Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, depremin vurduğu illerdeki üyelerine nakdi yardımda bulunacaklarını belirterek, “Sendika olarak deprem bölgesindeki 7 bin üyemize 15 Milyon TL’lik yardım yapıyoruz” dedi.
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde meydana gelen deprem sonrası gerek tüm depremzedelerin gerekse depremzede üyelerinin, yaptığı yardımlarla yanında olan Özçelik-İş Sendikası, depremin vurduğu illerdeki üyelerine nakdi yardımda bulunacak.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “Depremin olduğu günden bu yana yüreğimiz yanıyor. Boğazımız düğüm düğüm. Enkaz altında şehit olan binlerce vatandaşlarımızın arasında onlarca üyemiz vardı. Acımızın tarifi, tesellimizin imkânı yok ama acımızı hafifletecek, yüreğimizi bir nebze de olsa ferahlatacak çalışmalar yaptık ve yapıyoruz. Bu kapsamda depremin vurduğu tüm illerde bulunan 7 bin üyemize 15 milyon liraya yakın bir nakdi destek yapacağız. Bugün itibariyle, bu yardımlar üyelerimizin hesabına yatırılmaya başlanıyor. Öte yandan depremde hayatını kaybeden üyelerimiz, eş ve çocukları için de ayrıcalıklı ve daha fazla miktarı kapsayan bir nakdi yardımda bulanacağız” dedi.
Depremin olduğu ilk andan itibaren oluşturdukları kriz masasıyla sahada depremzedelerin ve üyelerinin yanında olduklarını ifade eden Genel Başkan Değirmenci, “Bölgeye acil ihtiyaçlar için Özçelik-İş Sendikası olarak, ilk aşamada HAK-İŞ’in öncülüğünde ve AFAD’ın koordinasyonunda kullanılmak üzere 1,5 milyon lira bir yardımda bulunduk. Ardından hem sendika yöneticileri olarak hem de personel maaşlarımızdan kesintilerle bölgeye yardımlar gönderdik. Ülke genelinde şubelerimizin koordinasyonunda üyelerimize yönelik olarak yardım kampanyaları düzenleyerek, üyelerimizin yapmış olduğu bağışları bölgeye ulaştırdık. Ayrıca yönetim kurulumuzla bölgeye giderek Hatay, Adana ve Osmaniye’de yerinde incelemelerde bulunup, yapabileceğimiz çalışmaları ele aldık. Felaketin boyutu karşısında eli kolu bağlı beklememiz mümkün değildi. Bu nedenle tabir-i caizse sendikamızın ‘kara gün akçesi’nden şimdi yaklaşık 15 milyon liralık bir bütçeyi üyelerimiz için kullanıyoruz” diye konuştu.
“YARALARI HEP BİRLİKTE SARACAĞIZ”
Depremin bölge insanında ve milletimizde derin yaralar açtığını kaydeden Değirmenci, “Şehit olan canlarımızı getirmek elbette mümkün değil ama onların geride bıraktıkları ailelerine, anılarına sahip çıkarak, yaraların kapanmasına vesile olmaya gayret ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Bölge insanı asla yalnız değildir ve yalnız bırakılmayacaktır. Güçlü devletimizin güçlü kurumlarıyla, ali cenap milletimizin cansiperane yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla yaraları hep birlikte saracağız. Bu süreçte, gerek konfederasyonumuz HAK-İŞ, gerekse sendikamız Özçelik-İş dün olduğu gibi bugün de yarın da mağdur ve mazlumların yanında olmaya devam edecektir. Emeğin ve emekçinin mayasında mücadele vardır. İnşallah bu mücadele ruhuyla yeniden millet olarak ayağa kalkmamıza katkı sunacağız” diyerek geleceğe yönelik umut dolu bir açıklama yaptı. (Nurettin Acar)


Özçelik-İş’ten Üyelerine 15 Milyon TL Yardım
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.


