Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Haziran, 2023 14:56 tarihinde yayınlandı
0

Özbekistanlı Mühendislere Sertifikaları Verildi

Karabük Üniversitesi Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi (KABÜSEM) bünyesinde Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bulunan Uluslararası Kimyo Üniversitesi öğretim üyelerine ve araştırmacılarına verilen “Mühendislik Modelleme Eğitiminin” ardından sertifika töreni düzenlendi.

Karabük Üniversitesi Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi (KABÜSEM) bünyesinde Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bulunan Uluslararası Kimyo Üniversitesi öğretim üyelerine ve araştırmacılarına 60 saatlik “Mühendislik Modelleme Eğitimi “verildi.

İçlerinde Makine Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Yenilenebilir Enerji Mühendisliği ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanlarının da bulunduğu araştırmacılar stratejik iş birliği toplantılarına katıldı. Ortak proje, yayın, öğretim elemanı, öğrenci değişimini kapsayan ve mevcut programın devamı hususunda teknik görüşmelerin yanı sıra Demir Çelik Enstitüsü, laboratuarlar, kütüphane ve Kardemir gezisi ile aldıkları “Mekanik Sistemlerin Matematiksel Modellenmesi” dersi ile program tamamlandı.

Tamamlanan 60 saatlik eğitimin ardından Karabük Üniversitesi Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisinde sertifika töreni düzenlendi.

Sertifika törenine; Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, KABÜSEM Müdürü Doç. Dr. Gökhan Sur, KABÜSEM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Menemencioğlu katıldı.

Program, katılımcılara sertifikalarının verilmesi, hatıra fotoğrafının çekilmesi ve kokteylin ardından son buldu.(Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin