ZONGULDAK ’ta, Karaelmas Otizmli Bireyler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KOBBER) tarafından bir yürüyüş gerçekleştirildi.
Madenci Anıtı’nda toplanan Karaelmas Otizmli Bireyler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KOB-BER) üyeleri, ilk olarak Gazipaşa Caddesi üzerinden Atatürk Anıtı’na yürüyüş yaptı. Zonguldak Vosvos
Kulübü’nün de otomobilleriyle yürüyüş yapan dernek üyelerine destek verdiği etkinlik, Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasıyla devam etti.
Karaelmas Otizmli Bireyler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına basın açıklamasını KOB-BER Genel Başkan Yardımcısı Cemile Soylu yaptı. Otizm riskinin her 68 çocuktan birinde yaşandığını ifade eden Soylu, şöyle konuştu:“Otizmin tanısından özel eğitim sürecine, tedavilerden eğitime, yetişkinler için meslek edinimi ve bakım gibi konulardaki yetersizliğe baktığımız zaman zor bir durum ortaya çıkıyor. Türkiye’de yetişkin otizmliler dahil 550 binden fazla otizmli birey ve aileleri yaşıyor. Biz, otizmli çocuklarımızın bizden sonra nasıl yaşayacağını bilmemenin sıkıntısı içindeyiz. Otizm için toplumsal bilinçlendirmeye çok ihtiyacımız var. Ayırımcılık tüm engel gruplarında olduğu gibi otizmli bireyler için de en büyük sorun olarak karşımıza çıkıyor.”
Basın açıklamasının ardından etkinlik, kent merkezinde bir restoranda gerçekleştirilen kermesle devam etti.


Otizm için Yürüdüler
İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.
“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”
Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”
Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.


