocuklar spor yaparken eğlendi

Kusursuz Kafe’de çalışan Sedat Çiçeki se “Ben güne spor yaparak başladım. Çokta eğlendim. Spor yapmak çok kolay. Hiç zorlanmadım” dedi.

Seda Aycil de “Spor yapmak hoşuma gitti. Sporu çok istiyordum. Birinci kez spor yaptım. Çok eğlenceli” sözlerini kullandı.

Proje, her cuma günü sabah saat 10.30’da Düzce Belediyesi Kusursuz Kafe bahçesinde yapılacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay