Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
orucun sigara bagimliligi uzerindeki etkisi arastirildi vakalarin yuzde 147si ramazan ayi boyunca sigarayi kendiliginden LA2AYCXq
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mart, 2025 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Orucun sigara bağımlılığı üzerindeki etkisi araştırıldı: “Vakaların yüzde 14,7’si, Ramazan ayı boyunca sigarayı kendiliğinden bıraktı”

Samsun’da orucun sigara bağımlılığı üzerindeki tesiriyle ilgili yapılan akademik araştırmada olayların yüzde 53,7’sinde nikotin yoksunluğu ile baş etmede en değerli faktörün dini hisler ve açlık olduğu ortaya çıktı. Olayların yüzde 14,7’sinin, Ramazan ayı boyunca sigarayı tabiatıyla bıraktığı belirlendi.

Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği Eğitim Vazifelisi Doç. Dr. Onur Öztürk, orucun sigara bağımlılığı üzerindeki tesirini inceledi. Türkiye’nin 4 farklı kentinden toplam 354 hasta üzerinde çalışıldı. Hadiselerin yüzde 53,7’sinde nikotin yoksunluğu ile baş etmede en kıymetli faktörün dini hisler ve açlık olduğu ortaya çıktı. Hadiselerin yüzde 14,7’si, Ramazan ayı boyunca sigarayı resen bıraktı.

“Otokontrolün daha üst noktada olduğu dönem”

Yapılan çalışmayla ilgili bilgi veren Dr. Onur Öztürk, “Bağımlılık, gayreti en sıkıntı rakiplerdendir. İrade çok güçlü bir karşılık olsa da yetersizdir, burada sıhhat profesyonelleri devreye girmelidir, gerekirse tedavi başlanmalıdır. Seanslara düzgünce gelmek kanıtlanmış olan en kıymetli yardımcı faktörlerden biridir. Ramazan ayında bulunduğumuz ve otokontrolümüzün daha üst noktada olduğu bu devirde sigara ile birlikte savaşmak en büyük sorumluluğumuz olmalıdır. Orucun sigara bağımlılığı üzerine tesirini inceleyip, üst seviye milletlerarası bir mecmuada yayınladığımız çalışmamızdan bahsetmek istiyorum. Türkiye’nin 4 farklı kentinden toplam 354 hasta üzerinde çalıştık. Olayların yüzde 53,7’sinde nikotin yoksunluğu ile baş etmede en değerli faktörün dini hisler ve açlık olduğu ortaya çıktı. Olayların yüzde 14,7’si, Ramazan ayı boyunca sigarayı resen bırakmıştı. Araştırmada iştirakçilerin yüzde 80’inde Ramazan ayında günlük sigara tüketme alışkanlığının azaldığı gözlemlendi. Buna nazaran; dini inançların ve ferdî iradenin Ramazan ayında sigara içmeyi azaltmada yahut ortadan kaldırmada ve mahrumluk bulgularını yönetmede tesirli olduğu bulundu” dedi.

“Türkiye’de her gün 300 kişi sigara kaynaklı hastalıklar sebebiyle ölüyor”

Sigara ve başka tütün eserleri tüketiminin tüm dünyada ortak bir sorun haline geldiğini belirten Öztürk, “Zararları açıkça bilinmesine ve kısmen denetim edilebilmesine rağmen tüketimi her geçen gün artmaktadır. Bu durum toplumda maddi, manevi kayıplara yol açmaktadır. Sigara ve tütün tüketiminin kanıtlanmış rastgele bir yararı yoktur. İnsanların kendisine bile isteye ziyan vermesi akıl ve mantıkla açıklanamamaktadır, bunun ismi bağımlılıktır ve üzerine gidilmesi gerekmektedir. Dünyada her yıl 8 milyon insan sigara kaynaklı hastalıklar sebebiyle ölmektedir. Türkiye’de her gün 300 kişi sigara kaynaklı hastalıklar sebebiyle ölmektedir. Bu mevt sayısına Covid-19 pandemisi devrinde bile ulaşılmamıştır. Öldürmediği durumlarda da hastalıklar ve sakatlıklar ile kendisini gösteren bu bağımlılık, iktisat ve etrafa de ziyan vermektedir. Aile hekimliği kliniğine bağlı olarak, hastanemizde yaklaşık 5 yıldır sigara bıraktırma polikliniği hizmet vermektedir. 1-7 Mart Yeşilay Haftası sebebiyle hazırlanmış olan bu yazının bağımlılara takviye olması en büyük dileğimizdir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ugur korkmaz bu hizla gidersek gelecek nesillere yasanabilir bir cevre birakamayacagiz gHcAksWm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Uğur Korkmaz: “Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek “Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız” dedi.

Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Trabzon Sıfır Atık” çalıştayı gerçekleştirildi.

KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek “İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.

Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, “Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise “Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

“Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz”

Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek “Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin