Ormanın Tepegözleri - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Temmuz, 2015 10:06 tarihinde yayınlandı
0
0

Ormanın Tepegözleri

ZONGULDAK ’ta yangınlara karşı ormanı dürbünle izleyen işçiler, olası yangın alarmına karşı telsizlerle haberleşmeyi de sağlıyor. Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı orman denetleme kulesinde üç vardiya halinde görev yapan işçiler, olası yangınlara karşı ormanı izliyor. Ellerindeki dürbünlerle yakınlarındaki köyleri ve ormanları titizlikle denetleyen işçiler, olası yangınlara karşı haberleşmeyi de sağlıyor. Yangın çıkma riskinin bulunduğu zamanlarda haberleşmeyi 15 dakikaya indiren işçiler, 7 gün 24 saat görev yapıyor. Bölge genelinde 12 kule hizmet verirken, 4 kulede ise güvenlik kameralı sisteme geçildi. Zonguldak Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, Çaltepe Yangın Kulesi’nin geniş bir alana hizmet verdiğini aktardı. Beşel, “12 tane yangın kulesinden bir tanesindeyiz. Çaltepe yangın kulesindeyiz. Bu kule bizim en önemli kulelerimizden bir tanesidir. Görsel anlamda da büyük bir alan gözetleniyor. Örneğin Bolu’nun Mengen ormanları olsun, Devrek işletmemizin bir alanı olsun, Dirgine işletmemizin alanı olsun pek çok ormanı gözetleyebiliyoruz” diye konuştu.
“KAMERALI SİSTEM, GÖZETLEMENİN BİR PARÇASI”
Ormanların 7 gün 24 sat gözetlendiğini ifade eden Beşel, 4 kulede kameralı sisteme geçtiklerini ifade etti. Alanı gözetleyen kameraların merkeze gönderdiği yangın sinyaliyle harekete geçtiklerini belirte Beşel, “Kameralı sistem de gözetlemenin bir parçası. Ormanlarımız 24 saat gözetleniyor. Orman Bölge Müdürlüğümüzde bir yangın harekat merkezimiz var. Oraya görüntüleri iletiyor. Herhangi bir duman gördüğü takdirde, sinyal ile merkeze bu sinyal gidiyor. Koordinatlarla beraber ekipleri o bölgeye yönlendirebiliyoruz” dedi.
YANGINA EN HASSAS KARABÜK ORMANLARI
Bartın, Zonguldak ve Karabük’te faaliyet gösterdiklerini söyleyen Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, “Orman Bölge Müdürlüğümüz sınırları içerisinde Karabük, Bartın, Zonguldak illerinin içerisinde yangına hassaslık anlamında en fazla ilimiz Karabük. Zonguldak’ın ormanları Karabük’e nazaran daha az hassas. Esas kameralı sistemin geliştiği iller Güney, Marmara’nın bazı kısımları, Akdeniz ile Ege orman bölge mıntıkalarıdır. Biz de 12 yangın kulemizden 4’ünü bu şekilde kameralı sisteme geçtik. Bu sisteme yeni başladık. 12’sini de bu şekilde kameralı sisteme geçireceğiz” şeklinde konuştu.
1 yıl önce göreve başlayan Emrah Bodur ise, “Kulede 24 saat gözetleme yapıyoruz. Üç arkadaşız. 8 saat zaman diliminde vardiyalı olarak çalışıyoruz. Anonslarımız oluyor. Bazen yarım saate düşüyor. Aşırı sıcaklarda 15 dakikaya düşüyor. Gözetlememizi yapıyoruz. Bize yangın ihbarları geliyor. Dumanı da görebiliyoruz. Şu anda 8 bölgemiz var. Onlara bakıyoruz. Burada yangın çıkabilecek bölgeleri bize şeflerimiz söylüyorlar” diye konuştu.
“1 TEMMUZ İTİBARİYLE AKTİF YANGIN SEZONU BAŞLADI”
Dirgine Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yapan Aksu Orman İşletme Şefi Yalçın Köklü de, aktif yangın sezonunun başladığına dikkat çekti. Yangın gözetleme kulelerinin önemini vurgulayan Köklü, şu ifadelere yer verdi:
“Şu an bulunduğumuz yer Dirgine Orman İşletme Müdürlüğü Manzut Orman İşletme Şefliği içerisindeki Çaltepe yangın gözetleme kulesidir. 1 Temmuz itibariyle ülkemizde yangın sezonu aktif olarak başlamaktadır. Fiiliyatta 1 Mayıs itibariyle başlamaktadır. Ancak Mayıs ve Haziran ayının yağışlı geçmesinden dolayı 1 Temmuz itibariyle başlamaktadır. Bizim elimizdeki materyallerden en önemlisi de yangın gözetleme kulesidir. Bu sayede biz görebildiğimiz alan dahilinde büyük bir alanı gözetleyebiliyoruz. Herhangi bir yangın emaresinde yangın harekat merkezine, haberleşme noktasına irtibata geçerek yangın ekiplerimiz hemen harekete geçmektedir. Yangın gözetleme kulelerinde günlük periyodik olarak çevrimler yapılmaktadır. Günlük olarak saat başı, bazen de hava sıcaklığının çok olduğu zamanlarda yarım saatte bir hatta 15 dakikaya indirerek haberleşme sağlanmaktadır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin