Reklam
Reklam
ortalama hiz ihlal tespit sistemi 1 kasimda faaliyete geciyor BsPHHqsd
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ekim, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Ortalama hız ihlal tespit sistemi 1 Kasım’da faaliyete geçiyor

Samsun-Sinop karayolunda yapımı devam eden 10 adet ortalama hız ihlal tespit sisteminin kurulumunun tamamlandığı ve 1 Kasım itibarıyla faaliyete geçeceği açıklandı.

Şehirlerarası karayollarında kazaların yoğunlukla meydana geldiği güzergahlarda Emniyet Genel Müdürlüğüne ait mevcut Kent Güvenlik Yönetim Sistemi(KGYS) Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kullanılarak “ortalama hız ihlal tespit sistemleri” kurulum çalışmaları Türkiye genelinde devam ediyor.

Bu kapsamda Sinop Gerze-Samsun Yakakent istikametine 32 bin 129 m, Yakakent-Gerze istikametine 31 bin 640 m, Yakakent-Alaçam istikametine 10 bin 754 m, Alaçam-Yakakent istikametine 10 bin 471 m, Alaçam-Bafra istikametine 26 bin 706 m, Bafra-Alaçam istikametine 26 bin 639 m, Bafra-19 Mayıs istikametine 11 bin 796 m, 19 Mayıs-Bafra istikametine 11 bin 616 m, 19 Mayıs-Samsun istikametine 15 bin 645 m, Samsun-19 Mayıs istikametine 15 bin 504 m olmak üzere toplam 192 bin 900 m uzunluğundaki 10 adet ortalama hız ihlal tespit sisteminin kurulum çalışmaları tamamlandı.

“Trafik denetimlerinde kullanılmaya başlanacak”

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’nden konu hakkında yapılan açıklamada, “Sistemlerin öncesine sürücülerimizi bilgilendirmek amacıyla trafik işaret ve uyarı levhaları yerleştirilmiş olup 01 Kasım 2024 tarihinden itibaren hız ihlallerine yönelik olarak trafik denetimlerinde kullanılmaya başlanacaktır. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanmasının önceliğimiz olduğu ve sürücülerimizin yasal hız sınırları başta olmak üzere tüm trafik kurallarına uymaları hususu önem arz etmektedir” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin