Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Şubat, 2024 10:10 tarihinde yayınlandı
0

Otomobil satışları Ocak ayında yüzde 71,7 arttı

Otomobil satışları, 2024 yılı Ocak ayında geçen yıla göre yüzde 71,7 oranında artarak 64 bin 41 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 15,1 artarak 15 bin 660 adet oldu.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Ocak ayı verilerine göre, 2024 yılı Ocak ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 56,6 oranında arttı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 56,6 oranında artarak 79.701 adet olarak gerçekleşti.

Otomobil satışları, 2024 yılı Ocak ayında geçen yıla göre yüzde 71,7 oranında artarak 64 bin 41 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 15,1 artarak 15 bin 660 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Ocak ayında on yıllık ortalamalara göre; otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 131,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 147,1 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 82,9 arttı.

Elektriklinin payı yüzde 6,2

Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 41 bin 212 adetle yüzde 64,4 pay, hibrit otomobil satışları 10 bin 206 adetle yüzde 16 pay, dizel otomobil satışları 8 bin 55 adetle yüzde 12,6 pay, elektrikli otomobil satışları 3 bin 973 adetle yüzde 6,2 pay ve otogazlı otomobil satışları 541 adetle yüzde 0,8 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 453,1 artarak yüzde 84,2 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 34,5 artarak yüzde 15,8 pay aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin