Ovacıklılar Kalkınma ve Dayanışma Derneği (OVADER) tarafından ihtiyaç sahibi 50 öğrenciye bisiklet dağıtımı gerçekleştirildi. Ovacık’ın 42 köyünde yapılan dağıtım, çocukların yüzünü güldürdü.
OVADER Kadın Kolları ve Gençlik Kolları öncülüğünde yürütülen sosyal sorumluluk çalışması kapsamında, kırsalda yaşayan ve ulaşımda zorluk yaşayan öğrencilere bisiklet desteği sağlandı. Proje ile hem öğrencilerin eğitim hayatına katkı sunulması hem de çocukların sosyal yaşamlarına destek olunması hedeflendi.
Dernek üyelerinin katkılarıyla gerçekleştirilen dağıtım programında ihtiyaç sahibi 50 öğrenciye bisiklet teslim edilirken, çocukların sevinci renkli görüntülere sahne oldu.
Ovacıklılar Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Deligöz, dernek olarak sadece hemşehri dayanışmasını değil, sosyal sorumluluk projelerini de önemsediklerini belirterek, çocukların mutluluğunun her şeyden değerli olduğunu söyledi.
Deligöz, “Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimine ve sosyal gelişimine katkı sunmak bizim için büyük bir sorumluluk. Özellikle kırsal mahalle ve köylerimizde yaşayan öğrencilerimizin yanında olmak istedik. 42 köyümüzde 50 evladımıza bisiklet ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece bir bisiklet desteği değil, çocuklarımızın hayallerine dokunma projesidir” dedi.
“Çocuklarımız için çalışmaya devam edeceğiz”
Benzer sosyal projeleri sürdüreceklerini ifade eden Deligöz, “OVADER olarak kadın kollarımız ve gençlik kollarımızla birlikte eğitime, dayanışmaya ve sosyal yardımlaşmaya yönelik çalışmalarımız sürecek. İmkanlarımız ölçüsünde daha fazla çocuğumuza ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm bizim en büyük kazancımız” diye konuştu.
Dernek yetkilileri, eğitim ve sosyal destek odaklı projelerin artarak devam edeceğini belirtirken, yapılan yardımın köylerde memnuniyetle karşılandığı öğrenildi.


Ovacıklı öğrencilerin yüzü bisiklet desteğiyle güldü
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

