Anadolu Otoyolu’nun Bolu geçişinde İstanbul yönünde 13.30 ile 14.30 saatleri arasında, Ankara istikameti ise 15.00 ile 16.00 saatleri arasında yol kenarında biriken karların temizliği yapılacak. Çalışmaların olduğu saatlerde sürücüler D-100 kara yoluna yönlendirilecek.
Bolu genelinde geçtiğimiz cumartesi başlayan yoğun kar yağışı 3 gün boyunca etkili oldu. Kar yağışı nedeniyle yeşil alanlarda kar kalınlığı 75 santimetreyi aştı. Karayolları ekipleri yol kenarında biriken karların temizlenmesi için çalışma yürütecek. Çalışma çerçevesinde Anadolu Otoyolu’nun Bolu geçişinde İstanbul yönünde 13.30 ile 14.30 saatleri arasında, Ankara istikameti ise 15.00 ile 16.00 saatleri arasında yol kenarında biriken karların temizliği yapılacak. Sürücüler temizlik çalışmasının olduğu saatlerde D-100 kara yoluna yönlendirilecek.
Bolu Valiliği tarafından yapılan duyuruda, “Karayolları ekipleri tarafından birikmiş kar kütlelerinin temizlenmesi çalışması yapılacağından, Anadolu Otoyolu İstanbul yönü saat 13.30 ile 14.30 saatleri arasında Abant kavşağından Bolu Dağı D-100 kara yoluna, Anadolu Otoyolu Ankara yönü saat 15.00 ile 16.00 saatleri arasında Kaynaşlı kavşağından Bolu Dağı D-100 kara yoluna aktarılması yapılacaktır. Sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine uymalarını önemle rica eder, hayırlı yolculuklar dileriz” ifadelerine yer verildi.


Otoyolun Bolu geçişinde kar temizlemesi yapılacak
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

